Absürdlüğünden, cesaretinden ve açık sözlülüğünden hiç bir şey kaybetmeden yoluna tam gaz devam eden South Park dizisinin 20. yazıyla da YİRMİNCİ sezonu sonunda bizlerle buluştu. Alınganlığın tavan yaptığı, her karşıt görüşe karşı hakaretlerin uçuştuğu günümüz toplumunda South Park gibi bir dizinin hala ayakta kalması modern mizah kavramı için çok büyük önem taşıyor aslında. Zaten dizinin arkasındaki isimler de bunun farkında ki yeni sezonun tanıtımını şöyle bir fragmanla yapmışlardı.

South Park diyor ki; oradaydık, b.kunu çıkardık ve DAVA BİLE EDİLMEDİK.

Belirli topluluklar South Park mizahına karşı biraz daha duyarlı mı yaklaşıyor yoksa direk görmezden gelmeyi mi seçiyorlar bilinmez ama şu bir gerçek; Dizi yolu kesilmeden tam gaz devam ediyor!

South Park’ın 19.sezonu dizinin daha önce yapmadığı bir şeyi yapıp genel bir hikayeyi bütün sezon boyunca anlatmayı seçmişti. Arada yine bağımsız bölümler olsa da 19.sezonun büyük bir bölümünü tek bir hikaye olarak değerlendirmek daha doğru. Geçtiğimiz sezonda güncel konuları her bir bölümde ayrı ayrı ti’ye almak yerine politik farkındalık / eşitlik / ayrımcılık gibi konular üzerinden yürüttükleri mizahı tek bir olay örgüsü üzerine bağladı yazarlar.Onlarca farklı formatta bölümle karşımıza çıkmış bir dizinin bu kadar yıl sonra yine farklı bir hikaye anlatım tekniği denemesi kadar doğal bir şey yok tabi, haliyle 19.sezon genel olarak beğenildi ancak şu gerçek de akıllardan çıkmadı tabi; İyi güzel de biraz da o eski havadaki South Park’ı izlesek hiç de fena olmayacak hani.

south_park2-620x412

Trey Parker ve Matt Stone yazın başlarındaki E3 oyun ve eğlence fuarında South Park: Fractured But Whole ( Bir South Park oyununa verilebilecek en MÜKEMMEL isim) oyununun fragmanını gösterdiler ve fragmanda buram buram o eski South Park mizahı vardı. Yani demek oluyor ki Trey Parker ve Matt Stone ikilisi yeteneklerinden hiç bir şey kaybetmiş değiller.

ANCAK…

Dün yayınlanan bölümü izlediğimde sanki bu yeni sezonun ilk bölümünü değil de 19.sezonun yeni bir bölümünü izlediğim hissine kapıldım. South Park yazarları, Amerika siyaseti üzerinden ince dokunuşlarla ve son derece yerinde tespitlerle iyi metin oluşturmayı biliyorlar tamam, buna bir sözüm yok. Ama bizim görmek istediğimiz bu mu? Biz zaten Amerika’nın mevcut siyasi ve sosyo-kültürel görüşlerini konu edinmiş koca bir sezonu seyretmedik mi? 

 

south-park-season-20

”Member Berries” bölümü tipik bir siyaset üzerinden komedi unsurları oluşturan South Park bölümü icabında. Mr.Garrison’ın Donald Trump’a dönüşmesi üzerinden dönen geyikler, Randy’nin yine tipik saf ama modern Amerikalı tavırları ve Cartman’in mevcut karışıklık üzerinden manipülasyon çabaları…  Araya sıkıştırılan J.J. Abrams’ın ”film-dizi çekerken sürpriz faktörünü kullanmayı takıntı edinmesine rağmen güvenli sularda yüzmesi” olayının parodisi dışında öyle aman aman komik bulduğum başka bir şey de yoktu zaten. Komedi subjektif bir şey evet, ama bunların hepsini geçen sezon gördük zaten, artık biraz daha orijinal konuları işlemenin vakti gelmedi mi sizce de?

Anlayacağınız gibi sezonun açılış bölümünü pek beğenemesem de bölümün sonundaki o sürpriz gelişme ve ”Cinsiyet savaşı” sinyalleri bizi bekleyen güzel bölümleri işaret ediyor gibi.  Yazarlar, J.J. Abrams’ın güvenli sularda yüzmesiyle dalga geçerken kendilerinin de aynı şeyi yaptıklarının farkındalardır umarım. Tek yapmaları gereken biraz daha tehlikeli sularda yüzmeleri. Çünkü South Park’ı sevmemizin sebebi bu.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER