Çizgi romanlar ile büyüyen ve 90’lı yılların Spider-Man’i fasikül halinde marketlerde bakkallarda satılan döneme denk gelenlerden biriyim. Bu yüzden geçmişte dahi zar zor bulunan sayıları şimdi ciltler halinde ve neredeyse Amerika ile aynı anda okuma şansına sahip olabiliyoruz. İngilizcesini zaten aynı anda okuyabiliyoruz ama Türkçesi için araya bir miktar zaman dilimi koyulması gerekiyor. Bunu çizgi roman dükkanı işletenler daha iyi bilir ancak demem odur ki; çocukluğumuz kutu Coca Cola’yı ezip futbol oynamak dışında çizgi romanlarla geçti. Kahramanların fantastik dünyasını zihinlerimizle hayal etmekle kalmadı, oralara gitmeyi istedi. Büyüdükçe bunların gerçekleşmeye başladığını gördük. Blade serisinin Wesley Snipes’a getirdiği ün’ü hala kullandığını düşünürsek bu sektörün geleceğini görmemek olmazdı. Sam Raimi’nin Spider-Man üçlemesi ise çizgi roman sektörünü iyice cesaretlendirmiş oldu. Kahramanlarımız artık kanlı canlı karşımıza çıkmaya başlıyordu ve biz kendimizden geçiyorduk. İşte 2000’li yıllardan yükselen süper kahraman filmleri, sinemaya aktarılırken elbette kaynak olarak çizgi romanları birçok kez kullandı. Bu ikonlaşmış sahnelerin en epik olanlarını sizler için derledim.

7- The Amazing Spider-Man 2 / Gwen Stacy’nin ölümü

Gwen-Death-horz

Filmin fragmanı yayına konduğu günü hatırlıyorum da, daha fragmandan hepimiz spoilerı yemiş ve çemkirmiştik. Çünkü Peter salya sümük ağlıyordu ve kollarında birini tutuyordu. Bunu çözmek için Shield ajanı olmaya gerek yok. Besbelli Gwen ölüyordu ve fragmandan bunu görmek filme olan düşünceleri iyice diplere düşürmüştü. Film geldi, Gwen tahmin edildiği gibi öldü ancak çizgi roman tarihinin en önemli olaylarından biri filme aktarılması nasıl olmuştu?

gif6

Amazing serisinin tek doğru yaptığı hareket, Gwen’in ölüm sahnesini çok güzel çektikleri gerçeğiydi. Goblin ile dövüşen Örümcek, Gwen’in düşüşünü durdurmak için ağını fırlatır ve o ağ, bir el şeklini alıyordu. Şahsen Amazing film serisini hiç sevmediğimi bilen bilir ancak o sahne ile tüylerim yerinden fırlamıştı. Ve yer çekimini, düşüş hızını hesaba katmayan Peter, Gwen’in ölmesinde biraz da olsa sorumlu olmuştu.

6- Batman v Superman: Dawn of Justice / The Dark Night Returns

960-horz

90’lı yıllardan itibaren Spider-Man’den çok gördüğümüz bir karakter var ki o da Batman. 3-4 sene ortalama ile bir film çıkarmış bir Batman’in hikayesini tekrar ve tekrar anlatmak insanları yormuşken karşımıza Christopher Nolan diye bir adam çıktı. Karşımıza çıktı derken önceki işleriyle zaten ne kadar iyi bir yönetmen olduğunu göstermişti ancak Batman’in hikayesini gerçeğe en yakın şekilde aktararak bizlere 3 filmlik efsane bir film serisi bırakmış oldu.

Şimdi ise Ben Affleck’li bir Batman daha izliyoruz. Bu sefer bir fark var elbette. Batman artık yaşlı ve tecrübeli biri. Yıllardır Batman anlayacağınız. Kökeni anlatılmadan hızlıca bu hale geçilmesi en doğru kararlardan biriydi. Tıpkı Spider-Man’in de bunu uygulayacağı gibi.

Batman v Superman fikri ise Men of Steel 2 filminden Batman filmine dönüştü. Martha meselesini direk atlarsak herkes kanka oldu ve Doomsday ile dövüşe geçildi. Tam bu sırada Batman’in kaçarken arkada çakan yıldırım sayesinde The Dark Knight Returns çizgi romanının o epik o hatıralarda coşku seli uyandıran sahneyi filmde de görmüş olduk.

5- Captain America: The First Avengers / Hitler’e atılan yumruk

MCU filmleri içerisinde en çok sevilen solo filmlerden biri olan The First Avenger, çizgi roman tarihinin başlarına bir saygı duruşu da içermekte aslında. Kaptan’ın ilk hayat bulduğu sayı olan Captain America #1‘in kapağında Steve Rogers, Hitler’i yumrukluyordu. İkinci Dünya Savaşı kahramanı için harika bir açılış öyle değil mi? Aynısı filmlerde biraz daha değiştirilerek karşımızdaydı.

Kaptan’ın şöhreti savaştan çok tiyatrosal oyunlarla artmıştı ve burada ise bir sahne, Hitler’e yumruk atmasıyla sürüyordu. Amerika’nın farklı şehirlerinde Hitler’i kaç kez yumrukladı sayamadık ama çizgi romanlara gönderilen selam ve saygı oldukça tatlıydı.

4- Suicide Squad / Gotham’ın Kral ve Kraliçesi

3c5f367bd8ada6648185662e2f4ab630

DCEU, aceleci davranışları ve Warner Bros.’ta yer alan kişilerin yönetmenlerin işine sürekli burnunu sokması gibi rahatsız edici durumlardan ötürü istediği başlangıcı yapamadı. Ancak bu durum Suicide Squad filminde birazcık değişir gibi oldu. Suicide Squad, biz bambaşka bir evren veya çok farklı şeyler sunmadı belki ama oyuncu kadrosunda tutun kötülerin iyiliğe zorlanması gibi temalar çizgi roman okumayan kişilerin dahi dikkatini çekti. Harley Quinn-Margot Robbie etkisini atlamıyorum elbette. Allah çarpar.

Filmin çizgi romanlara gönderdiği en güzel sahnelerden biri Joker ile Harley’in yaptığı sembolik evil dansıydı. Alex Ross’un realistik çiziminin filme aktarılması herkesin aklında güzel bir yer edindi.

3- Captain America: Civil War / Ant-Man ve Hawkeye İşbirliği ve Iron Man Vs Cap

Civil War olumlu, olumsuz ve ne diyeceğini bilemeyip ortada kalanların düşüncesiyle bir şekilde sonlandı. Age of Ultron sonrası Marvel’ın ortaya çıkan büyük sorunu olan villain bulamama, bulsa dahi tek filmde işinin bitmesi durumu iyice ortaya çıkmıştı. Civil War gibi Marvel’ın en büyük eseri diyebileceğimiz çizgi romanın filmi ise, çizgi romanın oldukça altında kaldığını söyleyebiliriz.

Kaptan’ın ve Iron Man’in takımı birbirlerine girdiği vakit ise karşımıza çıkan ufak ama çizgi roman okuyanların anında hatırladığı o tanıdık sahne karşımıza geldi. Hawkeye’nin okunun ucunda duran Ant-Man. Bana kalırsa Civil War dendiği an akıllara gelecek birkaç sahneden biriydi ve bunu koyacakları en güzel yeri seçmişlerdi.

Bir de elbette Civil War’ın sonunu belirleyen son yumruğa gelmeden hemen önce okuduğumuz Iron Man vs Captain America’nın epik sahnesini atlamak olmaz.

2- Guardians of the Galaxy / Yaşayan Gezegen Ego

Üst kısımda değindiğim Marvel’ın villain problemi, Red Skull’dan ve Wilson Fisk’ten sonra -Loki bana göre korkunç bir villain değil, olmadı- gördüğümüz en epik ve en korkutucu villainlardan biriydi. Görünüşü ise film hala sinemalarda olduğu için o sahneyi bulamadım ancak gezegenin çekirdeğine inmeye çalışan Koruyucular’ın peşine düşen Ego’nun tam formu yani gezegen formunu görme şansına erişmiştik. Çok kısa sürdü o sahne ancak çizgi romanlarda gözüktüğü gibi birebirdi.

Bunu listeye alma sebebim ise, adam yaşayan gezegen yahu. Almazsam olmazdı ve görünüşünü bana göre harika yansıttılar. Listenin geri kalanına göre karakter benzerliği gibi duruyor ancak o sahneyi akıllara getirin ve çizgi roman sayfalarından alınmış bir güzelliği vardı.

1- Spider-Man 2 / Peter Parker, Örümcek Adam olmayı bırakır

Hala ve hala Marvel filmleri içerisinde en iyi villainlardan birine, en iyi villainı canlandıran oyunculardan birine, en iyi dövüş koreografisine sahip olmak gibi özelliklerle Spider-Man 2 sevilerek ve saygı duyularak hala izlenir. İşte bu filmde Spider-Man, organik ağ atmasına rağmen ağ atamamaya, duvarlara tırmanamamaya başlıyordu. Durumu psikolojik olarak açıklansa bile Peter’ın çizgi roman tarihinin köküne kazınmış ikonik sahneyi canlandırması, filmin değerini bir kat daha arttırmıştı. Örümcek Adam kostümünü çöp kutusuna bıraktığı an, çizgi roman hiç bu kadar güzel resmedilmemiş, hiç bu kadar doğru canlanmamıştı.

Bu 7’si dışında elbette bir sürü çizgi romandan sinemaya aktarılmış sahneler mevcut ancak en akılda kalanlarını sizler için derlemiş oldum.

Bir daha ki incelemeye dek görüşmek üzere!

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER