Sizlere bu yeni yazı dizimizde insanların pek bilmediği, büyük kitleler tarafından konuşulmayan, fakat az bilinmenin aksi bir şekilde oldukça kaliteli işleri tanıtmak istiyorum.

İlk olarak seçtiğim dizi ise Person of Interest!

poi 1

Başlıkta da bayağı iddialı bir şekilde belirttiğim gibi en underrated dizilerden biri olduğunu düşündüğüm Person of Interest 2011 ile 2016 yılları arasında CBS kanalında yayın hayatını sürdürdü. Ülkemizde de birkaç sezonu CNBC-e kanalında yayınlanan dizinin yaratıcısı belki de herkesin bildiği, büyük bir kesimin çok sevdiği Memento, Interstellar, The Prestige ve Dark Knight gibi filmlerin yönetmeni olan Christopher Nolan’ın kardeşi, bu filmlerin de yazarı Jonathan Nolan. Buradan bile dizinin senaryosunun ne kadar iyi olduğu belli oluyorken bir de yapımcı koltuklarından birinde Star Trek, Star Wars Force Awakens ve Lost gibi işler ile tanınan J.J.Abrams’ın olması ise diziye ayrı bir ısınma, kalite bekleme sebebi.

poi 3
Gelin de şu kareyi beğenmeyin!

Dizimizin konusu ise Harold Finch isminde zeki mi zeki bir milyarderin devlet için, ülkedeki bütün cep telefonlarını, mailleri, kameraları, kısaca bütün elektronik cihazları izleyerek terör olaylarını olmadan önce fark eden ve bildiren bir makine geliştirir. Fakat makine sadece terör olaylarını değil, sıradan cinayetleri, olayları da öngörür, devlet ise bu sıradan cinayetleri ‘’ilgisiz’’  denen sınıfa dahil eder. Finch ise eski CIA ajanı John Reese ile devletin ‘’ilgisiz’’ olarak gördüğü olayları gerçekleşmeden önce engellemek ister. Konu içerik bakımından ne kadar polisiye gibi, işleniş bakımından ise ilk bakışta her ne kadar ‘’her bölüm farklı olay’’ temasında gözükse de, sezonlar ilerledikçe dizi bu temadan çıkıyor ve ilk sezonlar arkadan yavaşça ilerleyen ana hikaye dizinin git gide merkezine yerleşiyor. Konu ise polisiyeden git gide bilim kurguya kayıyor ki makinenin dizideki rolü bana hep George Orwell’in 1984 romanındaki Big Brother’ı anımsatmıştır. Bilim kurguya azıcık dahi olsa ilgi duyan herkesin izlemesi gereken bu yapımda flashbackler ise çok önemli bir yer tutuyor. Her bölüm geçmişten farklı bir tarihe ait flashback gördüğümüz dizide senaryonun nasıl ilmek ilmek yazılmış olduğunu, bölümler ilerledikçe fark etmek, 5.sezonda, 1.sezonun flashback’i ile ilgili bir bilgi, ayrıntı öğrenmek izleyene apayrı bir seyir zevki sunuyor.

poi 5

İşin teknik detaylarına gelirsek kamera açılarıolsun, sahneler olsun, görsellik olsun bir Fargo ya da Breaking Bad kalitesi beklememek gerekli diye düşünüyorum. Fakat kesinlikle bu alanda da dizi bütçesine rağmen ortalamanın oldukça üstünde. Aksiyon sahneleri, dövüş koreografileri ise zaman zaman tökezlese de oldukça gerçekçi ve etkileyiciler. Dizinin çekildiği yerler ise dizinin konusuna uyuyor ve o kadar güzel kareler görüyorsunuz ki sık sık, insanın Amerika’ya gidesi geliyor.poi 2 Oyuncu kadrosunu ise Jim Caviezel ve Micheal Emerson’dan sonra yan rollerde Amy Acker,Sarah Shahi,Kevin Chapman ve Taraji P.Henson takip ediyor.Diziyi çıktığı yıldan beri takip eden ve birçok yabancı dizi izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki bu dizinin hissettirdiklerini çok az yapım hissettirmiştir bana. Yer yer gerçekten çok kaliteli duygusal sahneler, oyunculuklar içermesi, müzikleri, bölümlerde kullandığı şarkıları, If-Than-Else gibi dizi tarihinin görüp görebileceği en iyi bölümlerden birini – ki kendisi IMDb’de 9,9 puana sahip – ve nice bu tarz bölümü içermesi, kaliteli yazılmış karakterleri benim bu diziyi hep bir farklı, hep bir daha çok sevmemi, sahiplenmemi sağlayan nedenlerden bazıları. Oyunculuklar konusunu açmam gerekirse bir Emmy’lerde adaylık alacak oyunculuklar olmasa da bunu pek tabi dizinin senaryosuna ve aksiyon içeren yapısına bağlayabiliriz. Fakat yine de her bir oyuncunun dizi boyunca oyunculuklarını konuşturdukları sahneler az da olsa var. Harold Finch karakterinin Pi sayısı ile ilgili yaptığı konuşma efsanedir. Jim Caviezel’in John Reese karakteri ise dizinin sezonları ilerledikçe Batman’e benziyor. Kısık sesi, öldürmek yerine genelde dizlere ateş etmeyi tercih etmesi. Dizinin bende Batman hissi uyandıran kısmı bu da değil. Ayrıca yazının başında bahsettiğim şekilde bu yola 2 kişi çıkan ekibimiz git gide büyüyüp bir aileye – Bat Family – evriliyor ve gizli bir üsleri – Batcave – bile var. Evet Batman hayranları hiç zaman kaybetmesin. Çok zorlarsanız makineyi de Batcomputer’a benzetebilirsiniz. Karakter demişken, dizide beyaz perdede ve küçük ekranda yazılmış en iyi mafya babalarından biri de var!

poi 4
Bat Family?

Dizinin müziklerini ise belki de en ünlü işi Game of Thrones olan Ramin Djawadi yapıyor ki dizinin soundtrack’ına hayran kalmamak gerçekten elde değil. Ramin’in oluşturduğu melodiler diziyi ister binge watch yapsanız da ister bir süreye yayarak izleseniz de dikkatinizi çekecek cinsten. Son olarak dizinin kullandığı şarkılardan da bahsederek yazıyı bitirmek istiyorum ki bu konuyu bilerek sona sakladım çünkü bu dizinin kullandığı şarkılar tek kelimeyle harika. Özellikle bölüm sonlarında kullanılan şarkılar, bu şarkıların o sahnelerle eşsiz uyumu, kesinlikle her seferinde birer nokta atış şeklinde. Unkle, Radiohead gibi gruplar, Nina Simone, David Bowie gibi sanatçılar, dizide şarkıları çalan gruplara, sanatçılara sadece birer örnek.

poi 6
Ekibimizin bir diğer üyesi, Bear!

Böyle bir dizinin diziye biçilmiş düşük bütçeden ve kanalın son sezonlar değiştirdiği yayın saatinden dolayı underrated kalmış olduğunu düşünüyorum. Dizinin dönmesi için imza kampanyası başlatan hayranlardan tutun, spin-off bekleyenlere, Nolan kardeşlerin dizinin filmini çekmesini bekleyenlere kadar çok büyük olmasa da büyük ve güçlü bir topluluk var. Ayrıca görüyoruz ki yine bir Jonathan Nolan dizisi olan, ve hatta yapımcılığında da yine J.J.Abrams’ın olduğu Westworld dizisi bugün çok beğeniliyor ve en önemlisi biliniyor. Bu da akıllara ‘’Person of Interest CBS’de değil de Westworld gibi büyük bir bütçe ile HBO’da yayınlansaydı nasıl olurdu?’’ sorusunu getiriyor. Eminim ki bugün yapay zekaların, robotların bu kadar popüler olduğu günümüzde insanlar Person of Interest konuşuyor olurdu. Lakin hala elimizde çok kaliteli 5 sezonluk bir dizimiz var. Batman hayranlığınız varsa, bilim kurgu hayranıysanız, zekice yazılmış, ilmek ilmek işlenmiş senaryolar ilginizi çekiyorsa, yazılan diyaloğa, kullanılan müziğe, şarkıya önem veriyorsanız kesinlikle zaman kaybetmeden bu diziyi izleyin.

 

4 YORUMLAR

  1. nasıl yani? UNDERRATED ? Biraz yanlılık hissettim sanki? tüm bolumleri izledim evet dizi konu itibariyle ilgi çekici aslında direk güzel dizi diyerek kestirip atabilirim hatta direk önerebilirim yaş gruplarına lakin şuda 1 gerçek bu dizi sadece meraklısına güzel 1 dizi. sadece 1. sezonu bile bence bu dizinin tam da hakettiği yerde olduğuna işaret etmiyor mu? Bence hiç bir zaman üst düzey bir dizi değildi. Ne konusu, ne oyunculukları nede herhangi 1 seyi inanılmaz değildi.

    if than else gibi bazı bolumlerin var olması onu bence üst sıralara çıkarmıyor bence. Sonuçta UNDERRATED demek bence doğru değil bu noktada size katılmıyorum.

    • Yorumun yazımızı destekledi. Teşekkürler bunun için, hala gerektiği övgüyü alamıyor. Prison Break gibi herkesin bildiği bayıldığı dizi Imdb’de 8.5 olup Staff oylamasında Person of Interest’in altındadır. Person of Interest son sezonuyla puanlamada zirve yapıp, başarısını Breaking Bad’in üstüne çıkarmıştır. Bahsettiğim diziler(Breaking Bad-Prison Break) kadar kalitelidir, kanalın ve imkanların zayıflığına rağmen. Bir de meraklısına diye düşünürsen birçok yapım çöpe gider. Fantastik sevmeyen Lord of the Rings gömsün, aksiyon seven Forrest Gump’ı. Bu işer böyle yürümez. İnanılmaz kısımları da konu değil konunun işlenişi kurgulanışıdır. 5 Sezon birbirine bağlıdır, oyunculuklar da dizi sektörünün üzerindedir. Utopia underrated bir dizidir, Person of Interest de öyle. Yorumun için tekrar teşekkürler.

CEVAP VER