Tarih kazananları yazar, çünkü tarihi de kazananlar yazar. Ragnar’ı yazan tarih, şimdi siliyor. Rollo’nun, Floki’nin, Egbert’in ihanetleri altında uzun süre ezilen Ragnar, ele ayağa düştü. Sözüne, amaçlarına kimse güvenmez oldu. Parayla satın alabildiği askerlerle kendi sonuna doğru ilerliyor. Tüm Kuzey’in takip ettiği Bjorn ise karizmatik ve kararlı bir şekilde yola koyuldu. Lagertha ise bir amaç uğruna eğittiği askerlerin, meyve vermesini bekliyor. Spoiler başlasın.

Tarihte de olduğu üzere Aslaug‘un uyarısını dinlemeyen Ivar ve Ragnar, inançsız askerleriyle çıktığı yolda girdaba kapılır. Saldırı için zaten yetmeyecek olan bu ordu, artık bir avuç korkağa dönüşmüştür. Bu şekilde farkedileceğini bilen, bu amaçtan dönmeye niyeti olmayan Ragnar, Ivar’la ciddi bir karar alır. Fırtınadan kurtulan herkesin boğazını keserler. Kendi adamlarını öldüren bir Ragnar görmek açıkçası hoşuma gitmedi. Bu arada yıllardır sakat muamelesi gören Ivar’da, babası ışığı görmüştür. “Bacakların seni zayıflatmıyor, aksine bütün gücünü o sağlıyor” diyen Ragnar, Ivar’ın beklediği desteği sağlamıştır. Seri bir şekilde saldırılar yapabilen, herhangi bir zaafı bulunmayan, dağı taşı sürünerek geçen Ivar’ın gücünü görmüş olduk. Bjorn’ün hikayesini merak etsek de asıl olay Ivar olacaktır. Bu bölümün baba-oğul sahneleri harikuladeydi. Ivar’ın Ragnar’a eşek muamelesi yapması çok tatlıydı. İki Kuzey delikanlısı ağır ağır Vessex’e ilerliyordur artık. Askerler onları arasa da Ragnar zaten teslim olmayı planlıyordur. Ivar’ı da sakat süsüyle -ki gerçek- içeride tutacaktır. Ragnar’a yapılanlara ses çıkarmaması konusunda emir alan Ivar’ı zor günler bekliyor.

151940cezmqq99

Dünya’yı sarsabilecek bir orduyla Bjorn yola çıkmıştır. Akdeniz‘e giden yolda ilk engel Fransa‘dır. Eski bir dost, eski bir düşman… Rollo ile görüşme ayarlayan Bjorn, herkesten tepki toplamıştır. Görüşme esnasında çıkardığı harita üzerine, Rollo bizimkileri esir almıştır. Fransa’nın en bilgili kütüphanecisini getiren Rollo, bu harita parçasının eksik olduğunu söylüyor. Umutsuz, sinirli ve kin dolu ekip, Rollo’nun ağzından çıkan cümlelere bakmaktadır. Ve Rollo, eğer ben de gelirsem size geçiş izni vereceğim, der ve yolculuk başlar. Babasını, Rollo yüzünden kaybeden Bjorn, yeterli olmasa da Rollo’ya ufak bir ders verir. Gemiye mi astı, boğdu mu, çok enteresan bir bağlama şekliyle Rollo’nun gözünü korkuttu. Bu acı üzerine yeniden Viking gibi hisseden Rollo, ilerleyen bölümlerde bizi yine şaşırtacaktır.

v4_13_11162015_bw_18860-970x545

Son hazırlıklarını yapan Lagertha, herkesle birlikte olan köleyi yanına almıştır ve bu kadın sayesinde Kattegat’ı korumak için burda kalan Ragnar’ın iki oğlu Sigurd ve Ubbe’yi alıkoyup, Kattegat’ı savunmasız bırakmıştır. Artık sıra saldırıdadır. Astrid ve Lagertha liderliğinde Kattegat’a saldırıp, neredeyse kayıp vermeden, zafere ulaşmıştır. Hem denizden hem karadan hem de içerden saldırdığını söyleyebiliriz. Ragnar gibi Odin ne verdiyse saldırmıyor. Zekice ve ustaca. Ki zaten bu dizide en çok saygı duyduğum karakterdir Lagertha. Ragnar’a olan sadakati, her zorluğun altından kalkışı, hiçbir erkeğe boyun eğmeyişi… Aslaug sonunun geldiğinin farkında, artık tahtın sahibi onu gerçekten hakeden Lagertha’nın olacaktır.

vikings-episode-4-13-two-journey

Uzun bir aradan sonra Judith’i, Aethelwulf’u,King Egbert’i, Princess Gisla’yı ve Rollo’yu görmek güzeldi. Dizinin ilerleyişi tatmin edici. Muhtemelen bir süre sonra Ragnarsız devam edeceğiz. Ancak Ivar, Bjorn ve Lagertha diziyi ayakta tutmaya yetecek gibi görünüyor. Son olarak bu savaş dizilerini izliyoruz ancak biz de savaş halindeyiz. Buna değinerek yazımı bitireceğim;

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak;
Eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

Dilerdim ki sokağa çıkalım, kapılarına dayanalım, siperlere koşalım. Ama yok. Ortada ne somut düşman var ne de cephe. Hainliklerin kol gezdiği Dünya Tarihi, böyle saldırıları asla unutmayacaktır. Geri kalmış ülkem ve yaşamak için yalvarmayan askerlerimizle gurur duyuyorum. “Vatan Sağolsun!” cümlesi yankılandıkça, amaçlarına ulaşamayacaklar ve zafer bizim olacaktır.

Acı, insanı güçlendiren bir duygudur. Acımızı yaşarken dik durmalıyız. Bu ölüm haberleri alışılacak, sineye çekilecek şeyler değil. Uzun zamandır savaş halindeyiz. Kan kaybediyor ülkemiz, kan kaybediyor insanlık. Bizim süper kahramanlarımız ise her cephede insanlık dersi veren askerlerimizdir. Biz Türk milletinin kalbi güçlüdür, yücedir. Bütün şehitleri, kalbimizde hala yeşil kalmasını sağlayabilecek kadar güçlüyüz, yüceyiz. Sırtımızı paraya, sahte mutluluklara, güce dayamadığımız sürece, aldığımız her nefesin hesabını boynumuz dik verebileceğiz.

Hayat; uğruna ölebileceğin bir değerin varsa anlamlıdır. Bu karanlık yolda, aydınlığa bizden erken ulaşan şehitlemize Allah’tan rahmet diliyor, ailelerinine de böyle evlatlar yetiştirdikleri için teşekkürü borç biliyoruz. Haftaya görüşmek dileğiyle. Kendinize dikkat edin.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER