Takipçileri farkındadır Gotham neredeyse birkaç yıl süren bir sezon arasına girmişti arkadaşlar. Şu dizinin neden bu kadar çok ara verdiğini bir türlü anlayabilmiş değilim. Hayır bazı güzel yönleri, bazı büyük oyunculuk anları dışında bildiğin sezon 23-24 bölüm süren sıradan karasal yayın dizisisin. Neyin havası bu.

Neyse verilen uzunca aradan dolayı sitemimizi edip lafımızı soktuktan sonra dilerseniz spoilerlı bölüm incelemesi kısmına yavaş yavaş giriş yapalım.

Gotham şahsi kanaatimce bazı şeyleri çok iyi yapıyor bazı şeyleri ise hiç beceremiyor. Bu yüzden dizi bir türlü beklendiği gibi harika bir dizi olamadı fakat hiç bir zamanda bir Flash ayarına kadar düşmedi çok şükür. Bu bölümde de maşallah sezon arasından dönmenin verdiği gazla dizinin çok iyi yaptığı işlerle sıvayıp üzerine tüy diktiği noktalar kol kola üzerimize hücum etti.

Öncelikle dizide hemen herkesin ailevi ilişkilerinden bir dümen, bir düzenbazlık çıkması hali Kabız Başkomiser Jim Gordon’a da sıçradı. Bütün gün porselen fincanlarda çay içip Gotham’ı gizli gizli yöneten paralel yapılanma Baykuşlar Divanı’nın üyelerinden biri Jim Gordon’ın amcası çıktı. Amca bey “Jim gel olm bunları içeriden çürütelim. Bak Türkiye’de Polat Alemdar diye bir adam var o böyle böyle bütün ülke mafyasını temizledi.” derken samimi miydi yoksa sadece Jim’i yanına çekmek için mi böyle laflar etti bilemiyoruz şu şüphesiz ki Amca Frank ile Başkomiser Jim Gordon’un sahneleri inanılmaz kasıntı ve sıkıcıydı. Artık biraz daha az aile ve aşk ilişkileri görmeye başlasak dizi adına çok güzel olacak gibi geliyor bana. Neticede Selina Kyle’ın üç kağıtçı annesine kadar gördük göreceğimizi yeter.

david-mazouz-gotham-season-3

Bölümün esas yükü Ed Nygma üzerine binmişti. Koca bölüm boyunca Riddler karakterinin doğuşunu izledik. Başından beri çok kötü bir karar olduğunu düşündüğüm, adeta Wattpad ergen öykülerine yaraşır Penguin-Nygma yakınlaşması çok şükür bitti. Şimdi ruh hastası psikopat rolünü inanılmaz başarılı oynayan bu iki oyuncunun arasındaki mücadeleyi izleyecek gibi duruyoruz. Nygma’nın kendisine bir rehber araması bu uğurda Gotham’ın en büyük zekalarını mısır patlatır gibi patlatması açıkçası hoşuma gitti. Kendisine düşman olarak Jim Gordon’ı seçmesi ise bölüm boyunca yaptığı en saçma hareketti bana kalırsa ki senaristler sağolsun Jim Gordon yerine Lucius Fox’u getirerek olayı çok tatlı bir şekilde çözümlediler.

Nygma’nın bulmacaları, gizemli tavırları ve oyunculuğu çok lezzetliydi. Zaten dizide başrol Ben Mckenzie dışında kötü oyunculuk yapan birine rastlamış değilim. Ben beyefendi ise dizinin çocuk oyuncularından bile daha kötü, daha donuk, daha kabız oyunculuğu ile filmlerde ve çizgi romanlarda misler gibi işlenen Jim Gordon karakterini rezil etmeye devam ediyor. Nygma’nın uyarıcı maddeler kullanıp Penguin’le görüştüğü sahnelerde karşılıklı bir şekilde aka aka büyüyen oyunculuk diziden tamamen soğumamızı engelleyen unsurlardan biriydi.

Gotham üzerine daha detaylı inceleme yapacağım yazımda buna ayrıca değinecek olsam da bir miktar görsellikten bahsetmek istiyorum ki bana kalırsa ufak tefek fireler dışında Gotham’ın en iyi başardığı şey bu. Dizi renklerinden kamera açılarına kadar çok güzel ve kasvetli bir şekilde ilerliyor. Eski arabalar, eski telefonlar, modası geçmiş görüntüler dizinin görsel ruhunu Batman The Animated Series’e yaklaştırıp ilginç bir çizgi film estetiği kazandırıyor. Batman The Animates Series’i izleyenler bilir dizide tüm arabalar, giyim kuşam, saç baş modelleri 60’lı 70’li yılları andırsa da dizi bir taraftan süper güçlü bilgisayarların, cep telefonlarının var olduğu bir çağı aktarıyordu. Nygma’nın kafasındaki Penguen’in üzerinden sarkan yosunlar olsun, Nygma’nın iğrenç yeşil takımı olsun bu çizgi film estetiğini çok hoş bir şekilde yansıttı.

Baykuşlar Divanı bir taraftan Jim Gordon’u kendi taraflarına çekmeyi planlarken bir taraftan yan sanayi Bruce Wayne ile Wayne şirketler grubuna içeriden darbe yapmayı planlıyor gibi. Bakınız dizinin en büyük saçmalıklarından birisi de Bruce Wayne çevresinde dönen aptal gerilimler yaratmaları. Senaristleri karşıma alıp arkadaşlar bu adam Bruce Wayne, yaşlı olan da Alfred yani Gotham’da ölmeyeceğine gayet emin olduğumuz kişiler bunlar. Bu insanların bir şekilde atlatıp sağ kurtulacakları gerilimler yaratmaktan bıkmadınız mı? diyesim geliyor. Gotham’daki en şeker adam ünvanını kimseye kaptırmayan Alfred iki bölüme kalmaz Bruce’daki tuhaflığı fark edip işlere el atar biz de bu sıkıcı hikayeden kurtuluruz. Bruce Wayne’in hapsedildiği o yer ise Arrow’un arka bahçesi haline getirdiği Nanda Parbat olması kuvvetle muhtemel. Ras’al Ghul’un bu sezon görüneceğini zaten biliyoruz. Bruce’un ağır giden Batman eğitimi bu şekilde hem rayına oturur hem NE ZAMAN BATMAN OLCAK LAN BU ÇOCUK gerilimini bir nebze olsun üstümüzden atarız. ile falan karşılaşır da senelerdir çalışa çalışa dört sokak serserisini dövmeye kadar getirebildiği tekniğini biraz daha geliştirir.

Velhasıl Gotham sezona Nygma’nın kesin bir şekilde Riddler oluşundan ve Penguen’in Posion Ivy tarafından kurtarılmasından başka bir şey sunmayan ortalama bir bölümle döndü.

Sizin yorumlarınız nedir sevgili okuyucu? Bekliyoruz.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER