Öncelikle tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü can-ı gönülden kutluyor, ülkemizde ve dünyada kadınların hak ettiklerini kazanması için yapılan mücadeleye desteklerimizi belirtiyorum.

Masallardan hoşlanır mısınız bilmem. Bence hoşlanıyor olmalısınız zira geek kültürünün çok çok büyük bir kısmı masallarla temelleniyor. Fantastik edebiyatın çıkış noktasının çok net bir şekilde halk masalları olduğu tartışma götürmez bir gerçek mesela. Araştırdığımız zaman çizgi romanlardan tutun, fanı olduğumuz bilim-kurgu filmlerinin birçoğunda halk masallarından bilinçaltımıza işlenen birçok figür olduğu tartışılmaz bir gerçek. Yani şunu açık bir şekilde söyleyebiliriz; masallar içerisinde bulunduğumuz anlatılar evreninin temel taşlarından biri. Yüzüklerin Efendisi’nden Star Wars’a hayranı olduğumuz her anlatının temelinde bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde birçok masal göndermesi yatıyor.

Peki masalların cinsiyetlere dair duruşunu hiç düşündünüz mü? Yani Sindirella’nın başına neden gece on ikiden sonra dışarıda olduğu için birtakım şeyler geliyor ya da saf, masum, “tertemiz” prensesler neden hep güçlü prenslerin korumasına ihtiyaç duyuyor? Yahut aynı masallarda erkek neden hep gücüyle bir şeyleri alt etmek zorunda kalıyor? Ejderhalarla tepişmekten tutun elinde ayakkabı kapı kapı dolanmaya kadar tonla rol neden erkeğe yükleniyor?  Pek akla gelen şeyler değil bunlar fakat çok şükür birinin aklına gelmiş de muhteşem bir araştırma eseriyle karşılaşmışız. Sevgili Melek Özlem Sezer hocanın Masallar ve Toplumsal Cinsiyet isimli kitabı ile.

Hoca “Kaldırın şu eril eril şeyleri şuradan gözüm görmesin” derken.

“Kardeşim kafa dağıtmaya geldik sen bize araştırma kitabı diyorsun.” diye yaklaşmayın olaya. Gerçekten okuduğum çoğu romandan daha sürükleyici bir kitap Masallar ve Toplumsal cinsiyet. Masallara yahut cinsiyet rollerine zerre kadar ilginiz varsa alın okuyun pişman olmazsınız.

2010 Oğuz Tansel Halkbilimi Ödülü’ne layık görülen kitap çocukluğumuzdan beri duyduğumuz masallara bir feminist gözüyle yaklaşıyor ve masalların acayipliklerini bir güzel ortaya döküyor. Sadece masallarda kadının edilgin bir durumda bulunmasından da bahsetmiyor kitap fakat temel dertlerinden biri elbetteki bu yukarıda da belirttiğim gibi “genç kızın saat on ikiden sonra dışarıda ne işi var?” kafasındaki “iyilik perisi” olsun her koşula kurtarılmayı bekleyen güzel prensesler olsun kitabı okuduktan sonra deli gibi gözünüze batmaya başlıyor.

Kitabın temel dertlerinden bir diğeri ise masallarda kadınlara ve erkeklere yüklenen değerlerin tuhaflığı. Yani bildiğimiz üzere erkek her zaman zeki, çevik, ahlaklı, babayiğit, at binen kılıç kuşanan bir adam olmak durumunda masallarda. Yani çocukların gelişim sürecinin her alanında durmadan tekrarlanan bu masallar sağolsunlar erkeğe erkeğin hiç fikrini almadan “aktif olacaksın olm. ok atıp, güreş tutup, milletin ağzını kırarak varlığını ispat edeceksin.” rolünü giydiriveriyor. Kadına yüklenen değer rolleri ise bunun tam tersine gayet edilgin. Masalların dünyasında bir genç kadının güzel olması, hayatındaki erkeklerin(baba, abi koca) sözünden çıkmaması, ve cinsel yönden “temiz” olması kıymetli olması için yeter sebep olarak görülüyor. Fazlası aranmıyor hatta fazlasını göstermeye çalışan kadınlar da ayıplanıyor.

MV5BY2ZiOGM5NDctOTZkMi00ODhhLTgxM2EtMjZjMjU2MTNkYTg4XkEyXkFqcGdeQXVyNjAwNTYwNDg@._V1_SX1777_CR0,0,1777,999_AL_
Kitap gibi kitap!

Tabii kadının kıymetli olması için sadece güzel olması yetmiyor masallarda, bir de bu güzelliğin farkında olmaması yahut farkında değilmiş gibi davranması icap ediyor. Kadın güzel olduğunun farkında olunca ya kötü kalpli kraliçe oluyor yahut babayı ayartıp kızına karşı kışkırtan kötü kalpli üvey anne.

Velhasıl kitap bunları anlata anlata masallar üzerinde kafa açıyor. Zaten düşünmeyi, araştırmayı huy edindiği için geek olan bizler de “dur lan” diyoruz okudukça “Lois Lane’nin habire Superman tarafından kurtarılması, Mary Jane’nin boyuna Spiderman tarafından kurtarılması gibi mevzular ne kadar benziyor buna” diye düşünüyoruz mesela. “Ya da süper kahraman evrenlerinin yahut fantastik dünyaların kadın kahramanlarının bir taraftan çok güçlü, çok iyi dövüşen insanlar olup bir taraftan da illa ki cinselliklerini vurgulayacak kostümler içinde olmalarını biraz art niyetli buluyoruz. Xena gibi Arya Stark gibi, Jessica Jones gibi kadın haliyle, kadınlıklarını dışlamadan yahut kendilerini cinsel obje olmaktan çıkararak kahramanlık yapabilen kadınlara daha bir hayran oluyoruz.

gall
Evet sevgili Wonder Woman bu zırh bu şekilde her türlü darbeye karşı koruyacaktır bence de.

Gerçi ülkemizde ve dünyanın büyük bir kısmında kadın olarak var olabilmek zaten büyük kahramanlık. (Tamam çok klişe oldu biliyorum ama söylemem lazımdı)

Yorumlarınızı, düşüncelerinizi esirgemeyin.

Kadınlar gününüz tekrar tekrar kutlu olsun.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER