Bölümümüzün konusu, gemimiz tebeşir çağına düştüğünde bir yandan geminin tekrar zamanda atlama yapabilmesi için gereken parçayı bulmakken bir yandan da eski kaptanımız, şu an beyni yıkanmış olan Rip Hunter’ı kendine getirmek ve mızrağın son parçasının yerini öğrenmekti. Konuya da bir değinmiş olduğumuza göre detaylı incelemeye geçebiliriz artık. Dolayısıyla baştan uyaralım buradan sonrası bölümü izlemeyenler için SPOILER olacaktır.

Geçen hafta izlediğimiz bölüm, ekibimizin Kader Mızrağı olarak çevirebileceğimiz Spear of Destiny’nin bir parçasını Stargirl’den bölümün sonlarına doğru alabilmiş, daha sonra ise tekrar kaybetmişti. Bu hafta ise klasik açılış konuşmamızı Sara’nın yapması ile diziye başladık.Hala açık ara favorim bu konuşmayı Mick’in yaptığı versiyondur. Bölüme gelirsek, bölüm klasik metod ile iki ayrı hikaye izletti bize bu hafta. İlki Ray, Nate ve Amaya’nın geminin eksik parçasını tebeşir çağında aramasıydı. Diğeri ise Sara ve Jefferson’ın Rip’in zihnine girip Rip’i eski haline döndürmeye çalışmasıydı. İlk hikayemiz her ne kadar aksiyonsuz ise ikincisi de bir o kadar aksiyonu boldu. Ayrıca düşülmüş olan bu ”Tebeşir Çağı” döneminde Ray’in 6 ay nerede ve nasıl hayatta kaldığını görmek, izleyenler için gerekli olmasa da güzel bir açıklamaydı. Bu sahnelerde Nate ve Amaya arasındaki ilişki zaman zaman bende kusma isteği doğursa da yardımıma yetişen Ray, ilişkinin bitmesi gerektiğini söyledi. Sara ve Jefferson’ın Rip’in zihnine gidiş şekli, enselerinden iğne gibi bir kablo bağlanması kısmı ise bana direkt Matrix’i hatırlattı ve yüzümde bir gülümseme oluştu. legends1Rip’in zihnindeki sahneler ise beni tatmin etti etmesine fakat evil Firestorm’un efektleri ciddi anlamda çok kötüydü. Tabi bunu da dizinin bir CW kanalı dizisi olmasına verebiliriz fakat işin garip kısmı, bölümün başındaki Waverider’ın düşüşü ve bölümün sonundaki dinozor’un efektleri hiç sırıtmıyordu. Rip’in zihnine gitme fikri ayrıca, fiziksel olarak var olmayan bir yapay zekayla konuşmak, hatta öpüşmek gibi yaratıcı sahnelerin ortaya çıkmasına sebep oldu bu bölüm. Gideon’ın donuk mimikleri ve konuşması ise aklıma Agents of Shield’ın Aida’sını getirdi. Gemide ise Mick ile Stein arasındaki konuşmalar güzel yazılmıştı. En aptal sanılan Mick’in çoğu zaman en mantıklı hareket eden olması çok güzel bir detay bence. Bölüm sonunda Rip kendine getirilmiş olsa da bu bölüm Legion of Doom adına pek bir şey vermediler bize. Bol bol Eobard Thawne,Malcolm Merlyn ve Damien Darhk istiyorum! Bölüm Rip’in kendine gelmesi, mızrağın son parçasının yerini hatırlaması ve biraz da Thawne görmemizle sona erdi. Şahsen CW’nin süper kahraman dizileri arasında en sevdiğim Legends of Tomorrow, bunun nedenlerinden birkaçı ise, dizi Arrow’un ya da Flash’ın neredeyse her bölüm yaptığı ”Ben suçluyum!” Hayır abi değilsin!” tarzı buhranlara, aşk işlerine hiç denecek kadar az giriyor oluşu. Bir ekip dizisi oluşuyla da bana her hafta bir çizgi roman okuyormuşum hissi vermeyi başarıyor.

legends2
Çabuk,Ray gelmeden!

Bu bölüm için yazacaklarım bu kadar, siz de fikirlerinizi, teorilerinizi çekinmeden aşağıya iliştirin, birlikte konuşalım tartışalım.

Haftaya bir sonraki incelemede görüşmek dileğiyle!

5 YORUMLAR

CEVAP VER