Bir çölün ortasında, açlıktan başınız dönerken, susuzluktan dudaklarınız paramparça olmuşken hayal edin kendinizi. Ellerinizde ve bileklerinizde uzun çiviler sizi asıldığınız çarmıha sabit tutarken acıdan uyuyamıyorsunuz. Birden kum fırtınasının içerisinden biri geliyor. Önce bilmiyorsunuz dost veya düşman olduğunu, ta ki sizi çarmıhtan indirmeye başlayana dek.

Sizi indirdikten sonra gidiyor Conan, anladığım kadarıyla Stygia rahipleri ona bu görevi güzel bir maaşla vermiş olacak ki, sürgün diyarının civarlarında dolaşıp çarmıhta olan herkesi salıveriyor. 

Herkese merhabalar sevgili dostlar. Conan: Exiles’a bir inceleme yapalım istedim. Çok lafı dolandırmadan konuya dalıyorum.

Conan Exiles bir hayatta kalma oyunu. Hayatta kalma oyunları bilmeyenler için, belli bir insan için yüksek derecede zararlı ortamda hayatta kalma mücadelesinin içerisine oyuncuları atar, onlara sınırlı kaynaklar verir. Oyuncular hayatta kalmaya çalışır, diğer oyuncularla ateşkesler, yağmalar ve bilumum insanlığın içindeki vahşeti yaşatan akla hayale gelmeyecek şeyler yaptırır. Genelde bu oyunlar zombili post-apokaliptik evrenlerde geçer. Hemen şimdi şunu söyleyeyim, zombili evrenler bir an önce bitmeli. 

Conan: Exiles, burada çok mantıklı bir hareket yaparak, daha doğrusu Funcom çok mantıklı bir hareket yaparak oyunun evrenini Hyborea olarak seçmiş. Bilmeyenleriniz için Hyborea dünyanın pangea olduğu zamanlarda geçen bir “tarihi” evren. Demir ve Bronz çağlarını aşmış ama henüz ilk çağda olan bir evren var elimizde ve herhangi bir ortama sıkıştırmasanız bile zaten evrenin kendisi bir survival temalı bir kurgu. Ayrıca çok detaylı ve karanlık, okuması da, izlemesi de oldukça keyifli bir evren. Yani hayatta kalma oyunları için çok uygun bir ortam ve çok doğru bir karar.

1b0b05_9aca3c013d1b46428755f1d792683db7-mv2

Çok detaylı ve karanlık bir hikayesi olan bir evrende yaptığınız oyunda hikaye olmazsa olmaz. Burada gene Funcom’u takdir etmek istiyorum. Hikaye hayatta kalma mücadelesinin hiç önüne geçemeden, onu destekleyerek gelişiyor. Etrafta bulduğunuz günlüklerde veya konuştuğunuz NPClerin anlattıklarıyla öğreniyorsunuz her şeyi. Bazen sadece ortamı, temayı güçlendiren metinler bulurken, bazen bulunduğunuz sürgün topraklarının geçmişi hakkında bilgiler ediniyorsunuz. Tabii oyuncular bunları toplarken kafanızı kendilerine bir hatıra olarak almazlarsa.

Oyunda PvP ve PvE serverları mevcut. Hatta RP serverları bile var. Şunu kabul ederek başlayalım, hayatta kalma temalı oyunlar, oyuncuyu oyuncuya karşı koymazsa gerçekten keyifli değiller. Burada oyunun “eksik” kaldığı bir nokta çıkıyor. Yalnız başınıza oyundan keyif almanız PvP serverlarında mümkün değil. Beni yanlış anlamayın, bu benim gözümde kötü değil, hatta çok iyi bir özellik. Bilindiği üzere insanlar bütün medeniyetlerini yalnız kalmamak, iş bölümü yapmak üzerine kurdular. Yalnız oyunda tek iseniz, gerçekten canınız sıkılabilir. O yüzden tavsiyem serverlara girmeden, çünkü server içerisinde olası hırsızlığa karşı büyük bir şüphe var, forumlar üzerinden kendinize oyunu beraber oynayacak insanlar edinmeniz. 4-5 kişilik ufak klanlar olduğu zaman oyun gerçekten keyif bakımından seviye atlıyor ve yapımcının bunun bu şekilde olmasını istediği aşikar. Pek tabii, gizli bir yere ufak bir üs kurup tamamen başka oyuncuların emeğini çalarak, gerek kamplarından gerek yolda koşan oyunculardan, tek başınıza barınmanız mümkün ve bunu sevenlerde kesinlikle dışlanmış değil, ama bundan keyif alanların sayısı bir hayli az.

Tam burada üs veya ev, veya barınak konusundan bahsetmek mantıklı olacak. Oyun size hayatta kalma ortamının yanı sıra büyük bir inşaat simülatörü olarak sunuyor kendini. Biraz üzerinde çalışırsanız hem işlevsel hem de güzel görünen binalar yapabiliyorsunuz. Tabi PvP serverlarında işlevselliğin fazlasıyla ön planda olması çok şaşırtıcı değil, ve tabi ki bu gene kötü bir şey değil.

Bir sonraki paragrafa geçmeden oyunun henüz erken erişim aşamasında olduğunun, düzenli güncellemeler ile geliştirildiğinin, sürekli yeni şeylerin eklendiğinin ve eklenmeye devam edeceğinin altını çizmezsem olmaz. Bütün bu yapılacakları yaptınız, haritanın her yerini keşfettiniz. Kendinize hem güzel görünen işlevsel olan bir kale kurdunuz, bu kaleyi sizin üretiminizi geliştirecek ve siz online değilken savunacak kölelerle doldurdunuz. Şimdi ne yapacaksınız ?

Conan-Exiles-War-Machine

Oyun erken erişime girdiğinde bu konuda size çok bir olanak vermiyordu. Ya bulunduğunuz server’ın herkesi ve her bir bireyi canından bezdirene kadar yağmalayacak ya da keşfetmesi en zor olan bölgelere dalacaktınız. Bu ikisi de oldukça zordu. Yeni gelen güncellemelerle bu sorun biraz hafifletildi. Funcom oyuna düzenli olarak zindanlar ekleyeceğini beyan etti, ve ilk zindan hali hazırda oyuna eklendi. Bu zindanlarda hem hikaye hakkında yeni bilgilere erişilebilecek, hem de üretmesi çok zor olan kılıç, zırh gibi eşyalar için gereken özel malzemeleri toplayabileceğiz. Bunun haricinde oyuna kuşatma silahları eklenecek. An itibariyle oyunda mancınıklar var. Bunun haricinde başka silahların da olacağından hiç şüphemiz yok. Oyunda girilmesi çok zor olan üsler var, bunlar genelde yüksek bölgelere kurulup, çıkılması imkansız hale getirilerek yapılmış oyuncu üsleri. Mancınıklar bunlara girmenize izin vermese bile en azından hasar vermenize olanak sağlıyor. Umuyorum ki merdivenler veya kuşatma kuleleri ile bu sorun iyice ortadan kalkacak ve yüksek yerlerde üsler saldırılması imkansız yerler olmaktan çıkıp taktiksel avantaj sağlayan yerler olacak.

Kuşatmalardan bahsetmişken dövüş sisteminden bahsetmezsek olmaz. Dövüş sistemi, şu an için yeterli değil. Keyifli fakat belli silahların bariz üstünlük vermesi şu an için her silahın kullanılmasının önüne geçiyor, fakat denge sorunu için atılmış adımlar var ve oyunun asıl çıkışına kadar bu sorunların çoğu çözülecek.

Gelecekte bize vaat verilen pek çok farklı özellikte var. Şu ana kadar Funcom söz verdiği her şeyi eksiksiz ve fazlasız gerçekleştirdi, ve bu güven verici bir şey. Ekleyecekleri her şeyi tam söyledikleri şekilde ekleyeceklerini düşünüyorum. Oyun asıl çıkışını yaptığı zaman tekrar incelemeye alacağım, şu an için keyifle sürgün diyarlarda çatışıyor olacağım.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER