Kitap okuyan, edebiyatla ucundan kıyısından ilgilenen herkesin bir takım kıymetli yazar ve kitapları vardır. Şahsi konuşmak gerekirse benim için bu kıymetli yazarların başında Stephen King geliyor. Kendi rızamla kitapçıya giderek aldığım ilk kitabın bir Stephen King kitabı olması bile bunun için yeterliyken Stephan abimiz yıllarca varlığını pek belli etmeden devamlı destek olan bir dayı, bir amca adeta bir enişte gibi hep yanımda oldu.

Yukarıda bahsettiğim durumdan ötürü de Stephen King’e yöneltilen: “Abi basit korku romanı yazıyor işte adam ne abarttınız.” eleştirisi belki King’den çok bana batıyor. İşte tam bu yüzden böyle bir mecrada kendime yer bulmuşken ilk yazım Stephen King üzerine olsun istedim.

Not: Listedeki kitaplar Stephen King’in en korkunç, en çok satan, en ses getiren kitapları değildir. Listedeki kitaplar barındırdıkları altmetinlerden dolayı listeye alınmış, Stephen King’i küçümseyenleri utandıracak kitaplardır. Spoiler vermemeye özen gösterilmiştir.

Ruhlar Dükkanı (Needful Things):

Sıkı okuyucuları bilir: Stephen King’in küçük kasabaları, küçük kasabaların insanlarını çok başarıyla anlatmak gibi bir meziyeti vardır. Türkçe’ye gayet saçma bir şekilde Ruhlar Dükkanı olarak çevrilen bu kitap da Stephen King’in o meşhur taşra hikayelerinden biri. Kitap bir taraftan Amerikan taşrasına dair nefis nefis tespitler sunarken bir taraftan usul usul muhteşem bir kapitalizm eleştirisi yapıyor. Şu sıralar Herkesin dilinde olan “Sahip olduklarınız size sahip oluyor” mottosunu janrının hakkını vererek son derece ürkütücü bir şekilde yansıtıyor. needfulthingsbookcover

Yeşil Yol (The Green Mile):

Yeşil Yol’un kitabını olmasa da filmini bilmeyen insan artık pek kalmamıştır diye umut ediyorum. İnsanı duygu durum karmaşalarına sürükleyen bir an ürpertip bir an ağlatan, kah güldürüp kah üzen platonik aşk gibi bu eser ne zaman arkadaş ortamlarında anılsa filmi izleyen herkesin yüzünde “Vay anasını fakat ne güzel filmdi.” ifadesi dalgalanır. Filmi kadar kitabı da güzeldir okunasıdır. İhmal etmeyelim.

the-green-mileKujo (Cujo):

Stephen King abimizin sevdiği şeyler arasında bir yerde bir şekilde kapana kısılmalı hikayeler de mevcuttur bilirsiniz. Oyun (Gerald’s Game) kitabı mesela direkt olarak bunun üzerinedir fakat ben burada başka bir kitaptan Cujo’dan bahsedeceğim müsaadeniz ile. Kitap dünyanın en kolay anlatı matematiklerinden birine sahip. Yarasa ısırması sonucu kuduz olan köpeğimiz Cujo evli bir hanım ve çocuğuna dünyayı zehir eder fakat bu neredeyse bayık diyebileceğimiz sistem King’in elinde öyle bir işler ki toplumun değişik sınıflarından örneklerle Amerikan aile yapısının çürük yanlarını görür öğretilmiş kutsallarımızın en büyüklerinden biri olan aile ve evlilik kavramlarını sorgularsınız. Tüm bunları bir taraftan da “Ulan bu köpek ısırmasın bunların bir tarafını şimdi.” diye gerilirken yaparsınız. Olur öyle şeyler Stephen King okuyorsunuz.cujoSadist (Misery):

Aynı isimli ve başrollerinden birini American Horror Story’den anımsayacağımız Kathy Bates’in oynadığı 1990 yapımı bir de filme (arada tv’lerde öldüren kitap ismiyle yayınlanır hala) sahip olan bu kitap King külliyatının klasik eserlerinden biri. Hemen hemen tamamı tek bir mekanda geçen ve bir yazar ile yazarın kitaplarına takıntılı bir şekilde hayran olan bir ablamızın arasındaki “duygu yüklü” ilişkiyi konu alan kitap insanı bir taraftan gererken bir taraftan yazar psikolojisi, edebi eser üretmenin anlamı, okuyucu ve hayran ilişkisi gibi bazı konularda kafa yormamızı sağlar. Biz bunlara kafa yorarken de kafamızın gerisinden kan revan içerisinde sahneler akıtır. Allah affetsin.

misery-9781501143106_hrCeset (The Body):

Bu kitabı şahsen sona sakladım. Yurt dışında nasıldır bilmiyorum fakat Türkiye’de bu ismi taşıyan kitapta iki tane farklı eser var. Bunlardan ilki kitabında ismini aldığı The Body, diğeri ise Amerika’da ergenlerin ellerine pompalı tüfek alıp okul basmalarını sağlayan The Rage yani Hiddet. benim burada bahsetmek istediğim daha ziyade The Rage adlı eser. Babasının silahını alıp okulda terör estiren bir öğrenciyi anlatan bu ergen çoşturan kitabı okuduğumda lise birinci sınıftaydım ve o güne kadar hiçbir kurgu karakterle beceremediğim kadar büyük bir özdeşleşmeyi bu kitabın karakteriyle yaşadım. (Korkmayın okul basıp adam vurmadım) Velhasıl bu kitabında Stephen King ergen/çocuk psikolojisini dehşet verici bir gerçekçilikle anlatıyor. Ergenliğe girmiş kardeşiniz, Çocuğunuz, kuzeniniz falan varsa ve anlamakta zorlanıyorsanız bir okuyun derim ama ergene okutmayın. Ergenlik çağındaki kardeşlerimiz okursa iş bizden çıkar durduk yere başımız belaya girmesin.

the-body-9781508217558_hr Şimdilik altmış küsur kitabı olan ve yaldır yaldır yazmaya devam eden Stephen King’in kitapları arasından beş tanesini seçmek yazının en zor kısmıydı. Fazla uzamayacağını bilsem okuduğum tüm kitapları incelerdim. Yani lütfen “Şu kitabı almamışsın oğlum ne biçim liste bu.” demeyin o kitabın ismini usulca yazıp bu kitapta nefistir bak deyin hepimiz mutlu, ponçik insanlar olalım.

Sizin favori Stephen King kitabınız hangisi ? Görüşlerinizi yazın tartışalım !

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER