İntrosunu geçemeden izlediğimiz Vikings, psikolojik bir bölümle bizi karşıladı. Ragnar’ın intikamının kanlı olacağı aşikardı. Ancak bu bölüm bizi bekleyen şeyler, beni gerçekten çok şaşırttı. Lothbrok kardeşlere ısındık. “War is coming!” SPOILER kaynayan incelememize başlayalım.

Kuzeyin her köşesinden Earl, Kral, çiftçi, kim varsa Ragnar’ın intikamı için Kattegat’a geldi. İlk sezonda da şahit olduğumuz gibi, büyük bir sefere çıkılacağında, Tanrı’ları memnun etmek adına kurban kesilir. Bu adet ne yazık ki, komşuya götürülen kavurma gibi değil. Koskoca Earl, Valhalla’da Tanrı’lar ile içki içip sefa sürmek için kendini feda eder. Bölümde – hatta genel olarak dizide – klişe istekler karşılanmıyor. Viking kültürünün, geleneğinin, kuzeyli davranışlarının vs. her şeyiyle tüm dünyadan farklı olduğunu, Michael Hirst aktarmak ister. Bu bölüm eminim ki bunun üzerinedir. Hepimiz savaş istiyoruz, kan istiyoruz. Ancak ondan önce senarist, daha da derine inecektir.

Historys-Vikings-Season-4-Part-2-Episode-18-Revenge-Lagertha-approaches-the-Viking-group-670x388

The Great Army, Viking tarihinin en büyük ordularındandır. Bundan mütevellit, orduyu yönetmek de büyük onur gerektirir. Herkesin sırt çevirdiği babasıyla, İngiltere’ye babasıyla ölüme giden Ivar, bu orduyu yönetmeyi kesinlikle haketmiştir. Ivar’ın bu isteğini dile getirmesinin yanı sıra Björn’ün ateşli konuşması, Ivar’ı geri vitese zorlar. Benim bölümde beğendiğim sahnelerdendi. Ragnar’ın gölgesinde ilerleyen Björn, umarım daha orijinal bir karaktere dönüşür. Ivar’ın hakettiği ancak Björn’ün deneyimi ve yaşı nedeniyle liderlik, ilk sezonlarda Athelstan’ın etrafında gezinen bücüre verilmiştir.

Historys-Vikings-Season-4-Part-2-Episode-18-Revenge-Great-Heathen-Army-Bjorn-and-Ubbe (1)

Tahmin ediyorum ki çoğumuz King Harald’dan nefret ediyorduk. Ta ki bu bölüme kadar. Evet belki hala Kattegat’ı devirmek istiyor olabilir, hainlik kovalıyor olabilir ancak ne amaç uğruna yaptığını öğrendik. Güzellik abidesi , Princess Ellisif için anasını babasını kesmeye hazır King Harald, bu bölümde bize sigara yaktırıyor, gel senle bir rakı içelim dedirtiyor. Yakışlı ama bir o kadar küstah, hırslı ama bir o kadar söz dinleyen, acımasız ama bir o kadar da aşık bir adam görüyoruz. Şoför parçasıyla evlenmem diyerek, King Harald’ı Norveç Kralı olma hedefine sürükleyen, Princess Ellisif, meğersem bir Earl ile evlenmiş, Harald’ın hayalleriyle oynamıştır. Ragnar, Norveç, katliam umursamadan, oracıkta kadını doğrayabilecek iki kardeş, King Harald’ın sevgisine boyun eğer. Bu dünyada iki kişiyi seviyorum, bir seni bir de onu diyerek, gözyaşları o yüce adam için akar. Long live King Harald! Bu arada dizinin sonunda Egil’e, Kattegat’a saldırı emrini verir. Diğer bölümde zayıf bir noktadan saldıracak, Lagertha ile yüzyüze gelecektir Earl Egil. Psikopat bir karakter olduğunu hissettik ancak daha somut halini görmedik. Kehanet ise hala taze. Lagertha, Ragnar’ın oğulları tarafından ölmeli! Son iki bölüme yine Lagertha korkusuyla giriyoruz. Hakkında hayırlısı.

maxresdefault

Daha önceki bölümlerde Margrethe’ye aşkını ilan eden Ubbe, bu durumu resmiyete dökmek ister. Düğünleri ise yine kültür şölenidir. Alyans kana bandırılıp, eşlerin parmağına geçiriliyor, kızı oğlana veren Hvitserk ile damat Ubbe arasında düğün yarışı yapılıyor, kaybeden ziyafeti veriyor. Ancak “hayda!” diye tepki verdiğimiz bir durum cereyan ediyor. Tüm kardeşleri tatmin etmeyi görev edinmiş Margrethe, Hvitserk’ten hala hoşlanmaktadır. Bu durumun farkında olan Ubbe, bizde “Gavatlık” diye tabir edilen ancak Vikinglerde sanırım mutluluk paylaşma denen teklifi yapıyor. Ubbe resmi koca ancak, Margrethe ikisine de sahip oluyor. Gerdek gecesinde ikisini de yatağında misafir ediyor. Michael Hirst bu durumu özellikle çekmek istemiş. Tüm farklı duyguları, düşünceleri, es geçmeden işlemeye çalışıyor. Dizi gerçekten tekerrür etmiyor, sürekli zirvede ilerliyor.

Adak esnasında yine Michael Hirst’ün kafasını izliyoruz. Lagertha, kılıcı Earl’e saplarken, Björn’de Astrid’e… Tutkulu iki sahneyi birleştirerek bizi uçuruyor. Daha en etkili sahneye gelmeden, Lagertha’ya yine değineyim. Torvi zaten ölmüş de gömeni yok. Lagertha yine aldatılıyor. Erkek sevdi olmadı, kadın sevdi yine olmadı. Astrid’de Lagertha’yı oğlu Björn ile aldattı. Aşk-ı Memnu havası olabilir ama etkili sahnelerdi.

Savaş sahnesi göstermeyi uygun bulmamışlar bu bölümde. Ki gerçekten gerek yok. Boşa masraf. Kızının uyarısını ve geçmişteki deneyimlerini dikkate almayan, kendine güvenen King Aelle, tavuk gibi doğranıyor. Büyük bir ordusu olduğunu düşünen Aelle – artık kral demeye luzüm yok- tüm kuzeyi karşısında görünce, beyaz ışığı görür. Ve burada ince bir çizgi var sanırım. Çünkü King Aelle, Anglo Sakson kaynaklarında savaş esnasında ölmüştür. Ama burda esir alınıp, Ragnar’ın öldüğü yerde ibretlik bir hale sokuluyor. Herkes dövse de Björn’den bir Nusr-et işçiliği görüyoruz. Büyük bir işkence sonrası, Floki’nin çarmıha germe fikriyle ölüme bırakılıyor. Ragnar’ın öldüğü yer açıldığında, Ragnar’ın cesedini göremiyoruz. Kafada deli sorular. Ragnar ölmemiş olabilir. Sanırım böyle bir düşünce aklımıza sokulmak isteniyor. Karşı koymayın, ölmediğini düşünmek gayet güzel.

16113909_1053666451404895_5019800493147110078_n
Setten bir kare, King Aelle

King Harald’dan sonra sigara yaktıran bir karakter daha ön plana çıkıyor; Aethelwulf. Ve bölümün en can alıcı sahnesinde başrol alıyor. Babasını karşısına alıyor ve gerçekleri, taktik maktik olmadan bam bam söylüyor. Ragnar’a olan güveni, Ivar’ı serbest bırakması, eski hükümdarlığını kaybedişi… Savaşın İngiltere kapısına gelmesi, bildiğimiz gibi Ecbert’in hatası. Ve oğlu bunun farkında. Ama ölümden daha çok korktuğu şeyler var. “Athelstan’ı seviyorsun, Ragnar’ı tabikide seviyorsun, Judith’i de seviyorsun, peki ya beni seviyor musun?” Athelstan’ın kendi karısından çocuğuna bakıyor, karısı babasıyla yatıp kalkıyor, babası ülkesine saldıran Ragnar’ı , öz oğlundan daha çok seviyor. Bundan daha ağır bir yaşantı düşünemiyorum. Gelecek bölümde yüksek ihtimalle kendi sonuna ilerleyecek olan Aethelwulf, bu bölümde hepimizi kazanmıştır. Tanrı seni korusun, Aethelwulf.

Ve son iki bölüm. Kattegat’ın direnişi ve asıl intikam bizi bekliyor. Haftaya görüşmek dileğiyle, buyrun fragman;

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER