Bir Civil War ile daha karşı karşıya kaldığımız Invasion, yani İŞGAL bölümüyle crossover serisi devam ediyor. Supergirl dün ortak bölümlere hiç bir katkı sağlamamıştı. Bugün hiç olmazsa tüm ekip içerisinde ki en güçlü kişinin Supergirl olduğunu kabul etmeleriyle çok tatlı anlara şahit olduk. Daha çok kahramanlarımızın toplanması ve Barry’nin Flashpoint etkisiyle değiştirdiği hayatlarla yüzleştiği bir bölüm oldu. Spoiler uyarımızı yapalı ve incelemeye geçelim.

hall-of-justice-the-four-way-arrow-verse-crossover-posters-via-the-cw

Hepimiz biliyoruz ki bu bir Flash bölümüydü. Ancak ana konuya hiç değinilmedi. Tabi bu tarz diziler için gözardı edebiliriz bu tarz durumları. Savitar nerede, Alchemy nerede? Sonuç olarak böyle bir crossover etkinliğinde Savitar’ı falan araya sıkıştırmak oldukça zor. O yüzden bu konu hakkında olumsuz bir şey söylemeyeceğim.

cwcrossoverthedominators

Ortak bölümlerimizin ana konusu uzaylı istilası. Çizgi romanda da Dominators olarak geçiyor. Dizi de çok fazla çizgi romana benzemese bile CGI’dan dolayı, ağız yapıları ve kafa yapılarındaki sembolü koyarak bir benzerlik yaşattılar. Bu arkadaşlar hakkında bildiklerimiz de kısıtlı. Daha önce dünyaya gelmişler, şimdi de geliyorlar. Zihin kontrolü yapabiliyorlar. Aynı zamanda insanları kaçırıyorlar.

Dominatorsların 50’li yıllarda dünyaya geldiklerini izletti dizi bize. Bu muhtemelen direk olarak Legends of Tomorrow’da işlenecek. Çünkü tarihin tozlu sayfalarında gezip maceraya çıkan ekip onlar. Herkese kendi dizisinde ağırlık veriyorlar.

Herkesin kendi dizisi demişken Arrow’un da yarın 100.bölümü olacağı için genel bir all-star team up yapacaklar. Bunu da Dominatorslere bağlamayı planlıyorlar. Boşuna kaçırmadılar o kadar insanı değil mi? Zihinlerine girilir Oliver tayfasının. Bir taraftan TV Justice League’imiz Oliverları kurtarmaya çalışırken bir yandan da Oliver’ın zihninde olan biteni izleyeceğiz.

Buradan Flash’ın Star City’e Arrow’un yanına gitmesine bağlayacağım. Yahu şimdi Oliver ve Diggle Barry olmasa ölmüş müydü? Niye böyle bir olaya girişirler hiç anlamıyorum. İlla bizi bir yerden çıldırtacaklar. Ancak Oliver’a hakkını vermemiz gerekli. Çünkü Oliver’ı karanlık tarafıyla seven oldukça büyük bir kesim var. Kendi şovunda bu karanlık yerine daha soft bir Oliver izletebiliyorlar ancak crossover bölümlerinde iş tamamen değişiyor. Bu bölüm izlediğimiz Oliver, tam anlamıyla liderliğini gösterdi. Bu tonu kaybetmeyip kendi serilerine aktarmaları lazım. Felicity bildiğimiz Felicity. Thea pek konuşmadı bile. Fakat Diggle üzerinde biraz durmak gerek. En basit kahramanımız gibi gözüken Spartan, bölümde öne çıkan karakterlerden biriydi. Bu olan doğaüstü şeylere verdiği tepkiler cidden eğlenceliydi.

mv5bmjc1ytvjzwetyjcwyy00ntzklwi2mmutzwi0ymy4mdg1ndgzl2ltywdlxkeyxkfqcgdeqxvynjc5mjg0nju-_v1_

Şimdi de Flash ekibimize geçelim. Caitlin de etkisiz elemandı bu bölüm. Fakat Cisco’nun Barry’e tavırları devam ediyor. İlk bölümlerde kabul edilebilirdi. Ardından devam etse de haklı Cisco derdik de, belli ara verdikten sonra geçen bölüm başlayan bu tavırlar crossoverın havasını bozuyor. Bir bölüm daha gözardı edilebilirdi diye düşünüyorum. HR biraz daha aktif olmaya başladı. Gerek projeleri gerek Wally ile olan iş birliği Flash’ın ilerleyen bölümlerine bir yol yaptı. Ancak Iris sen ne iş yaparsın ki? Niye ekiple berabersin ? Hadi Caitlin doktor, senin hiçbir özelliğin yok. Iris’i canlandıran Candice Patton’dan kaynaklanan bir sıkıntı var. Yani dizi de Grant Gustin’in tüm sempatikliğine karşı bile bir uyumlu değil. Dengeyi sağlayamadığı gibi Iris’i canlandıracağına sanki sadece kendisini göstermek isteyen bir kadın izletiyor bize. Diziyle veya rolüyle kesinlikle alakası yok. Keşke şu Flashpoint ile birlikte oyuncu da değişseydi. Konuya dönersek, Iris’in tek önemli olduğu alan da ortadan kayboldu. Flashpoint öncesi 2024 yılında Flash’ın kaybolduğu yazıyı yazan kişi Iris West-Allen idi ancak şuan başka bir yazarın ismi duruyor. Yani bu Barry ile Iris’in evlenmediği anlamına da geliyor. Tabi evlenmiş ve Iris evinin hanımı, çocuklarının annesi de olmuş olabilir ancak Barry’nin içine kurt düşürmesine yetti.

Legends of Tomorrow ekibimizde ise yıldız kesinlikle Mick’ti. Önceden hödük, odun bir karakter olan Mick artık bizlere neşe saçıyor. Girdiği diyaloglar, bulunduğu durumlar diziye renk kattı. Özellikle Supergirl ile olan diyalogları ucuz ama başarılıydı. Mick demişken Ray Palmer ve Barry’nin Snart’ı unutmaması iyi bir dokunuş oldu. İleride LoT ya da Flash’ta karşılaşırız diye düşünüyorum.

Dizinin geneline bakacak olursak tek bölümlük bir crossover açısından çok iyi değildi. Çünkü koca bölüm sadece sonda kahramanlar arası bir dövüş oldu o kadar. Ancak genel olarak 4 gecelik bir crossover’ın giriş bölümü diye bakarsak oldukça başarılı bir bölümdü. Kahramanlar buluştu, kaynaştı, aralarındaki sorunları konuştular. Bu sorunların en büyük nedeni de Barry ve zaman çizgisi sorunu. Bunu daha da dramatikleştirmek için Prof.Stein’in evine gitmesi, kızı olduğunu öğrenmesi, Diggle’ın kızımı hayatımdan mı sildin demesi iyiydi. Ama daha iyi olanı ekibin gerçek lideri Oliver’ın Barry’e arka çıkması oldu. Barry’nin mesajı artık Legends of Tomorrow’da da, Flash’ta da işlenebilir hale geldi. Bakalım ileride işler nasıl çözülecek.

image-the-cw

Ancak benim bölümde en sevdiğim 2 şey vardı. Küçük bir Civil War görmemiz ve Hall of Justice??

hall

Sanki CW dizilerini birileri arkadan biraz itse çok güzel bir noktaya ulaşacak gibi. Umarım ellerine yüzlerine bulaştırmadan bitirirler crossoverı diyorum. Yarın görüşmek üzere!

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER