Övmek gibi olacak ama Kuzey Avrupa dünya üzerinde “yeryüzü cenneti” tanımına en çok uyan coğrafyalardan biri. Maddi refah almış başını gitmiş, doğal güzellikler bakmaya doyamayacağınız cinsten, Olöf Arnalds’tan tut Sigur Ros’a kadar büyük çeşitlilik taşıyan enfes bir müzik kültürü var. İnsanlar o kadar rahat ki intihar sebeplerinin başında can sıkıntısı geliyor.

Tabii bunca güzellik içerisinde Kuzey Avrupa Yönetmenleri boş durmuyor bir taraftan estetik hazlara hitap edecek şeyler  ortaya koyarken bir taraftan da toplumsal ve varoluşsal zeminde dikkat çekici işler ortaya koyuyor. İşte biz de bu muhteşem işlerden beş tanesini tanıtmaya çalışıyoruz.

Den Brysomme Mannen(2006):

Kafkaesk imgelerden, varoluşsal sorgulamalardan, modernite eleştirilerinden hoşlanıyorsanız izlemeniz gereken bir film Den Brysomme Mannen. Film her şeyin ama her şeyin düzenli işlediği, kaosa mahal bırakmayan, refah içerisindeki Kuzey Avrupa’nın nasıl bir psikolojik çöküntüye gebe olduğunu gösteriyor. Film neresinden bakarsak bakalım bir modernizm eleştirisi yapıyor ve bunu yaparken sinemanın temel enstrümanlarını yani kamerayı, görüntüyü muhteşem kullanıyor. Ortaya poster yapıp duvara asılacak sahnelerle süslü, eleştirel, muzip, yer yer fantastiğe, distopyaya göz kırpan bir film çıkıyor.

1781

 

Frygtelig Lykkelig (2008):

İskandinav ülkelerinin daima yağmurlu, puslu, kasvetli havasının polisiye eserlere ayrı bir tat kattığı tartışılmaz bir gerçek. Bu gerçek Televizyonda Bron/Broen gibi dizilerle, edebiyatta Jo Nesbo’nun kitaplarıyla her fırsatta bir kez daha ispatlanıyor. İşte yükselen tren İskandinav Polisiyesi’nin gayet sağlam örneklerinden biri bu filmde. Merkezden taşraya atanan bir polisin “Allah’ım sıkıntıdan patlarım ben buralarda.” triplerinden yavaş yavaş “Yalnız bu kasabanın insanı da bir tuhaf haa.” aşamasına geçişini çok güzel işleyen bu eser taşra ve taşralılık kavramına bakışınızı değiştirebilir. Bunları yaparken de sıkmaz bilakis sonunu merak ettirir gerim gerim gerer.

7300

Jagten(2012):

Kuzey Avrupa sinemasından bahsetmeye başlamışken adını anmazsak eksik kalacağımız bir iki kişi var. Bunlardan biri elbet Mads Mikkelsen. Standart seyircinin radarına muhteşem Hannibal performansıyla giren, şu sıralar Doctor Strange’in kötüsü olarak boy göstermeyi bekleyen Mikkelsen’in kendi memleketinde yaptığı işler de su götürmez derecede iyidir. İşte çocuk tacizi, toplumsal linç, güven, itimat gibi konuların işlendiği Jagten de başrolde Mikkelsen’in olmasıyla yetinmeyerek senaryosuyla da zorlayan, hırpalayan, rahatsız ederek düşündüren filmlerden biri olmuş.

51503Adams Aebler (2005):

Övmelere doyamadığımız Mads Mikkelsen’in yine döktürdüğü fakat üstteki rolünden çok farklı bir formatta döktürdüğü Adams Aebler Kuzey Avrupa sinemasının karakteristik özelliklerini  büyük oranda taşıyan bir film. Sakin sakin ilerleyip aralardaki kırılma anlarını daha da şiddetli hissettiren film topluma hizmet etmek üzere kiliseye gönderilen bir neo-nazi ile kilise’nin papazı olan İvan arasındaki ilişkiye odaklanmakta. Hayattan umudunuzu kestiğiniz anlarda izlemenizi tavsiye eder Mads Mikkelsen’e tekrar tekrar hayranlıklarımızı bildiririz.

Det Sjunde İnseglet (1957):

Kuzey Avrupa sinemasında bahsetmeden geçemeyeceğimiz kişiler olduğunu söylemiştim biraz yukarıda. İşte bu kişilerin başında İngmar Bergman geliyor. Sinemanın üst düzey sanatlardan biri haline gelmesinde, sinemanın felsefi sorunları konu edinen bir yapıya ulaşmasında Bergman’ın rolü tartışılamaz. Det Sjunde İnseglet yahut Türkçe adıyla Yedinci Mühür de yönetmenin en bilinen, en başarılı filmlerinden biri olmakla beraber fantastik ögelere göz kırpışıyla sitede tanıtılmak için en uygun filmi.

Haçlı Seferleri’nden dönen bir şövalyenin ölüm ile karşılaşması ile başlıyor eser. Canını almak için gelen ölümü bir satranç müsabakasına davet eden şövalye oyun bitene kadar birçok felsefi soruya cevap bularak kendini ölüme hazırlamaya çalışıyor.

1114Not: Tanıtılan filmlerin seçimi esnasında sitenin genel konsepti göz önünde bulundurulmuştur. Her liste gibi bu listede eksiktir.

Varsa Kuzey Avrupa Sineması’ndan sevdiğiniz film, Önerilerinizi bekleriz.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER