Aramızda çok geniş bir anime fan kitlesi bulunuyor. Elimizden geldiğince hitap etmeye çalışıyoruz ancak anime dünyası çok derin ve çok acayip. Sinema gibi, tv dizileri gibi değil. Ömürlük olabiliyor, bir bölümü ömre bedel olabiliyor vesaire. Örnek vermek gerekirse Death Note animesi bir kere izlenmez. Hatırlamak için izlersin, başkasına önermek adına birlikte izlersin, böyle bir anime vardı der izlersin. Bir kere izlersen, hayatın boyunca izlersin. Bunun farklı bir versiyonu da One Piece‘dir. 1998’de başladı, ben de yaklaşık 6 yıldır takip ediyorum ve bitmesine 11 yıl kaldığı söyleniyor. Herkesin böyle aşık olduğu animeler oluyor. 2 yıl önce de beni mahveden bir animeye denk gelmiştim; Shingeki No Kyojin. +23 uyarı olması gereken bu yapım, bana bir süre uyku uyutmadı. Kabuslarım olmaya bayılırdı. Yeni sezon beklerken haberini aldık ki filmi geliyor. Avatar: The Last Airbender‘dan sonra hiçbir uyarlama filme güveni kalmayan bizler, tabi ki bu filmden de medet ummadık. Son zamanlarda izleme şansı buldum ve sizinle paylaşmaya başlıyorum. SPOILER mevcut.

2a4384bfd81aede7c5915631f8f781a4

“Ni sen nengo no kimi e” adlı ilk bölümle anime serisine başlayan ve mükemmel sonuçlar alan Shingeki No Kyojin animesine rağmen, senaryoyu tamamen değiştirerek, sinema filmi yapmaya karar vermişler. Rezalet uyarlama senaryosu bir yana, Shinji Higuchi – filmin yönetmeni- benim saygımı tamamen kazandı. Çünkü, bir filmin başarılı olması için bir sürü faktör gerekse de, bu filmde benim kıstasım Titanların nasıl olacağıydı. Ve gerçekten harikaydı. Suratları aynı korkuyu, iğrenme duygusunu yaşattı bana. Bütçesinin düşüklüğü Cgi kalitesini düşürse de, çizimler harikaydı. Mangadan birebir çizilmiş, en ufak bir eksik bırakılmamış. Bu açıdan beni etkiledi.

Film iki parttan oluşmakta. Ancak ben o kadar net olarak ayırmayacağım. Çünkü bir buçuk saatlerden oluşan, bağımsız senaryosu olmayan iki filmi parça parça incelemeye gerek yok. Siz de ikisini bir çırpıda izleyebilirsiniz benim gibi. Senaryosuna One Piece başlangıcı gibi bakalım;
Shingeki no Kyojin veya diğer bilinen adı ile Attack on Titan, olayların başladığı 845 yılının 107 yıl öncesine dayanıyor. Nereden geldiği belli olmayan devler ansızın ortaya çıkmış ve hiçbir ayrım yapmadan insanlığı katletmeye başlamışlardır. Herhangi bir zekâyla hareket etmeyen ve tek amaçları sadece insanları öldürmek olan devler karşısında insanoğlunun karşı saldırısı hiçbir işe yaramamıştır ve insanlık nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Geriye kalan insanlar çareyi 50 metre boyunda duvarlar inşa edip arkasında saklanmayı uygun görmüştür. İç içe üç çember halinde ve adları içten dışa doğru Sina, Rose ve Maria olan duvarlar inşa edilmiştir. En iç bölgeye zengin ve önemli insanlar yerleşirken insanlar duvarların ardında yaşamaya başlamıştır. Okyanuslar, çöller, buzullar, kısacası her yer devlerin alanı olmuştur ve zamanla bu yerler hikâyelere, masallara dönüşmüştür. Ve tam 100 yıl, yani 845 yılına kadar surları hiçbir dev aşamamıştır.

attack-on-titan_

Eren, Armin ve Mikasa, üç arkadaş, surların ötesine bakma için sınıra gider ve en güçlü Titanın duvarda yarık açmasına şahit olur. Shinganshina bölgesi Titanların istilasına uğrar. İzdiham yaşanırken, yönetmen insanların korkusunu, hayatta kalma isteğini başarılı bir şekilde yansıtıyor. Savaşmayı bilmeyen Mikasa, Eren ve Armin çaresizce kaçmaya çalışır. İnsan sürüsüne kapılan Eren, bebeği kurtarmak için geride kalan Mikasa’dan ayrılır ve demir bir pencereden Mikasa’nın Titan karşısındaki çaresizliğini izler. Yerin sarsılmasıyla Eren geri düşer ve döndüğünde ortada ne bebek vardır ne de Mikasa. Her yer kan gölüne dönmüştür. Az önce yaşadığı yer, pazar, sokaklar, artık yoktur. Eren, her şeyini kaybetmiştir. Bundan sonra onu hayata bağlayan tek şey, intikam duygusudur.

5

Eren ve Armin, Keşif Birliği’ne katılır. Büyük umutlarla katıldıkları bu yerde, askerler güçsüzdür. Shinganshina’nın işgalinden sonra, ülke kıtlıkla mücadele etmeye başlar. Çünkü tek tarım alanları orasıydı. Ve bundan sonra insanlar, aç kalmamak için mücadeleye başladı. Bu mücadeleden biri de askere gönüllü olmaktır. Evet, belki ölüm tehlikesi taşıyor ancak her öğün yemek yiyebiliyorsun. Bu durum, asker gücünü de zayıflatmıştır. Askerlerin psikolojisi darmadağındır. Titanları görmeden atıp tutan Jean, Eren’in sinirini bozar ve iki arkadaşın ilişkisi kötü bir şekilde başlar. Sürekli kavga edeceklerdir. Ta ki savaş meydanında, ölümle karşı karşıya gelene kadar.

f49127bdc44ce89851ad014e7dc08689

Filmin başlarında açılan yarık, Keşif Birliği’nin kapatması üzerine göreve tabi olmuştur. Bunu yapabilmek için hükümetin sahip olduğu tüm patlayıcılar getirilmiş ve bu plana bel bağlanmıştır. Şiddetli bir patlamayla, duvar yukarıdan yıkılacak ve delik kapanacaktır. Plan budur. Bu planı gerçekleştirebilmek için sadece Titanları yenmek yetmeyecektir. Yüzleri kapalı hükümeti ele geçirmek isteyen bir grup, patlayıcıları kaçırmak ister, bu sırada bir asker tüm nefretiyle patlayıcıları titan öldürmek için kullanır. Ve plan boşa gider. Bu sahneden bir tık öncesinde, bebek sesi duyan bir kadın asker, çocuğuna duyduğu özlemle gözü kör olur ve bebeği kurtarmaya gider. Bu fevri hareketi takip eden Eren, bebek Titan ile karşılaşır ve kaçış başlar. Başta da söylediğim gibi Titanlar kusursuz bir şekilde ekrana aktarılmış. Bu bebek Titan beni öyle bir korkuttu ki, ağzımdaki kolayı püskürttüm. Her neyse Titanları uyandıran bu ikili birçok kayıp verilmesine neden olmuştur. Tam herkes ölecek derken Shikishima (Çakma Levi) ve Mikasa girişini yapar. Mikasa ruhsuz bir robot gibi önüne gelen Titanı, arkasına bile bakmadan keser. Shikishima’da bölgenin en iyi savaşçısı, hatta Mikasa’yı eğiten bir idealisttir.

maxresdefault

Mikasa’nın yaşadığı öğrenen Eren şoka girer. Hatta bu şok, Mikasa’nın Eren’i gördüğündeki tepkisizliğiyle iki kat artar. Hatta ve hatta bu şok, Mikasa ile Shikishima’yı sarmaş dolaş görünce 10 kat artacak, Eren’i ayakta durmakta zorlayacaktır. Araları uzun süre limoni olacaktır. Bu sırada bebek Titandan kaçan ikili yakınlaşır, kadın Eren’in elini göğüslerine doğru götürür. Ben zaten burada dağıldım, bu animede böyle şeyler olmaaz diye bağıracaktım hatta. Şaşkınlığım, kızın bir titan tarafından yenmesiyle arttı, moralim ise Eren’in bahtsızlığını gördükçe sıfıra indi.

eren_titan_form_live_action

Savaşın ortasında kalan ekip, artık umutsuzdur. Üç boyutlu Manevra Teçhizatını kullanamayan askerler çaresizce ölümü beklerken, Eren intikamını hatırlar ve güçlenmesi gerektiğine inanarak saldırıya geçer. Bu saldırıda bir iki Titanı öldürünce gaza gelir. Ve Titan tarafından bacağı koparılır. Canını zor kurtaran Eren, çatıda Mikasa tarafından ölüme terk edilir. Ekip çaresizce beklerken, Armin, Titanlardan birinin hedefi olur ve çıtır kraker gibi yutulur. Bunu gören Eren, tek bacakla Armin için Titanın ağzına girer ve Armin’i oradan çekip çıkarır. Ancak kendisi midenin yolunu tutar. Orda göğsünü ellediği kadını görünce sinirlenir ancak kurtuluşu yoktur ve ölür. Ölünce, cennet cehennem araf kaygıları bulunan bizlere karşı Eren, ölünce hayatının sırrını açığa çıkarır. Evet Eren bir Titandır. Hem de çook güçlü bir Titan. Titanlara saldırmaya başlayan Eren, dövüş stilleriyle hepsini paramparça eder. Bu arada sorunuza cevabım evet; bu film yüksek dozda şiddet içeriyor, kan içeriyor, nefret içeriyor. Film yerine animenin izlenmesini şimdiden tavsiye ediyorum.

Benim için film burada bitiyor. Çünkü sonrasında saçma sapan entrikalar dönüyor. Son bir bomba daha çıkıyor. Onu deliğe Eren son dakikada koyuyor. Shikishima hain olmasına rağmen ben patlatırım çekil diyor. Patlıyor, general aslında en güçlü titanmış, patlamayla birlikte ölüyor. Allah da sizi kahretsin diyesi geliyor insanın. Part 1 ve part 2 olan bu filmin, ikinci bölümü fiyasko gerçekten de. Çünkü naif bir kişilik olarak ben, film boyu Levi’yi, Ervin Smith’i ve Annie’yi bekledim. Bunları filme koymamışlar, çünküüü bu karakterler Japon değilmiş. Tövbe estağfurullah çekerek bitirdiğim bu filmde, manganın baş rollerinden, efsane komutan Levi yok, yerine Shikishima var.

maxresdefault-1

Arkadaşlar film, animeyi sevenler için vasat, izlememişler için vasat üstü olarak değerlendirilebilir. Yönetmen, oyunculuklar, sahneler, ortam(çevre), müzikler çok başarılı. Patates kız ve Hange çok tatlıydı. Kurgu, senaryo, cgi ise Allah’a emanet. Tekrar söylüyorum film +23 olabilir, ona göre. Filmi önermiyorum, ama animeyi şiddetle öğreniyorum. En iyi beş animeden biri olduğunu düşünüyorum. Benden bugünlük bu kadar. Sağlıcakla kalın.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER