Çerezlik dizi klasmanının en uzun soluklu yapımlarından biri olmaya göz diken Supernatural 12. sezonuna başladı. 12 senedir dünyayı defalarca yok olmaktan kurtaran, el sürmedikleri doğaüstü varlık kalmayan, yeri gelince cin çıkarıp yeri gelince Zeus döven Winchester kardeşler ekranlara döndü. Bendeniz de diziyi yedi senedir güncel takip eden ve bırakmak isteyip bırakamayan, adeta diziye vefa borcu duyan biri olarak el mahkum izledim ve başlıkta gördüğünüz soruyu sordum “Artık Yetmedi mi ama?”

Dizinin ilk bölümüne dair spoilersız söyleyebileceklerim bununla sınırlı. Geri kalanı ve daha fazlası için alt satırlara geçmeden evvel birazdan okuyacağınız cümlelerin spoiler içerdiğini bir kez daha hatırlamayı borç biliyorum.

1

Dizinin ilk sezonundan beri her fırsatta karşımıza çıkan, ölümüyle kardeşlerin en büyük travmalarının, Dean’in bitmek bilmez karı kız düşkünlüğünün Sam’in iflah olmaz ezikliğinin sebebi olan anne Winchester bu sefer baya kanlı canlı  bir halde Dean’in karşısına çıktı. Babası, kocası falan hep avcı olan bu kadın da karşısında 37 yaşında bir adam “ben senin oğlunum. Bir şeyler oldu da sen öldün 33 yıl sonra tekrar dirildin.” deyip kadının geçmişine dair iki üç şey anlatınca karşısındakinin oğlu olduğuna derhal inanıverdi. İblis midir, şekil değiştiren midir (ki şekil değiştirenler kılığına girdiği insanın hatıralarını bilgilerini çalabiliyor) hırlı mıdır hırsız mıdır demedi inanıverdi. Dizi böylece “ana yüreği” adında doğaüstü bir gücü de bize tanıtmış oldu.

Dizinin uzunca bir kısmında daha evvel farklı yapımlarda defalarca gördüğümüz, artık görmek istemediğimiz, klişe ötesi “geçmişten günümüze zaman yolculuğu yapan şahıs nasıl da şaşırır” konseptini bir de Mary Winchester üzerinde gördük. An geliyor kardeşlerin teknolojik düzlemde yaptığı şeyleri benim bile kafam almıyor tamam eyvallah da Mary Winchester’ı parkta bahçede milletin telefonunu tabletini dikizlerken görmek bize ne kazandırdı? Diziye ne kattı? Olmasaydı olmaz mıydık?

Aynı soruları Mary Winchester’ın elini kana bulaması için de söyleyebiliriz. Hayatı boyunca bir tane olsun aksiyon filmi izlemiş herkes Mary ablamızın ayılıp bıçakla olsun tabancayla olsun bizim oğlanların neticesini kurtaracağını anlamıştır sanırım. Sahne heyecan yaratmadı, şaşırtmadı, karakterle ilgili pek bir şey sunmadı velhasıl baya bir amaçsızdı.

4

Geçen sezonun son bölümünde nereden geldiğini neden geldiğini anlamadığımız İngiliz (pardon British) ablamız da Sam’i bir güzel vurdu paket yaptı, nevresim takımı gibi koydu arabanın bagajına. Bütün bu bayat heyecan yaratma çabaları yetmezmiş gibi bir de 80’li yılların ucuz aksiyon filmlerinden kalma vurulan adamı veterinere götürüp zorla ameliyat etme motifini kullandılar. Tabii British Abla’ya da “Ha insan ha hayvan hepsi et parçası değil mi kardeşim.” dedirterek izleyicide “Ulan hiç mi saygısı yok bu kadının insanlığa, nasıl bir şerefsiz bu.” tepkisi yaratma çabalarına inceden başladılar.

British Abla bir taraftan Sam’e akıl almaz işkenceler uygulayıp “Bak kardeşim siz bu işi beceremiyorsunuz, sistemi bize devredin iki üç yıl içinde ülkece kalkındıralım sizi. Bak Britanya’da hiç böyle şeylerden dolayı ölüm olmuyor çünkü Avrupa başka azizim.” tiratları atarken bir yandan çocuğuyla konuşturuldu, her zaman olduğu gibi anca sezon ortasına doğru rayına oturacak büyük bir hikayenin temelleri erkenden atıldı. Muhtemeldir ki her bölümde bir sahneyle dahi olsa o çocuk hatırlatılacak, unutmamıza izin verilmeyecek.3

Castiel’in psikopata bağlayıp önüne geleni dövmeye, millete kafa falan atmaya başlaması dış bir etkenle mi alakalı, yoksa nur yüzlü meleğimiz artık sinirlerine hakim olamıyor mu şimdilik yorum yapamıyorum fakat bu durum ilerde kardeşlerin başına dert açacak gibi. Bir de Türk dizisivari bir yaklaşımla diziye giren her kadını birine yamamak konusunda müthiş bir tutarlılık sergileyen sevgili senaristlerin Mary’i Castiel’e yamaması ihtimali var ki ilk bölümdeki Mary-Castiel diyaloglarının buna inceden inceye hazırlık olması ihtimalini diziyi 12 senedir izleyen herkes tahmin edebilir.

Sam’in, beynine beynine sıkılan ve muhtemelen insana maziyi hatırlatıp kötü hissettiren ilacın etkisinden nasıl kurtulduğu bölümün gizemlerinden biri. Muhtemelen bir Hollywood klişesi olduğu üzere beyni ele geçirilmek üzereyken kendini kasıp “Nooooööğğ” diye bağırarak yönetimi tekrar eline aldı.

Gönüllerin efendisi Crowley ne yazık ki bu bölümde pek az göründü. Allah ondan razı olsun Lucifer’ın halen oralarda dolandığını bedenden bedene zıpladığını öğrenmiş bulunduk. Cehennemin başsız hali ve Lucifer-Crowley çekişmesi bir nebze olsun zevk verecek gibi duruyor.

2

Gelecek bölümlere dair tahminlerde bulunmak, teori üretmek gerekirse kendi adıma şunları söyleyebilirim: Harflerin Adamları British Versiyon sezon boyunca izleyicinin merakını diri tutmak için yeterli malzeme verecek bir konu değil. Muhtemelen birkaç bölüm sonra sezon boyunca uğraşacağımız esas konuyla karşılaşırız, bu Lucifer olabilir. Sezonun esas Boss’u her ne haltsa çok büyük ihtimalle British Abla’nın kızına musallat olacak, kaçıracak, saklayacak ablamız da kızı bulmak için Winchester’ların eline bakmak durumunda kalacak Amerikan tarzı’nın ne kadar mükemmel olduğu burnu kalkık İngilizlere bir defa daha ispatlanacak falan. Tabii o sıra bu abla bizim kardeşlerden biriyle yatacak el mahkum, çünkü diziye girdi bir kere sevişmesi en kötü cilveleşmesi lazım biriyle. Tövbe Estağfurullah Tanrı’nın bacısıyla öpüşüp koklaşan Dean Winchester’ın kendisine neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyorum.

Artık birtakım kılları kadayıfa dönmüş hala o yaratık senin bu şeytan benim dolaşan ve yaklaşık 5-6 senedir “artık sıkmaya başladı ama izliyoruz alışkanlıktan.” nidalarıyla izlenen çok kıymetli dizimizin sezonlar boyu çıtayı düşümediği, kaliteden ödün vermediği tek nokta var: müzikleri. Açılışı April Wine’dan Bad Boys kapanışı Black Sabbath’dan Solitude ile yapan dizi, bize yine çok tatlış dönem müzikleri dinletecek gibi.

Sezona gayet heyecansız, mizahsız, keyifsiz bir bölümle başlayan ve artık damaklarda ekşimiş yoğurdu ısrarla yemeye çalışıyormuş gibi bir tat bırakan Supernatural’ın yeni sezon ilk bölümü böyleydi. Diğer bölümleri izlemeye sinirlerim elverdiği müddetçe incelemelerle burada olacağım.

Yorumlarınızı ekleyin bizi sevindirin.

 

2 YORUMLAR

  1. Rahat 5 senedir izliyorum fakat dizide yaptıkları en büyük hata tanrıyı ve kız kardeşini getirmeleri oldu spn başladığından beri hep bir gizem olan, varlığı tartışılan , okadar yaratık var tanrı neden yok ? sezonlar boyunca bunu sordurtan dizi sonunda tak diye tanrıyı koydu izleyicinin önüne aşırı saçma oldu bence batırdılar üstüne tüy diktiler dizinin.Tadında bırakıp tanrısız efsane bir final yapmaları lazımdı.

    Büyük ihtimalle yapım şirketi nasıl olsa tutuyor ne yapsak yine izleniyoruz gittiği yere kadar modundalar.
    Başrol oyuncularımızda yaşımız geldi artık böyle devam edelim diyorlar 😀

  2. sen izleme la sen izleme… Supernatural bu tarzda bu konuda tek dizi baskada yok geri kalanlar cok teen drama… Severek yillardir izliyorum Her sezon en kotu ihtimalle sadece bir bolumu olur geri kalan bolumler hepsi iyidir.Iki tane birbirine bagli kardes bir araba durmadan seyahat edip ordan oraya gidiyorlar Bu hangi insanin hayali degil ?Sadee Carry mywardn son yeter baska sozum yok

CEVAP VER