Herkese merhaba dostlar.

Öncelikle şunu bir kenara iliştireyim, bu tam olarak bir inceleme yazısı değil. İşin erbabı bir sürü arkadaşım elbette zaman içerisinde bölümde geçen en küçük detayın bile arkasında yatan hikayeyi, sinematoloji veya animasyon tekniklerinden konuşacaktır. Bugün ben Rick&Morty’e bir saygı duruşunda bulunmak istiyorum. Aşağıda seri ve bölüm ile ilgili spoiler var. Bak bulunabilir değil, var.

rick-and-morty-season-3-creators-tease-a-return-to-previous_31mx

Benim Rick&Morty ile tanışmam bir hayli geç oldu. İnternette gördüğüm paylaşımlar, resimlerin Netflix’de gözüme ilişmesi üzerine izlemeye başladım seriye, tahminen üç ay önce. Yani ben sizler gibi aylardır heyecan içerisinde bir bekleyişte değilim, biraz yenisiyim buraların. Kırksekiz saat içerisinde iki sezonu tüketip, sessiz bir bekleyişe girdiğimi hatırlarım. Gerçekten çılgınlar gibi güldüğüm ilk seridir Rick&Morty. Yazarlarının dahiyane bir şekilde sunduğu olayları, “Mind-blown” anları ile pek çok izleyici gibi benim de hayranlığımı kazandı. Doğal olarak üçüncü sezon için bekleyişe geçtim ve ucundan kıyısından haberleri takip ettim.

Sonunda üçüncü sezon önümüzde. Bölüm hakkında ilk söyleyebileceğim şey, keşke daha uzun olsaymış. Gerçekten tadı damağımda kaldı. Bölümü Rick’in dördüncü duvarı yıkan tiradını dinleyerek bitirirken kendi kendime bende ufak bir tiradda bulundum. “Bu kadar beklettiniz de yirmi dakika mı reva gördünüz bizlere?! Hay sosunuz batasıcalar!” replikleriyle bitirdim bölümü. Çünkü Rick’in federasyonu beş dakikada yok etmesi her ne kadar seri içerisinde mantıklıysa bile benim için yeterli değildi. Kısa kaldı.

Seri içerisinde mantıklı demişken, altının çizilmesi gereken bir konu var. Serinin en büyük başarımlarından biri kendi içerisinde tutarlılığını kaybetmemesi, bunu üçüncü sezon ile çok şık bir şekilde devam ettirmişler. Benim için herhangi bir kurguda ki sürekli tutarlılık çok önemlidir. Kendisiyle çelişmeyen bir evren yaratmak bir hayli zor bir şeydir, eline kalem alıp iki sayfa yazı yazan bilir bunu. İşte bu tutarlılık, Rick&Morty gibi absürt komedi elementlerini sıkça kullanan bir seride aslında çok daha az seviyede tutabilecek iken, yazarlarının inşa ettiği süreklilik kesintisiz bir şekilde, kendi absürt mantığı çerçevesinde çok mantıklı. Rick’in, Rick konseyini yok etmesi, federasyon’un tek bir hamle ile çökmesi… Fevkalade.

rick-and-morty-season-2-episode-3-wedding-squelchers-rick-prisoner

Bölümün kendisi konuya uzatmadan girdi, Rick on beş dakika içerisinde hapishaneden kaçtı, devrim yaptı, Dünya’yı uzaylılardan temizledi. Rick bunu Rick olarak yaptı. Diğer Ricklerin yok olmasına ön ayak oldu. Burada aslında seride ki alt hikayeye katkı sağlayacak iki sahne var. Birincisi ilk garaj sahnesi. Rick’in gençliğine döndüğümüz bu sahne aslında Rick’in kendi kurgusu. Tam olarak karakterin geçmişini irdelemese bile, Rick’in geçmişi hakkında gördüğümüz ilk sahne. Boyutlar arası teleportasyon cihazını inşa ederken Rickler konseyinden gelen bir Rick’in konuya dahil olmasıyla gelişiyor ve bu tamamen Rick’in kurgusu olarak, Rick’in gözünden anlatılıyor. Burada ben bu kurgunun içerisinde gerçeklik payı olduğunu düşünüyorum, bu sezon muhtemelen Rick’in geçmişinden daha çok sahne göreceğiz. İkinci sahne ise son sahne. Burada Rick, Mortyi köşeye sıkıştırıp “Sen ve ben, sonsuza kadar maceralara atılacağız.” söyleminde bulunuyor. Burada Rick aslında Morty teorisinin bayağı kuvvetlendiğini düşünüyorum.  Aynı şekilde bölümün kendisinin Kötü Morty, orijinal Morty’nin yerine geçti teorisini de desteklediğini düşünenler var internette.

Nasıl övsem bilemedim, Elimizde bir efsane var, bu dönemin kültü olmuş bir seri var ve ben bunun hakkında ne söylesem asla hislerimi tam olarak yansıtamayacak.

Bu arada, şu McDonalds sosunu yemiş olan var mı ?

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER