Bu inceleme Lucifer 2. Sezon 15. Bölüm Hakkında SPOILER İçermektedir

Lucifer’ın klasik ve klişe dolu bölümlerinden birini daha izledik arkadaşlar. Bana inceleyecek bir alan bırakmayacak kadar normal bir bölümdü.

Duygular kontrol edilir mi edilemez mi? 

İşi gücü bıraktık insanın varoluşundan itibaren sorguladığı bir soruya Lucifer üzerinden cevaplar aradık. Lucifer ne yaptı? “Duygular nasıl kontrol edilemez saçmalık bu” gazıyla başladı, bölüm sonunda HA EVET KONTROL EDİLEMEZMİŞ ile bitti. Benim Lucifer’ı sevmemin en önemli sebebi Tom Ellis’in oyunculuğunun yanı sıra Tanrı ile Şeytan’ın anlaşmazlığını Şeytan’ın gözünden oldukça duygusal bir şekilde görüyor olmamız aslında. Ancak durum metafizik işlerden çıkıp insanlığın en sıkıcı konularından birine yani DUYGULAR’a geçince bölümden hiçbir zevk alamadım maalesef.

Belki zevk alamadım ancak uzun süredir potansiyelini çok fazla kullanmadıkları Maze’i tekrar sahalara indirmeleri harikaydı. Yani her sahnesi ayrı güzel ve ona özel. Bir dişi iblisin dünya üzerinde yapabileceği en masum işlere girişmesi, Trixie’yi sevip ona bıçaklamayı öğretmek istemeyi oldukça doğal bulması Lucifer’ın doğru yaptığı işlerden biri. Bunu sürdürmek yerine çok fazla Chloe ve Lucifer’ın mümkün olmayan ancak Tanrı’nın işi gücü bırakıp oğlu için birini yaratarak onu bu hayata sürüklemesinin güzelliği dışında fazla insancıl-ölümlü takılır oldu dizimiz. Tam bunları düşünürken anne Charlotte’ın fazla vakti kalmadığını anlıyoruz ve Alazlı Kılıç yani İncil’in meşhur Flaming Sword’u Lucifer’ın kullanmasını sağlayarak Cennet’in kapılarını kırmasını istiyor. Ben de merak ederek bir araştırmaya girdim.

İncil, Genesis Bölüm 3’ün 23 ve 24. kısımlarında şu sözler geçiyor:

23 Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Adem’i Aden bahçesinden çıkardı.

24 Onu kovdu; yaşam ağacının yolunu denetlemek için Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi.

Wikipedia ise bu kılıcı oraya yerleştirenin bazı geleneklerde Uriel olduğunu eklemiş. Lucifer, İncil’i sıkı sıkıya takip ediyor gibi gözüküyor ancak bazı noktalarda gelenekleri katarak işi daha ilginçleştirme yoluna gitmişe benziyor. Ölen kardeş Uriel’i hatırlıyorsunuzdur? Azrail’in kılıcını çalıp Dünya’ya gelmiş ve Lucifer’da onu öldürmek zorunda kalmıştı. Bu kılıcın ise aynı zamanda Flaming Sword olduğunu öğrenmiştik. İncil veya başka dinlerde Lucifer’ın bu kılıçla bir bağlantısı olduğuna rastlamadım ancak dizimiz böyle bir yolu seçmiş.

Lucifer’ın duygularını kontrol etmeyi istemesinin olasılıksızlığını öğrenmesiyle seçkin okulda işlenen cinayeti çözmemiz bir oluyor. Debbie’yi öldürenin adını bile hatırlamadığım ama Maze’in kündeye aldığı an ve Amenadiel’in kılıçla oynarken Lucifer’ın arkadan yanlış anlama sahnelerinde gülmekten yere düştüm. Lucifer’ın kendini bozmadan ilerlediği iki şeyden biri varsa o da mizahıdır. İlki zaten Tom Ellis’in hayata Lucifer olmak için geldiği.

Bir diğer yıldızımız ise Trixie oldu. Annesi Chloe’nin tehlikeli bir iş yapmasından ötürü onlara mutluymuş gibi davrandığını içten içten anlattıkça ben üzüldüm. Bu tür diyalogların ileri de anne-baba olacak kişilere birebir etkili olduğunu düşünenlerdenim. Tabii bu etki Lucifer’ın Trixie’ye araba anahtarlarını verdiği an ile birlikte bitti ama olsun.

Anne Charlotte’ın fazla vakti kalmadı demiştik. Bence yavaştan işlerin iyice kızışıp Azrail’in hatta Tanrı’nın bizzat olaylara müdahil olacağını düşünüyorum. Anne’nin yolu yol değil ve her şeye kadir olan bir Tanrı’nın tüm bunları bekleyeceğini düşünmek saçma olur. Tanrı ile Lucifer’ın ilk karşılaşacakları anı deli gibi bekliyorum. Umarım olur ve harika bir bölüm izlemiş oluruz! Supernatural tarzı olmasın, yeterli.

Haftaya görüşmek üzere!

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER