İnanın Lucifer’ı çok sevmeme rağmen böyle bir dizinin varlığını unutmuştum. Ocak ortasında verdiği ara sağolsun bunu hepimiz düşündük. Hatta bu incelemeyi yayınladığım vakit OHA LUCIFER VARDI DEĞİL Mİ LAN diye koşarak yeni bölümü açmaya gideceğine eminim. Peki özlediğimize, beklediğimize değdi mi? Sırf Tom Ellis ve Lauren German’ı görmek açısından bile EVET, DEĞDİ. Bölüm nasıldı derseniz, onu da aşağıda SPOILER olarak bir konuşalım.

1280x720-RpV

Evet, Lucifer 4 aylık aranın ardından geri döndü. Neler değişti diye bir bakalım:

  • Lucifer, Candy adlı egzotik dansçı -striptizci değil, bu hakarettir- ile evlenmiş,
  • Amenadiel yavrum hala Lucifer’ın sözünü dinleyip Chloe’yi gözetlemeye devam etmiş,
  • Anne Charlotte, oğluna verdiği acıdan ötürü affedilmek için fırsat kolluyor,
  • Chloe, 2 haftadır ortadan kaybolan Lucifer’ı acı çekerekte olsa unutma evresine girmiş.

Bunların hangisi değişti diyeceksiniz tabii her şey Ocak ayında bıraktığımız gibi sonuçta. Lucifer’ın evlenmesi tek değişmiş olandı. Bunun ciddi bir olay olmadığını elbette biliyorduk ki onlarda bunu bize yedirmeye çalışmadı. En azından izleyeni salak yerine koyan bir sürü dizinin yaptığını uygulamayarak bir kere daha saygımı kazandılar. Basit bir sebep belki ancak bunun gibi basit şeylere bile hakkını veremeyenler var. Neyse Lucifer’ın intikam planı yapacağını düşünen Charlotte ve Amenadiel diken üstünde beklerler. Bu sırada Lucifer bir deste para karşılığında bir çanta satın alır ama bunu biz görmeyiz. İntikam planının başlangıcı işte bu çanta ancak intikam kimden alınacak? Muhtemelen Tanrı’dan.

Chloe ve Lucifer’ı yan yana görmekte uzun süredir görmediğiniz ve eskiden hoşlandığınız birini görmüş hissine benzer hisler yaşattı. Chloe’in üzüntüsü bölüm sonuna dek devam etti ve Lauren German’ın saf güzelliğine o kadar aşığım ki, onun yüzüne yaklaşıldığı an altyazıları, hikayenin gidişatını falan takibi kesiyorum. Düğün Dernek filminin Tüpçü Fikret özlü sözünü Lauren German’a söylemek istiyorum;

Kitap yazsın.. Okurum lan. Düşün. Kitap ve ben. Okurum diyorum.

İlanı aşkımı Ocak ayından beri yapamayıp şimdi yapınca bir rahatladım. Biz konumuza dönelim.

ch

Klasik Lucifer cinayetlerinden birini daha izledik her soru yine cevaplandı ve katil yine konuşulan, şüphelenilen kişilerden değil arka planda kalan tiplerden olan baterist çalan eleman çıktı. Lucifer’ı boğmaya çalıştığı sahne komik ama saçmaydı. Chloe istediği an vurabilecekken Lucifer’ın acı çekmesini isteyecek bir karakter değil ama ondan vurmamış olabilir. Vurup, katili yakaladılar elbette.

Candy Morningstar ise Lucifer’ın planlarından biri olarak oyunculuk hayatına devam etmesi için şehirden ayrıldı. Tüm bu Candy olayları ise Chloe’nin, Tanrı tarafından kaderi olarak Lucifer’a aşık olması sebebiyle yapılmış bir oyun olduğunu söylüyor Luci. Chloe, kendi iradesiyle değil Tanrı’nın uzun yıllar önce belirlediği plan sayesinde Lucifer’a aşık olduğundan ötürü Luci, hem kendisi hem Chloe için Candy ile yalandan bir evlilik planlamış. Gerçekten Luci için zor bir durum. Lucifer, Tanrı’nın Chloe üstünde bir kader belirleme veya güç unsuru olarak bulunmadığını yakında öğrenecektir. En azından ben böyle düşünüyorum. Chloe, kendi iradesiyle Lucifer’ı sevdiğine eminim. Zaten Tanrı’nın planlarına akıl sır erdirilemez. Öyle derler yani. Değil mi Luci?

Lucifer’a kavuşmamızın sebebine şimdilik yorumlarım bu kadar. Zaten üstüne konuşulacak çok fazla bir olay örgüsü yaşanmadı. Sadece Charlotte, Cennet’i ele geçirmek için Azrail’in kılıcını Lucifer’ın kullanmasını istiyor. Tanrı’yı öldürüp tüm aile cennet içinde mutlu mesut yaşama hayalleri kuruluyor ancak Lucifer ne kadar kızgın olursa olsun bu işe kalkışmayı planlasa dahi uygulamayacaktır.

Haftaya görüşmek üzere!

 

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER