Injustice serisi oyun alanında delicesine sevildikten sonra çizgi romanlara geçmesi çok uzun sürmemişti. Hatta öylesine seviliyor ki Injustice 2 adıyla yeni bir oyun geleceği gibi hemen ardından yine çizgi romana devam edilecek. O günler gelene kadar Çizgi Düşler Yayınevi tarafından çıkarılan Injustice serisinin 1.2.3. yılları ve ciltleri ardından 4.yıl 1.cildi Türkçe olarak biz çizgi roman severlere yine hınzır gibi yetişti. DC evreni Injustice evreni ile sınırlı değil elbet ancak Türkçe çizgi roman takipçileri için bu evren oldukça önemli ve okuyana bu evreni seviyor diye saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum. İsteyen Earth-1’i isteyen Injustice evrenini isteyen Forever Evil’ı sever. Okuyanın neyi sevip, sevmeyeceğini karışan sitelere ve youtuberlara buradan sitemimi bildirip, okumayan için yarı spoiler yarı spoilersız bir şekilde incelemeye geçmek istiyorum.

Injustice_y4_8_teaser

Superman’in Lois’i kaybetmesinin ardından geçen 4 yıl boyunca yaptığı her savaşta kayıplarının arttığını derinden hissettiğimiz bir cilt oldu bu. Hikayenin sonlarına doğru Yellow Lantern Hal Jordan’ın hiçbir şeyi kaybetmeyen Superman’in her şeyi kaybetmek üzereyken yapacaklarından korkması hikayenin tam olarak özetiydi aslında. Lois öncesi Superman, onu Superman yapan iyilik ve saflıklarıyla dolu asla öldürmeyen karakterinden Lois’in ölümüyle karanlığa sürüklenişini ve her şeyini kaybetmesiyle süreç devam ediyor. Bu süreçte ise Superman’i müthiş rahatsız etmeye devam eden bir Batman’in varlığı biz okuyanları da aynı ölçüde rahatlatıyor olmalı. Şahsen bir çizgi roman okuru olarak en sevdiğim şey okuduğum hikayenin içerisinde uzaktan olan biteni oradaymışım gibi hissedebiliyor olmaktır. Injustice hikayesi bizlere tam olarak bunu sunuyor. Bu yüzden tanrılar arasında sıradan normal bir insan olarak olan biteni sakince karşılayamıyorsunuz ve Batman’de içimizden bir şeyler bulmak bu sebeple kolaylaşıyor. Sevdiceğini öldüren bir şuursuz Joker yüzünden diktatörlüğünü ilan etmiş Superman’in haklı-haksız oluşu ise bambaşka bir konu. Yaşadığımız dünya içerisinde kime sorsanız herkes bir Superman’in gerçekten yaşamasını isteyeceğini düşünüyorum. Lois’in ölümü sonrası aldığı kararlar ile de dünya barışı gibi gözükse de, Çılgın Marslılar filmini izleyenler bilir orada da BARIŞ İÇİN GELDİKLERİNİ ilan edip barış güvercinlerini vurmuşlardı. O filmi hala izlemeyen varsa mutlaka öneririm.

Konuya dönersek Superman’in tüm yaptıklarının sonuçlarını hem Justice League ekibi hem kendisinin çekmeye devam ettiği bu sayıda, çaresiz bir Batman’in ne kadar daha karanlığa gömülebileceğini anlamamız açısından çok sağlam kareler içeriyor. Sahip olduğu irade, kararlılık ve inatçılığı sayesinde savaş tanrısı Ares ile bile anlaşma yapabildi. Superman’in hala anlamadığı ama zaman içerisinde anlayacağı en kötü ihtimal dibe batmış bir Batman’dir. Oğlu gibi gördüğü Dick’i asıl oğlu Damien’ın şımarıklıklarıyla yarı kaybetmiş, Damien’ın Superman tarafında savaşıyor oluşu, Green Arrow-Black Canary-Huntress-Montoya gibi kahraman arkadaşlarını kaybedişiyle tamamen karanlığa gömülen bir Batman’in son çaresi Ares oluyor.

big_thumb_45dc3bdbcbd7c890e3bad0b9a38f2e6e

Yunan tanrılarının bu işe karışması çok hoşuma gitmediğini söylemem lazım. Konuyu uzatabilmek adına bir çaba olduğunu düşünüyorum ancak dünyanın tanrısıyla gerçek tanrıların savaşında geçen diyaloglar inanılmaz güzeldi. Batman’in Wonder Woman ile Superman’i karşı karşıya getirdiği planın ön hazırlığı yine enfesti. Injustice’in güzel yanlarından bir diğeri ise flashbackler. Superman’in dünyayı kaosa sürüklemesinden önceki masumluğu, saf kahramanlığının arasından geldiği hale empati kurmamızı güçlendiren bir detay oluyor. Wonder Woman ile yapacağı ölüm savaşı öncesi gösterilen flashbackte, Batman’in Superman’e ciddi ve daima hazırlıklı olması gerektiğini yine hatırlatıyor. Superman ise Batman’in bu karanlığını bir türlü anlayamadığını ve asla anlamak istemediğini bahsederken şimdiye dönüyoruz ve benim gözler anında sulanıyor (özellikle arka fonda gaz verici bir müzik çalarak okuyorsanız çok daha etkili, tavsiyemdir). Lex Luthor ise Superman’e duyduğu saygı ile verdiği kararları sorgulaması arasında yaşadığı ikilem arasında sıkışıp kalmış bir karakter olarak varlığını sürdürüyor. Ancak bu hikaye içinde uzun zamandır süper kahraman olarak göremediğimiz bir karakteri geri getirmesi açısından çok önemli bir yeri var. Tabi Lois Lane’e duyduğu sevgiyi görmemiz açısından kurduğu monologların hikayenin ilerisi için önemli olacağını düşünüyorum.

Tanrıların savaşı, adının hakkını vererek bu cildi kapatmak ve Zeus’a okkalı küfürlerle seriyi tamamlayacak üzereyken son anda gelen Shazam, birçok olayı tersine çeviriyor diye seviniyoruz. Sonra bir bakıyorsunuz ivme yine tam tersi yöne geçiyor. Injustice serisini bu kadar övülmesinin nedeni kahramanların birbirine girişmesinden çok hiçbir mantıksızlığın olmadan ivmenin sürekli karşı tarafa geçtiği şartlardır. Tahmin edilemeyen bir Superman vs Batman savaşı elbette ki okunur, izlenir.

İncelememi burada son vererek ve Çizgi Düşler Yayınevine bu seriyi Türkçe olarak bizlere sunduğu için teşekkür ediyor, Dördüncü Yıl Cilt 2’de görüşmek üzere diyorum!

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER