Lucifer’ın geciken incelemesi için öncelikle kusura bakmayın. Kişisel işlerimden ötürü bölümü bile yeni izleyebildim ve hemen akabinde sizlere hem bu bölüm hakkında hem sezonun geneli hakkında bir değerlendirme yapacağım.

Lucifer Morningstar, ilk sezonuyla 7’den 70’e herkesin ilgisini çekerek dizi hayatına başladı. Öncelikle konumuz gayet sağlamdı. Cehennemi yönetmekten sıkılan Şeytan’ın Dünya’ya gelirse yaşayacağı maceraları daima satar, daima merak edilerek izlenir. Çok fazla bilgimizin olmadığı ve meraktan öldüğümüz varlıkları insan bedeninde izlemek çoğumuzun hoşuna gidiyordur. Ancak yapımcılar hem Lucifer’ın çizgi romanından hem de klişeleşebilecek bir temayı çok farklı şekilde işleyerek bizlere Lucifer’ı sevdirdiler. Sevmemizin başında elbette her zaman söylediğim ve söylemeye devam edeceğim Tom Ellis’in doğma amacının şeytanı oynamak olduğu gerçeğini atlamayalım. 2 sene boyunca Lucifer karakterini derinleştirdiği gibi ona bambaşka anlamlar da kattı.

En iyisi biz sezon finalini bir değerlendirelim, teorileri yazalım ve genel bir değerlendirmeyle yazıyı sonlandırırız. O halde, başlıyorum.

Fotoğraftan sonrası SPOILER içerir.

luc3

Alazlı Kılıç’ın son parçası Amenadiel’e emenet edilmişti. Eden kişi Tanrı olunca, emanet ettiği kişi ise gözden düşmüş en büyük oğlu ve ilk melek olan Amenadiel olunca ortam baya şenlendi. Çünkü Amenadiel, varlığının ilk gününden beri görevini yerine getiren, kaderci ve babasının sözünden çıkmayan iyi evlat olmuştu. Takdir görmek tek arzusuydu. Bunu asırlar boyu yaptıktan sonra kardeşi Lucifer’ın cehennemi bırakıp onu da dünyamızın bataklığına çekmesiyle o da güçlerini ve kanatlarını kaybetmişti. Tıpkı ilk düşen melek olan Lucifer gibi. Alazlı Kılıç’ın son parçasını vermekten çekinen Amenadiel, kolye ucunu Dan’in cebine saklamasıyla bir süre ondan kurtulmuş oldu. Bu sırada anne Charlotte, içindeki gücü insansı bedenin kaldırmamaya başlamasıyla başı zaten ağrımaya başlamıştı. Bu yüzden bir an önce Tanrı’yı öldürüp Cennet’e giderek oğullarıyla yaşama hayali kuruyordu. Orada Tanrı varken ve onu yok etmeyi düşünürken her şeyin düzgün gitme ihtimali neredeyse sıfırdı. Zaten bunu Lucifer suratına söyledi:

Her savaşta kayıplar olur Anne..

Girecekleri savaşta Amenadiel ve Lucifer’ın yok olma ihtimali yüksek olduğu için Charlotte bunu istemedi ve Lucifer’ın açtığı yeni bir boyuta giderek sonsuza kadar oğullarına veda etmiş oldu. Aslında sonsuza kadar demeyelim çünkü Alazlı Kılıç da aynı boyuta yollandı. Eğer Tanrıça onu kullanırsa Lucifer’ın olduğu boyuta dilediği zaman gelebilir. Tabii bu bir süre imkansız olacağından anneye veda ettik diyebiliriz. Anneyi nereye gönderdi diye merak ediyorsanız, cehenneme gitmedi. Lucifer, onu cennete geri gönderirse tüm olayların iyice geriye gideceğini, cehenneme gönderirse hiçbir işe yaramayacağını düşünüyordu. Çok farklı bir planla annesini hiçliğin olduğu yeni bir boyuta götürdü. Yani bizim Big Bang patlamamız ile başlayan süreçten bugünlere geldiysek, orada da Tanrıça kendi evrenini kurabilecek ve yepyeni bir hayata başlayabilecekti. Kısacası o boyutun Tanrısı artık Charlotte.

Chloe ise 2 sezondur ilk kez bu kadar geri planda kaldı. Sezon finalini Lucifer ve ailesine ayırmalarına sevindim yalan yok. Dizi bir ara Lucifer ve Chloe’nin “Ne zaman öpüşecek bunlar?” sorusundan başka hiçbir şeyi merak ettirmemeye başlamıştı. Ayrıca senaristlerin her önemli noktada Chloe’yi öldürmeye veya ölümcül bir şeye yakalanmasından sıkılmış olacaklar ki bu sezon finali tamamen Lucifer’a özel oldu. Hepimizin içinde Chloe’ye tüm gerçekleri anlatamayacağını bilse de KOŞ ULAN KOŞ SİGARALAR KENDİLİĞİNDEN YANDI BE modunda o telefon konuşmasını dinledik. Peki o an ne oldu? Lucifer’ı bayıltan kimdi ve uyandığı yer neresiydi? En önemlisi O KANATLAR NEREDEN ÇIKTI?!

luc

Lucifer’ın cildinden anlayacağımız üzere uzun zamandır orada baygın yatıyor. Dünyamıza benzese dahi tamamen çöl olan bir yerdeydi ve sanki bir savaştan çıkmışa benziyordu. Bazı teorilere göre annesinin yarattığı yeni evrende bir yer olduğu yazılmış ancak annenin daha fazla işe karıştılacağını sanmıyorum. Lucifer’ın yaptıklarının bir sonucu olarak kanatlarını geri alma ihtimali var ki, bizim gördüğümüz bayıldığı andan ayıldığı ana kadar geçen süreçte oldukça fazla bir zaman atlaması yaşanmış olabilir. Bizim zamanımızla öbür tarafın zamanı aynı olmayacağını eklersek Lucifer döndüğünde Chloe’yi yaşlı bulmaz merak etmeyin. Ancak Lucifer’ın kanatlarını geri kazanması olayı beni heyecandan komaya soktu sayın okur. Neden soktu çünkü Lucifer, hiçbir zaman kendini anlatamamış, iyi bir varlık olmasına rağmen asiliği yüzünden asırlar boyu cehenneme sürgün edilmiş ve insanlar dahi onu saçma lakaplarla anarken onun üzüntüsüyle empati kurabiliyordum. Bu empati sonucu ise kanatlarını geri kazandığında o en baştan beri hakettiği saygıyı, iyiliği geri kazanmasıyla beni mutlu etmeye yetti. Ancak Lucifer’ın kanatlarından çok, olduğu yeri yadırgadığını farketmiş olmalısınız. Bulunduğu yeri kesinlikle tanıdığını düşünüyorum. Bir başka ihtimal ise bunun flashback olduğu. Çok fazla bütçe olmadığından havalarda uçmak ve gözlerin kırmızı renge bürünmesi dışında epik sahneler göremiyoruz. Ancak Lucifer’ın asiliğini anlatacakları ve düşmeden hemen önceki melek formuyla görebilecek olma ihtimalimiz var mı? Bence var ve umarım bu gerçekleşir! Tanrı’ya açtığı isyan bayrağını ve o savaşı 5 dakika bile olsa görmek Lucifer dizisine seviye atlatır inanın.

Bu arada Tanrıça, Charlotte’ın bedeninden çıktıktan sonra daha önce ölen Charlotte’ın nasıl canlandığını merak ediyorsanız bir teorim var;

İnsan bedenine koskoca evreni yaratan Tanrıça girmiş. O beden otomatikman kendiliğinden iyileşmiş oldu. 

E, yani. Tanrıça’nın ışığı ile Charlotte ölümden dönmüş oldu. Hatta ilk yaptığı hareket boynuna-veya sırtına tam hatırlayamadım- saplanan bıçağın onun hatırladığı son detay olduğu için elini arkasına götürmesi detayı çok inceydi ve güzeldi. Bunu atlamamaları daha hoş oldu. Şimdi ise Dan için Chalotte ile bir ilişki yaşama ihtimali daha yüksek. Dan bir gün öldüğünde Tanrıça ile karşılaşırsa ne şaşırırdı he. Değil mi?

Artık yavaştan toparlamam gerekirse Lucifer, ilk sezonundan itibaren başladığı Chloe meselesini daha az irdeleyerek ibreyi tamamen Lucifer’a döndürerek doğru bir karar aldı. Artık yeni sezona kadar bu teorilerim ve sizin yapacağınız yorumlarla baş başa kalacağız. Aslında normal sezon 22 bölüme kadar uzatılmıştı ancak kış finaliyle öyle uzun bir ara verildi ki, fazladan 4 bölümü çekmemeye karar verdiler. Bence iyi de oldu. Saçma sapan cinayetlerle uğraşacağımıza gayet merak uyandıran bir şekilde sezon finaline girdi ve bize aylarca bunu düşünme şansı tanıdı. Lucifer’ın üçüncü sezonu geldiğinde ben yine buradan sizler için incelemelerimle karşınızda olacağım. Son olarak Chloe yani Lauren German’a olan aşkımı bir kez daha hatırlatarak sizlere veda ediyorum.

Yeni yayın döneminde görüşmek üzere!

Lucifer GIF - Find & Share on GIPHY

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER