Bu inceleme her ne kadar müzikal bile olsa SPOILER içermektedir.

Çok fazla övmeyeceğim ve yermeyeceğim bu bölümü. Sonuçta oyunculardan tutun, senaristlere kadar herkes eğlenmiş gibi duruyor. İzlerken yalan yok, ben de gayet eğlenerek izledim. Flash veya Supergirl olarak bakmayıp, iki iyi müzikal oyuncusunun çok tatlı anlar yaşattığı filler bir bölüm olarak bakmak en iyisi olduğunu düşünüyorum. Zaten incelenecek çok fazla bir olay olmadığı için en iyisi konuşabileceğim olayları sizlere aktarmak en iyi olacaktır.

Öncelikle müzikal dendiği an istemsiz ağız büken biriyim. Müzikal film tarzına elbette saygı duymak zorundayım ki, duyuyorum. Ancak zevk meselesi ve müzikal film veya dizilerden çok hoşlanmam. İzlemeye özellikle gitmem. Bu La La Land için bile hala geçerlidir ama DUET bölümü bana müzikali sevdirmek için iyi bir adım attı. Siz ne düşünürsünüz bilmem ama özellikle Melissa Benoist, dağları Mon-El’in üzerine atacağına benim üzerime atsın gram üzülmem. Bu ne güzel bir oyunculuktu? O ne güzel Moon River söylemekti? Bir kez daha kendisine aşık oldum. Her ne kadar Mon-El ile gerçek hayatta da aşk yaşıyor olsan bile. Muazzam bir performans sergiledi ve şiir gibi okudu Moon River şarkısını. Ben şahsen büyülendim.

Onun dışında tüm bu olayları başlatan bir Music Meister vardı. Yüksek sesle şarkı söylediği vakit herkesi hipnoz etme yeteneği vardır ve bugüne kadar en meşhur hikayesi Batman ile olandır. Uydu sayesinde tüm dünyayı hipnotize etmeyi başarırken buna hazırlıklı olan Batman ağzını burnunu kırıp bu olayı bitiriyor. Music Meister D sınıfı bir villain diyebiliriz ama Barry&Iris çiftini tekrar bir araya getirmek için kullanıp atmaları gözümde Z sınıfına kadar düşürdü (öyle bir sınıf yok ama siz düşünün!). Barry ile Iris’i böylesine ucuz bir şekilde birleştirmeyi en azından şu güzelim müzikal bölümüyle yapmasaydınız. Daha geçen evlenme teklifini SEN BENİM HAYATIMI KURTARMAK, GELECEĞİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN ETTİN BU TEKLİFİ HIH diye reddedip ardından sanki ilk kez evlenme teklif etmiş gibi AYH EVET EVET diye kabul etmek.. Iris’in seviyesi zaten yerlerdeydi ama güzelim çizgi roman ikon kadın karakterini bu hale getirmek inanın aşırı üzücü.

Bir başka ağırlık verdikleri olay ise kadın hakları ve eşçinsellik oldu. Barry ile Kara’nın beyninde yaşadıkları yer bile olsa Joe West ile Martin Stein’ı BABALAR gibi göstermeleri ile Kara’nın kapıyı kırması anında Barry’nin CİNSİYETÇİLİK AÇISINDAN DEMEDİM, KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ YİHU mantığıyla kapıyı kırdılar. Bunlar çok bayat hareketler arkadaşlar. Bunları yapıyorsanız gözümüze sokmayacaksınız. Hatta öyle bir anlatacaksınız ki biz hayran kalacağız ancak CW dizilerinde nerde bu ince anlatım..

Wally West, Martian Manhunter ve Vibe’ı aynı sahnede görmek ise hoştu. Görüntü olarak posterlik bir an yaşattılar ve birbirlerini tamamlamaları hiç sırıtmadı. En sonunda ise klasikler klasiği, klişeler klişesi GERÇEK AŞKIN ÖPÜCÜĞÜ ile hayal aleminden kurtuldular. İzlerken Kara’nın verdiği şu tepkinin aynısını verdim;

İğrenç!
İğrenç!

Bu sahneyi göstermişken içten içe Iris’in ne güzel rol yaptığını farkeden oldu mu? Bence olmuştur. Bu sahneleri gayet güzel oynadığını farkettim lütfen evrenler yok olsun da bu Iris’ten kurtulalım.

Easter Eggler:

  • Barry ile Kara’nın baş başa söylediği SUPER FRIEND şarkısına Barry’nın Kara’ya FAMOUS COUISIN ve I AM SUPERMAN cümlesini dalgaya alması komikti.
  • Stein karakterini canlandıran Victor Garber’ın Broadway oyunculuğu dışında 67 yılında kurmuş olduğu The Sugar Shoppe adlı bir grubu vardı.

thurt

  • Yukarıda yer alan sahneyi hatırlıyorsunuzdur. Arka fonda duran Thurston: The Great Magician, gelecek hafta karşımıza gelecek olan villain Abra Kadabra’yı işaret ediyor.
  • Barry ile Kara’nın söylediği SUPER FRIEND şarkısı ise muhtemelen 1973 yılında yayımlanan Super Friends animasyonundan geliyor.

sf

  • Barry’nin şarkı söylediğini daha önce duyduğunu söyleyen Caitlin’in bunu nerden duyduğunu ise geçtiğimiz sezonlarda ikilinin eğlenmeye çıkıp şarkı söylediği bölümden hatırlıyoruz.

Haftaya görüşmek üzere arkadaşlar!

1 YORUM

CEVAP VER