Lucifer ve Chloe’nin 2 sene boyunca beklediğimiz öpücüğü sonrası her şeyin mutlu mesut geçmeyeceğini tahmin edebiliyorduk. Dizilerin bu tür sorunları olabiliyor elbet. Hatta Lucifer’ın bölümleri daha kısayken çok sevildiği için yanlış hatırlamıyorsam 22 bölüme çıkartılmıştı. Bu da daha filler bölümler, daha yavaş ilerleyecek hikaye kurgusunu ilanı demekti. Öyle de ilerliyor ancak geçtiğimiz bölümün berbatlığından sonra bu bölüm vasat üstü olarak değerlendirebileceğimiz, oyuncuların minnoşluklarının yine ön planda olduğu ve izlenmesi keyifli bir bölümdü. Spoilerlı konuşmaya başlıyorum, buyrunuz!

İlahi varlıkların insani duygulara ve empatilerden yoksunluğunu bir kez daha gözümüze soktukları ve Lucifer’ın Chloe’in öpücüğünün gerçek olup olmadığını koca 45 dk anlamaya ve keşfetmeye çıkışını ekranlara getirdiler. Öpücük, gerçekti. Chloe’in yıllardır cinsellik yaşamaması sonucu rüyalarına kadar girmesi, Lucifer’ın poposuna şaplak atması ve o deneyimsizliği buram buram aktarması açısından çok komik sahneler izledik. Lucifer’ın özü bu aslında. Chloe ile aralarında harika bir uyum var ve bunları izlemek herkese keyif verdiğini düşünüyorum.

Bölüm kötümüz ise çizgi romanlardan hatta Gotham’dan fırlamış çılgın bilim adamlarına benziyordu. Bu açıdan Lucifer evreni cinayetleri için bir level atlamışlar, güzel de olmuş. Profesörümüz, yaptığımız tercihleri eleştirenlerin kendi hayatlarına bakmadan, o seçimleri yapmadan eleştirmelerine karşıydı ve bunu psikopat bir yöntemle bile olsa kanıtlamaya çalışıyordu. Yaptığımız seçimlerin, ucunda ölüm varken nasıl da bencilleşebildiğimizi kanıtlamış oldu aslında. Aktör adam suratını kesmeye kıyamazken aynı profesör gibi kendini düşündüğü için bir başka öğrencinin ölümüne sebep oldu. Doktor olan hanımefendi ise hayatını buna adadığını belirterek resmen elini çöp öğütücüsüne soktu. Bu bölümün en hoş yanlarından biri Lucifer kadar izleyenide ULAN BEN NE YAPARDIM ACABA? diye sorgulatmasına sebep oluşu diye tahmin ediyorum.

lucifer

Son olarak ise Charlotte, Chloe’in mucize olduğunu Lucifer’a söyleyebilme çabalarını gördük. O kadar çabaladı ama Lucifer koskoca mekanda 35 yıl önce çekilmiş fotoğrafı -hala orada ne işi varsa- buluyor ve Chloe’in Tanrı’nın bir planı olduğunu görünce tüm bölüm izlediğimiz GERÇEKLİK duygusu tek bir kareyle çöpe gitmiş oldu. Chloe’in bundan haberi olduğunu sanması biraz saçma kaçtı. O sırada ise kötü bir şeylerin olduğunu hissederken Chloe’in kanamasını durmadığını ve zehirlendiğini gördük. İki ihtimal var;

1- Profesörü kovalarken yere düşmüşlerdi ve o sırada yakın çekimle karnına vurduğunu görmüştük. O sırada zehir enjekte edildi. Zaten profesör “sende yakında anlayacaksın” lafıyla bunu açıkça belirtti.

2- Will Smith’in başrolünde oynadığı Hancock filmini izleyenler bilir. Orada Charlize Theron ile tanrıları oynuyolardı ve birbirlerine yaklaştıkça ikiside ölümlü oluyordu. Burada da Lucifer’ın zarar gördüğü gibi Luci ile yakınlaştıkça Chloe’de ölümcül bir şekilde hastalanıyor olabilir. Sonuçta o, MIRACLE.

Şimdilik böyle Lucifer severler. Haftaya gelecek bölümle kış finalini izleyerek araya gireceğiz. Haftaya görüşmek üzere.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER