Suicide Squad, tüm dünyadan tam 1 hafta sonra nihayet ülkemizde gösterime girdi. Tüm eleştirmenlerin el birliği vermişçesine eksiyi bastığı bir DC filmi daha mı izleyeceğiz endişesi inanın içimi kaplamıştı. Tabi herkesin bir beyni olduğunu düşünürsek bu eleştirileri değil filmi kendimiz görüp, kendi yorumlarımızı yapabilmemiz gerektiğini düşünenlerdenim.

Peki film nasıl mı ?

AŞIRI TATLI !

Yapılması gerekenlerin yapıldığı, yapılmaması gerekenlerin ise biraz göze battığı ancak eleştirmenlerin yerden yere vuracağı kadar kötü bir film asla değil. Şahsım adına şunu söyleyebilirim ki Suicide Squad, DCEU filmleri içerisinde ki en başarılı film. 

Bunları uzun uzun sizlerle konuşup, olabildiğince filmin içerisindeki olumlu/olumsuz yanları ve çizgi roman referanslarını yazacağım. Ancak filmi henüz izlemediyseniz bu yazının tüm film hakkında SPOILER dolu olacağını söylemek istiyorum.

SPOILER DOLU YAZIMIZA HEMEN BAŞLAMAK İSTİYORUM. İZLEDİKTEN SONRA HERKESİ BURADA GÖRECEĞİM, YOKLAMA VAR ! 

Haydi başlıyoruz !

Olaylar Superman’in kendini dünya için feda etmesi sonrası insanların ve devletin gözünden meta-human sorununa çözümler aranması ile başlıyor. Gerçekten Superman, dünya’yı olağanüstü bir şekilde değiştirmiş, insanlık kendini hiç bu kadar aciz hissetmemişti. Tüm bunlar ise Superman’in sadece ahlaki değerleri iyi olduğu için insanlığın ucuz yırttığını ancak gelebilecek bir başka Superman’in bu şekilde olmayacağı, kötü biri olabileceği yönündeki sorunlar herkesin ortak düşüncesi olmuş durumda. Burada devreye giren ARGUS’un başı Amanda Waller, kendince 3.dünya savaşı olarak gördüğü tüm bu olayları engellemek adına kötülerden oluşan bir mini orduyu Amerika hükümetine kabul ettirmeye çalışmasıyla süreç hızlanıyor. Burada devreye giren Enchantress, herkesin düşüncelerini tek bir hareketiyle değiştirerek Task force X timinin kuruluşunu tüm yetkililere onaylatıyor. Büyücü Enchantress’in kalbine sahip olan Amanda Waller ise onu bu şekilde kontrol edebileceğini düşünerek muhtemelen film içerisindeki en büyük şapşikliği yapıyor. Bu derece kendine güvenen bir kadından beklenmeyecek kadar saf bir düşünceydi bu. Tabi filmin bir villianı olmalıydı ve bu da Enchantress idi. Filmin düşmanı kim belli değil yav ehe diye gevezelik yapanlar mutlaka olacaktır ama benim için kapı gibi bir düşmandı. Bunu iyi yanlarda yazacağım, hatta hemen o kısma geçelim bence. Evet.

OLUMLU YANLARI ;

BATMAN/BRUCE WAYNE’İN OLDUĞU HER SAHNE 

Suicide-Squad-Batman-Saves-Harley

Film öncesi herkesin bir ortak görüşü daha vardı o da fragmanların yine çok fazla şey gösterdiğiydi. Yani Batman’i fragmanlarda değil filmde görmüş olsak muhtemelen stratosfere kadar yükselmiştik. Buna rağmen, Batman’in gözüktüğü her sahnede nirvanaya ulaştım. Arkadaş, bir kahraman bu kadar mı güzel yansıtılır ? Deadshot’ı ve Harley’i hapishaneye yollayan kişinin Batman olması kadar doğalı olamazdı. Özellikle Deadshot’ın arkasından aniden gelişinde koltuktan uçmamak için kendimi zor tuttum. Müthiş ötesiydi ve görmeye doyamıyorum ! Bu Batman solo filmi değildi bu yüzden filmin içine kattıkları ve karakterleri bize tanıtmasında aldığı rol tam tadındaydı. Son sahnede ise sahneye tekrar çıktı ve Justice League’in kuruluşuna Amanda Waller’dan aldığı meta-human dosyası ile başladığı ortaya çıkmış oldu. Justice League fragmanıda yayınlandığı için Barry Allen’ın, Arthur’un yanına nasıl ulaştığıda böylelikle cevaplanmış oldu. O açığı iyi kapattılar.

JOKER

İnsanlığın en önemli sorusu ölümsüzlüğü bulmanın ardından Heath Ledger sonrası Jared Leto’nun Joker rolünün üstesinden kalkıp kalkamayacağıydı. Hiç merak etmeyin, Joker nefis olmuş ! Bunu Ledger’in Jokeri ile yan yana getirmek çok yanlış olur. İkisinin canlandırdığı aşırı iki farklı uctaki Jokerler. Bu yüzden geçmişe saygı, geleceği severek hayatımıza devam etmeliyiz bence. Megalomanyaklığı harika yansıtan bir Jokerimiz var. Her sahneye çıkışında filmin gidişatını değiştirdi. Asıl villian Enchantress idi belki ama Joker’in amacı farklı olsaydı Amanda Waller dahil, tüm intihar timini yok edebilecek kadar deli bir karakter yansıtıldı bizlere. İnanın film boyu BATMAN VS JOKER anlarını hayal etmekten filmin belli bir süresini kaçırdım. Bu ikilinin karşı karşıya geleceği solo Batman filmi, eğer doğru ellere bırakılırsa (Evet Zack Snyder sen değil) gelmiş geçmiş en iyi süper kahraman filmini izleyebiliriz. Joker’in sahnelerinin kısalığı ve olan sahnelerininde kesilmiş olması çoğu kişiyi rahatsız etti ki aralarında bende varım ancak bu film Joker filmi değildi. O yüzden az ama öz olması beni tatmin etti. Tabi kesilen sahneleri aşırı merak ediyorum. Onlarıda yakında görürüz, merak etmeyin.

ENCHANTRESS 

June Moone, arkeolog olarak çıktığı bir gün girmemesi gereken bir mağaraya girerek büyücünün ruhunu hapsolduğu yerden kurtarır ve bedeni büyücü tarafından ele geçirilir. June Moone rolünü canlandıran manken Cara Delevingne’den pek haz etmeyen biriydim. Tumblr’a hitap edebilmek için onun seçildiğini söyleyenler az değildi ama rolünün üstesinden başarıyla kalkmayı geçtim, hayatımda izlediğim en gerilim dolu villain olmuş çıkmış ! Ciddi anlamda ben çok beğendim. O deliliği, yıllarca bir biblo’nun içinde hapsolmuş kötü ruhun hareketlerini çok iyi yansıtmamış mı sizce ? Süper kahraman filmleri arasında en iyi villain sıralamasında rahat ilk 3’e girecek bir karakterizasyon ortaya çıkarılmış. Belki film içerisinde herşey çok hızlı gerçekleşti ve bu erkek kardeş nerden çıktı yahu dedik ama tek başına bile harikaydı !

HARLEY QUINN

Gönlümüzün efendisi, biricik Harleen Quinzel’in sinemalara ilk kez kanlı canlı aktarımı başarıyla atlatıldı ! Filmin mizahi kısmını ağırlıklı olarak sırtına yüklemişti ve tüm ciddi ciddi olaylar yaşanırken Harley ile nefes alışlarımız filme çok iyi yedirildiğini düşünüyorum. Ne az ne fazla, her şey yerli yerindeydi. Sadece Joker’i kaybettiğini düşündüğü bar sahnelerinde herkesin ciddileştiği anda bir garip durdu. Gerçi orada herkes ufaktan bir saçmalıyordu, Diablo hariç. O sahne dışında Harley Quinn çizgisinden hiç şaşmadı. Fazla risk alıp çizgi roman çizgisine kaymaması iyi olduğunu düşünüyorum. Oradaki dünya ile bizim izlediğimiz dünya aynı şekilde yansıtılması bazen sıkıntılar doğurabiliyor. Ben çok beğendim. Sadece herkese birer rol vermek adına Harley’e daha fazla süre verilmesini isterdim çünkü onada doyamadık desek yeridir. Neyse, evlerine yani Gotham City’e döndüler ve daha çok göreceğiz gibi. Son olarak Harley’i tanıttıkları sahnede ROBİN’İN ÖLÜMÜNE SUÇ ORTAĞI yazısını atlamamak lazım. Biliyorsunuz ki Batman v Superman filminde Robin’in kostümü Bruce Wayne tarafından asılmıştı. Onu Jokerin öldürdüğü açıklanmıştı demek orada Harley’de vardı. Robin’in ölümü için açık bir kapı bırakıldı. Keşke bir RED HOOD hikayesi gelse.

NAYS TI MİÇ YA ! 

FLASH 

NEKjXqhl9gZ0NQ_1_2

Maalesef Batman gibi onu da filmin içerisinde olacağını film gösterime girmeden hemen önce öğrenmiştik. Yinede Flash’ı görmek beni aşırı sevindiren bir andı. Kaptan Boomerang’ın Central City olması muhtemelen bir banka soygununda yakalayıp hapse göndermesi doğru bir hamleydi. Yani başkasına yakalansa garip durabilirdi ama Kaptanın en büyük belalısı Flash tarafından yine alıkoyulması çok tatlı bir an oldu. Barry Allen’ı dizi aleminden sonra film evreninde de iş üstünde görmüş olduk ve benim başka sorum kalmadı. Ezra Miller, Barry Allen’ı gerçekten güzel oynuyor.

EL DIABLO 

sst006

Tüm çevresine zarar verdikten sonra tövbe edip imana gelen bir karakter olarak tasarlanan Diablo, film içerisinde beni heyecandan yerimden fırlatan bir başka karakter oldu. Enchantress’in erkek kardeşi ile savaştığı sırada büründüğü gerçek iblis formuna hayran kalmamak elde değildi ! Bluray’i çıktığı vakit o sahneyi açıp açıp tekrar izlemeyi şimdiden planladım. Aşırı iyi değil miydi o anlar ? Ailevi hikayesi çok acıklıydı ve öfkesinden sonra içindeki yaratığın kontrolü ele geçirip tüm ailesini yok ettiği gerçeğini Harley’in zoruyla kabul etti ve Enchantress ile olan savaşta kendini feda eden bir başka babayiğit oldu. Karakteri film boyunca en çok gelişen kişiydi. Gelişimin her anını bize iyi aktardıklarını düşünüyorum. Çoğu karaktere bunu yapamadılar maalesef.

DEADSHOT 

Ekibin “abisi” konumuna en baştan yerleştirilen karakter oldu. Will Smith’in geriye kalan tüm oyunculardan daha ünlü olmasından mıdır babacan bir karakter yaratmak istediklerinden midir bilemem elbet ama karakteriyle bağ kurabildiğimiz en net kişi oldu. Floyd Lawton olarak hiçbir kişiyi ıskalamaması durumunu Harley muhabbetinde ISKALADIM TÜH diye gözümüze sokmasalardı daha iyi olabilirdi tabi. Onun dışında her an ön plana çıktı ve son atışı yine o yapmış oldu. Rick Flag ile atışmaları güzeldi ve bunu Phil Jackson ile anlatmaya çalışması basketbol severler tarafından gururla izlendi ! Ayrıca Enchantress’in herkese hayal ettiği sahneleri gösterirken Deadshot’ın hayali Batman’i öldürmek olduğunu gördük. Buna kendisi bile inanmamıştı. Orada aşırı güldüm. Belki solo Batman filmine yol yapılmıştır. Neden olmasın ?

SOUNDTRACKLER

Tüm şarkılar muhteşemdi. Özellikle Eminem/Without me’nin çalındığı yere bayıldım. Geriye kalan Bahomian Rapsody, You don’t own me, Ballrom Blitz, Heathens gibi şarkılar filme çok güzel bir hava kattılar.

OLUMSUZ YANLAR ;

JOKER’İN HARLEY İÇİN PRISON BREAK YAŞATMASI

Başta söylediğim gibi, bu Joker veya Batman filmi değil Suicide Squad filmiydi. Yani isteseler ne Joker’i ne Batman’i buraya sokmazlardı ve bizde bön bön izlerdik. O yüzden bu kadarına ben tamamım. Sadece Joker’i filme yedirmek için düşündükleri konu bana çok yanlış geldi. Çizgi romanlarda genelde Harley, Joker’e takıktır ve Joker gerektiğinde tokadı basar gerektiğinde ölüme terkeder. Aslında başta buna yakın bir sahne izledik. Araba ile kaçışları sırasında Batman’in Joker ile Harley’i bulması sonrasında arabayı denize atmasıyla kaçması bir olmuştu. Sonrasında ki takıntısını anlamak pek mümkün olmadı. Tüm film boyunca Harley’i bir yerden kurtarmaya çalıştı. Yani ben, Joker’i filme koymak için yanlış bir yöntem seçtiklerini düşünüyorum.

SLIPKNOT

Herhangi bir şey dememe gerek var mı ? Koyulduğu her fragmanda bir yerlere tırmanıyordu ve orada da kaldı. Cidden, boyunlarına konulan bombanın gerçek olup olmadığını kontrol etmek için filme katılmış bir karakter dışında başka bir şey olmayı başaramadı. Keşke hiç olmasaydı. Filmin en kötü tarafıydı bana göre.

HERKESE BİR ROL VEREYİM DERKEN HERKESE DAHA AZ ZAMAN AYRILMASI

Yani bu benim şahsi düşüncem. Hatırlayacak olursanız Avengers Age of Ultron’da ilk kez olabildiğince kalabalık bir grup yan yana gelmişti ve herkese zaman ayıralım derken ortaya saçma bir sürü şey çıkmıştı. Burada ise durum tam tersiydi. Yani herkese bir pay biçelim derken ön plana çıkabilecek karakterler de geride kalmış oldu. Yani Slipknot’a vereceğin süreyi komple Harley’e kaydırsan belki ben daha mutlu olabilirdim. Bir tek Deadshot istisna oldu ve filmin önüne geçti. Tabi katılır, katılmazsınız o ayrı ama bence bazı karakterlere daha fazla süre verilmeliydi.

RICK FLAG 

Tüm film boyunca bu adamın Deathstroke’a dönüşeceğini düşünerek geçirdim. Kalıp ve yetenekler açısından uygun bir adaydı aslında. Gerçi bilinmez belki ilerde dönüşebilir ama olumsuz kısma koyma sebebim ona tüm bunları yapma sebebinin klişe konusu aşk olmasıydı. June Moone’a tutulması ve Amanda Waller’ın onu kukla gibi oynatması bana biraz MEH geldi. Daha iyi olabilirdi sanki.

Çizgi roman referansları ; 

BELLE REVE 

694f0530-3a2b-0134-0cbe-0a0b9a139ea7

Tüm ekibin tutulduğu hapshaneyi hatırlıyor musunuz ? Heh orası Belle Reve. Çizgi romanlarda tehlikeli meta-humanların ve risk düzeyi yüksek suçluların tutulduğu bir hapishane. Arrow dizisinde adını duymuştuk. Hatırlayan ? Yok, süper !

SUPERMAN T-SHİRT’LERİ SATAN ELEMAN

Bibbo_Bibbowski_0002

Amanda Waller, yetkililerin olduğu restauranta girmeden hemen önce Superman’in anısına satılan REMEMBER t-shirtlerini hatırlıyorsunuzdur. Heh onları satan çizgi romanlarda Bibbo Bibbowski adı bir karakter. Superman’in ölümünü ticarete dökmüş, kanında Türk kanı taşıdığı net bir şekilde belli olan bir eleman. Yani orada burada gördüğünüz Superman t-shirtleri ahanda bunun. KANAYAN S sembolünü Death of Superman hikayesinde tanıtan kişi. Minik bir referans olarak değerlendirebiliriz.

NEW JERSEY 

gotham-nj-193740

Deadshot’ın ARGUS dosyasına göre Gotham şehri New Jersey içerisinde gözüküyor. DC Extented Universe’te ilk kez karşımıza çıkan bu bilgi, 93 basımlı Batman : Shadow of the Bat hikayesinde geçmiş.

ARKHAM ASYLUM

Gotham’ın tüm delilerinin kapatıldığı yer olan Arkham, DCEU içerisinde ilk kez gözüktü. Harley Quinn’in tanıtımı sırasında gözüken Arkham, Batman v Superman filminde Batman’in, Lex’i tehdit ettiği sırada sözü geçmişti.

JESTER SUİT

4e1106f7a494b5860066e19db7f8994e-193646

Alex Ross imzalı Joker ve Harley Quinn çiziminin birebir aynısını filmde görmek beni aşırı sevindiren easter egglerden biriydi. Kabul edin, o an bir mutlu olmadınız mı ? Harley’i çizgi roman kostümleri içinde görmek elbet bir garipti ama o alana güzel bir selam çakıldı.

JOHN F OSTRANDER FEDERAL BİNASI

80’li yıllarda Suicide Squad’ı yazmaya başlayan yazarlardan biri Ostrander. İntihar timini günümüz hale getiren kişilerden biri. Eski yazarlardan birini filmde kuşatmanın olduğu binalardan birine verilmesi hoş detaydı.

23 NUMARALI UÇAK VE 23 SİMGELERİ

Film boyunca 23 sayısı amma çok koymuşlar diyordum ki birkaç anlamı varmış. Yabancı kaynaklardan baktığıma göre Suicide Squad’ın 23.sayısında Barbara Gordon ilk kez ORACLE olarak gözükmüş. Tabi film ile alakası yok ama güzel bir bilgi bence.

GOLDEN TREE

Midway City’nin camekanlarından birinde görülen Golden Tree, çizgi romanlarda dünyayı karanlıklardan yöneten bir grupmuş. Onları görür müyüz bilmem ama referans onlara olduğu neredeyse kesin. Midway City demişken burası bildiğimiz Chicago. Hawkman ve Doom Patrol serilerinde karşımıza çıkan bir şehir.

ENCHANTRESS’İN ERKEK KARDEŞİ : The Incubus 

Suicide-Squad-Trailer-Subway-Explained

Film boyunca farkettiyseniz hiç adı geçmedi bu elemanın. Resmi ağızdan bir doğrulama yok ama o yaratığın Incubus olduğu düşünülüyor.

HARLEY’İN ORİJİNİ

New 52’de Joker tarafından ACE CHEMICALS’ın kimyasal fıçılarına itilen Harley, burada kendi isteğiyle atlıyor. Tabi tek değişiklik bu değil ama en gözle görüleni bu.

 

CAPTAIN BOOMERANG’IN SLIPKNOT’I ÖLDÜRTMESİ

1988 yılında ekibe ilk kez katılan Slipnot, Captain Boomerang tarafından tekrar aldatılarak bir bomba yüzünden kolunu kaybetmesine sebep oluyor.

Filmde ise aynı şekilde ikna ederek bu sefer komple ölümüne sebebiyet veriyor.

 

Özetle ; Suicide Squad, verdiğiniz paranın karşılığını size kat ve kat veren aşırı eğlenceli, tatlı bir film. Bu filmden Joker vs Batman bekleyen varsa hiç gitmemesini öneririm. Çünkü değil. Ben sinemadan mutlu ayrıldım. Sizinde öyle ayrılacağınızı düşünüyorum. 

İncelemem bu şekilde son buluyor. Sizin düşünceleriniz neler ? Eklemek istediğiniz şeyler olursa yorumlarda mutlaka bahsediniz. Umarım incelemeyi beğenirsiniz ve bize yardımcı olmak adına Facebook sayfalarınızda paylaşırsınız, çok seviniriz !

YORUM BIRAKMAYI UNUTMAYIN ! 

4 YORUMLAR

  1. Dün Suicide Squad'ın arasındayken kendimize bir şeyler alıyorduk işte, arkamızdaki çocuk "Flash çok kötü oynadı yaa" dedi, AMK WTF? + İlave olarak Suicide squad'ın 2. yarısı da ilki kadar kötü mü ona göre salondan çıkıp iskender yemeye gideceğim benim vaktim değerlidir

CEVAP VER