Herkesin beğendiği veya beğenmediği filmlere özgün tepkileri vardır. Çok iyi, muazzam, ölmeden önce izlenmeli, vasat üstü, Tarantino iki saat çayı çeksin izlerim, zaman kaybı… Benim iyi filmlere yorumum da “Bir filmden fazlası” cümlesidir. Bu yorum altında sizlerin karşısına unutulmaz filmlerle çıkacağım. Ve buna Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi ile başlayacağım. Peter Jackson’ın Fran Walsh, Philippa Boyens, Stephen Sinclair ile birlikte J.R.R. Tolkien’in kitaplarından uyarlayıp, tek başına yönettiği bu film neden mi bir filmden fazlası?

giphy

KİŞİSEL YORUMUM

Yıllar önce bir sinema sitesine yaptığım iki yorumu paylaşacağım sizlerle;

Film nedir? Belli bir türe sahip, yönetmeni, senaristi ve oyuncuları olan görsel bir kurgudur. Peki arkadaşlarınızdan hiç film önerisi istediniz mi? Alacağınız ilk cevap hangi tür olsun? olur. Dram, komedi, aksiyon, macera, fantastik, bilim-kurgu, suç, gizem, romantik… Bu türlerin çoğuna Yüzüklerin Efendisi diyebilmek, bu filmi zirveye çıkarır. En büyük aşklar, çekilmiş en iyi savaş sahneleri, hüngür hüngür ağlatacak konular, hayal gücünün erişemeyeceği bir senaryo, keşke Orta Dünya’da yaşasam dedirten macera dokusu, tüm kelimelerin, konuların işlendiği, tüm tekniklerin kullanıldığı filmdir Yüzüklerin Efendisi. Sıradan bir sahnede oyuncunun yeteneği, sesi, arkadaki ezgi öyle bir uyum içindedir ki; Aragorn’un sıradan yürüyüşüne hayran kalabiliyor, Gandalf’ın birbirinden etkili repliklerine dikkat çekebiliyorsun. Yönetmen ve Görüntü Yönetmeni harika iş çıkarmış: 10/5. Dili çok ağır bir kitap uyarlama olarak sinemaya kusursuz aktarılmış 10/6. Cast seçimi başarılı, sırıtan bir oyuncu-karakter durumu yok 10/7. Howard Shore’un soundtrack albümü kitabı okurken bile dinlenebilir 10/8. Kurgu, sinematografi, makyajlar, ses miksajı, CGI başarılı 10/9. Fantastik, macera türünün en iyisi 10/10. Film biter 10 üzerinden 10 dersin. Sonra en iyi karakteri düşünüp hiçbirini birbirinden ayıramazsın. Başka filmler izler, aynı tadı alamazsın. Dönüp dolaşıp, açıp tekrar aynı filmi izlersin. Bir bakarsın başka film izleyemez, başka müzik dinleyemez, başka oyun oynayamaz olmuşsun. İşte o zaman anlarsın. Yüzüklerin Efendisi 10/11.

Sinema, film, yönetmek, yazmak, söylemek, izletmek… Öyle bir film yapmalıyım ki film bitince, isimler geçerken 6 saniye izleyici yerinden kalkamasın. Öyle bir film yapmalıyım ki; Mahallede “Ben Aragorn’um, ben Legolasım ben Gandalfım, Buradan asla geçemezsin!” gibi konuşmalar geçsin. Öyle bir film yapmalıyım ki benden sonrakiler benim eserimi temel alsınlar. Öyle bir film yapmalıyım ki; ismi duyulunca film gözünün önünde canlansın. Öyle bir film yapmalıyım ki; farklı insanları bir araya toplasın. Ve öyle bir film yapmalıyım ki; “Bu keşke gerçek olsaydı” diye iç geçirtsin. İşte böyle bir film izlemek, susamış birinin sudan aldığı o ilk damla gibi. Bir tatlının ilk parçası gibi. Bazen acının zevk verdiği bir biber gibi. Bazen pirinçten bir taş ayıklarsın ama bazen de çakıldan altın ayıklarsın. İşte öyle bir film yapmalıyım ki o altın bu film olsun. Yüzüklerin Efendisi. Saygılar J.R.R Tolkien. Teşekkürler Peter Jackson.

TblBTz0
En iyi sahnesidir.

PETER JACKSON

Peter Jackson çocukluğunda tanıştığı 8 mm’lik kamerayla sinema kariyerine adımını atmıştır. Şu an 56 yaşında ve 123 adaylık, 3’ü Oscar olmak üzere 134 ödül kazanmıştır. King Kong, Dead Alive, Heavenly Creatures gibi önemli filmlere sahip olup, saydığım yarışmaların yarısından çok fazlasına Yüzüklerin Efendisi filmiyle katılmıştır. King Kong gibi harika filmler çekebilecek iken, hayatının 7 yılını bir kitabı uyarlamaya ayırıp, sinema tarihinin en iyi filmlerinden birini beyaz perdeye aktarmıştır. Uzun metraj bir filmin ortalama çekim süreci 60 gündür ama Peter Jackson’ın Yüzüklerin Efendisi 16 ay içerisinde 274 günde çekilerek rekor kırmıştır. Her film için değil elbette. Üç filmi tek seferde çekilen ilk film olmakla birlikte, 2 sene ön hazırlık, 2 yıl da çekim sonrası çalışmalar yapılmıştır. Filmlerde kendisi de oynamış (cameo), çocuklarını oynatmış, Nazgul’leri eşine seslendirtmiştir. Çekimlerin son sahnesi – Frodo’nun evindeki sahne- tamamlanmasına rağmen birçok kez tekrarlatmıştır. Çünkü bitmesini istemiyor. Gözleri dolu bir şekilde sürekli tekrarlatır ve bir türlü “Check the gate” diyemez. Çünkü bu maceranın sonu olacaktır. Mecburen bitirdiğinde Elijah Wood ile Peter Jackson sarılır hüngür hüngür ağlarlar. Bu film Peter Jackson’ın hayatının büyük bir parçası!

peter-jackson-yuzuklerin-efendisi-yonetmeni

Hollywood’un Universal Stüdyo’sunu bilir misiniz? Turistik amaçla gidilebilen bir yerdir. Hollywood çoğu filmini stüdyoda çeker. Zamandan, maliyetten tasarruf edilir. Ben turistik amaçla nereye gideceğim peki? Yeni Zelanda’ya! Yüzüklerin Efendisi o harika ülkede çekildi. Filmde izlediğiniz o harika yerler, gerçekten var. (Minas Tirith veya Helm’s Deep’ten bahsetmiyorum tabii) Hobbit evleri, Rohan, Fangorn, dağlar… Helm’s Deep demişken, kalenin kapısı gerçekten sağlam yapılmış ve film çekimlerinde gerçek bir koç başı kullanılmıştır. Erimiş metalin sahtesi zor olduğundan, filmin ilk sahnesi için gerçek bir demir ocağı inşa edilmiş, bu sahnelerde de cüce gibi giydirilmiş dökümhane işçileri oynatılmıştır. Fantastik öğeleri sevmeyen bir yönetmenin fantastik bir dünyayı canlandırmak istemesinin sonucudur bu film. Hayal gücü ile gerçekçilik hat safhada. Galdalf, Orthanc’ın tepesinde mahsur kalmışken yardıma gelen güve kelebeği, o gün doğmuş ve sahnenin çekiminden kısa süre ölmüştür. İşte gerçekle hayalin bağdaştığı nokta budur.

Hollywood’da çekmek istemedi çünkü Yüzüklerin Efendisi bir filmden fazlası olmalıydı.  Bunun için zamanını, zekasını, hayallerini, her şeyini ortaya koydu. The Beatles’ın Stanley Kubrick ile çekmek istediği bir projenin Peter Jackson tarafından tamamlanmış halidir bu film a dostlar. Sene 2000… İlk filmin girişindeki sahneyi düşünelim. İnsan ve Elf orduları Hüküm Dağı’nın eteklerinde Sauron’a karşı taarruza geçmişlerdir. CGI’ın mükemmel işçiliğine bir bakın, Avengers, 300 Spartalı değil bu. Elrond’un komuta ettiği Elflerin üzerine saldıran Orklara karşı, Elfler duruşlarını bozmadan savunma konumunda bekler ve gelen emir ile gerdikleri yaylarından fırlayan oklar Orkların üzerine yağar. Tüyler diken diken. Ride of Rohirrim haricinde bu kadar etkili bir sahne filmde yoktur. Bu sahneyi Hobbit üçlemesinde çekememiştir. 5 dakika bile sürmeyen bu sahnenin etkisini günümüz teknolojisiyle aynı adam verememiştir. Yüzüklerin Efendisini övüyorum evet ama Hobbit hayal kırıklığını da gömmeden geçemezdim. Her neyse, oklar yağarken Elrond’un yanından rüzgar gibi geçerler. Tamamen gerçektir ve etkisini Elrond ile birlikte hissederiz. Bu andan itibaren göz kırpmak mümkün değildir. İşte bu yönetmenliktir. İzleyici filmin içine çekmek. Fantastik bir senaryoyu sevmeyen insanları bile filme bağlayabilmek. Sauron ile birlikte, film başlamış, ne izleteceğini bize hemen göstermiştir.

tumblr_mho0qc1EjQ1rl06klo4_500
Hugo Weaving’in mimikleri

 

SİNEMA TARİHİNİN EN İYİ CAST SEÇİMLERİ

Filme seçilen ilk oyuncu Christopher Lee’dir (Huzur içinde yat). Her ne kadar Gandalf’ı oynamak istese de filmde yer alabilmek için Saruman rolünü kabul etmiştir. Kendisi J.R.R. Tolkien ile tanışmış ekipteki tek kişidir. Peter Jackson oyuncuları seçti, tamam. Ama bu yarın gel başla gibi değil. Stüdyo evine on dakika uzaklıkta değil. Uzun süre Yeni Zelanda’da kalmayı gerektiren bir seçim. Oyuncular, böyle bir yapımda yer almak için bunu göze aldılar.

Bazı filmlerden sonra konuşulur, bu karakteri keşke başkası oynasaydı diye. Ya da tartışmalar vardır Joker’i, Sherlock Holmes’u en iyi kim oynadı diye. Aragorn’a veya Legolas’a bunu yapabilir misiniz? Asla! Öyle bir cast oluşturulmuş ki en ufak bir hayal kırıklığı barındırmıyor hatta akla başka bir isim getirtmiyor. Bunu da geçtim bu efsane oyuncuların çoğu, bu filmden önce doğru düzgün filmlerde oynamamış isimler. Ve bu isimleri sokakta gördüğünüzde bu filmden tanıyamayacaksınız. Çünkü hepsinde ağır makyajlar bulunmakta. X-Men’den tanıdığımız Ian Mckellen’in Gandalf olduğunu, Gimli’nin John Rhys-Davies ve 1.85 boyu olduğunu öğrenince şok oluyor, diğer oyuncuların gerçek halini tanıyamıyoruz. (Eomer, Theoden, Faramir, Aragorn)

Rolleriyle hayatları birleşen bu karakterler, bir de Elfçe 9 anlamına gelen bir dövme yaptırıyorlar. Yüzük Kardeşliği’ni hatırlatan bir anı. Viggo Mortensen (Aragorn) karavanını fotoğraflarla, hatıralarla dolduruyordu. Ve bu adam Jackie Chan gibi dublör kullanmıyor, kılıcını gerçek çelik olarak istiyordu. Nehirde sürüklendiği sahnede nerdeyse boğuluyordu. Filmin kılıç dövüşlerinin koreografisini yapan Bob Anderson, Viggo Mortensen hakkında şöyle bir yorum yapmış; O şu ana kadar eğittiğim en iyi kılıç dövüşçüsüydü. Bunu kanıtlayan gerçek olay da Yüzük Kardeşliği filminde Amon Hen savaşında Lurtz’un fırlattığı hançerin gerçek olması, hançeri ağaca fırlatmak yerine Aragorn’a fırlatması ancak Viggo’nun refleks ile hançeri karşılamasıdır. Yani Viggo gerçekten Aragorn ile arkadaşlar. Kılıcını (Anduril) hep yanında taşır ve karakterinden çıkmıyordu. Çelik kaska tekme atıp parmağını kıran, düşüp dişini kıran Viggo Mortensen bu filmin mihenk taşlarından.

tumblr_n7v3vyOje61tf9agmo1_500

Merry (Dominic Monaghan) ve Pippin (Billy Boyd) ağaç sahnelerinin fazlalığından yemeklerini bile ağaçta yiyorlardı. Merry ve Pippin… Bu karakterleri başka bir filmde, başka oyuncularla çok görüyoruz aslında. Ama gerçekten akıllarda kalmıyor hatta filmin kötü yanları bile olabiliyorlar. Ama bu filmin akışını sağlayan karakterler, bu oyuncular sayesinde oluyor. Theoden (Bernard Hill) karakter olarak güçlü ama yorgun bir kraldır. Bu tabir bir oyuncunun her hareketinde beyaz perdeye yansıyor. “Hiçbir aile çocuklarını gömmemeli” repliğini filme kendisi ekleterek, rolünü ne kadar önemsediğini de belli ediyor.

theoden-gif

Andy Serkis… Yüzüklerin Efendisi yüzünden hiçbir yönetmen ona normal bir rol vermiyor artık. King Kong, Ceasar (Planet of the Apes), Supreme Leader Snoke (Star Wars)… Bu filmde de kendi sesiyle canlandırmak zorunda kaldığı Gollum karakteri, gerçekten çoğu aktörün oynamaya cesaret edemeyeceği bir karakter. Gollum’un sesinin orijinalliği yüzünden, sesi sürekli sağlayabilmek için Gollum suyu adını verdiği bal limon ve zencefil içeren bir karışım içiyordu. (Nazgul da seslendirmiştir) John Rhys-Davies dizi çıkık şekilde birçok sahneyi oynamış, makyajlar yüzünden alerjik reaksiyonlara maruz kalmıştır. Orlando Bloom da Mumakil’e tırmandığı sahnede kaburgalarını kırmış ve bu şekilde sahneyi bitirmiştir. Çıplak ayakla oynayan Hobbitlerden Sam’in (Sean Astin) ayağına cam girmiş ve hastaneye kaldırılmıştır. Ki Sam bu serinin en önemli karakteridir.

7gmDz

FİLMİN RAKAMSAL BİLGİLERİ

-Yüzüklerin Efendisi serisi, Akademi Ödülleri kapsamında toplamda 30 adaylığı ile birinci sırada’dır.

-Serinin 3. filmi olan Kralın Dönüşü 11 dalda Oscar’a aday gösterildi ve tamamını aldı.

yuzuklerin-efendisinin-kamera-arkasindan,A7gypq9Hfk6fNy6VXcjtnA

– Filmdeki zırhları imal etmek için Weta stüdyolarında 12.500.000 zincir halkası elle işlendi ve zırhların toplam rakamı 900 adettir. 48.000 kılıç, balta, kın ve kalkan gibi aksesuarlar üretildi. 100 adet el işlemeli silah imal edildi. 15.000 de giysi dikildi, her bir orta dünya medeniyeti için ortalama 150 giysi hazırlandı. Oyuncular için toplam 300 el yapımı peruk, 200 farklı ork maskesi imal edildi.

giphy (3)-Bir sahnede 250 at kullanıldı.

-Film setinde 90.000 kare fotoğraf çekildi.

-Filmin çekimlerinde Hobbit köyündeki bir ağaca 250.000 ipek yaprak elle yapıştırıldı.

-Yeni Zelanda Mamata’da bulunan 3 hektarlık alan hobbit köyü setine dönüştürüldü.

-Film çekimleri başlamadan bir yıl önce hobbit köyüne toplam 5.000 metre küp sebze ve çiçek ekildi.

– Yüzüklerin Efendisi çekimleri boyunca 1830 kilometreden fazla film kullanıldı.

-Yapım süresince toplam 2.400 personel görev aldı. Kostüm departmanında 42 kişi görev aldı.

-En gereksiz bilgi bu olsa gerek ama insanı düşündürüyor. Çekim ekibinin her bir sabah kahvaltısı için 1.460 yumurta pişirildi.

-Jeneriklerde dahil olmak üzere sinemada yayımlanan üç filmin toplam izleme süresi 557,43 dakikadır. Extended versiyonuyla 682 dakika’ya çıkıyor. Benim 800’ü aşkın izlediğim filmin, hayatımdaki yerini hesap edebilirsiniz.

149234

-Toplam 350 farklı set inşaa edildi.

-550 saatlik kamera arkası görüntüsü çekildi.

-Filmde toplam 20.602 figüran rol aldı. Kral’ın Dönüşü filminde tam 863 ölü beden kurgulandı ki bu bir rekor. Tek odada geçen başyapıt 12 Angry Men’e selam olsun.

maxresdefault

-Bilgisayar efektleri 180 kişi tarafından yapıldı. Sene 2001..

-70 adet at özel olarak eğitildi.

-Filmin çekim süresince toplam 1.600 çift takma hobbit ayağı kullanıldı.

-Kitaplar 40 dan fazla dile tercüme edildi.

THE LORD OF THE RINGS VE J.R.R. TOLKIEN

Babası banka müdür olan John Ronald Reuel Tolkien, İngiltere’nin sömürgesi olan Güney Afrika’nın Bloemfontein şehrinde dünyaya geldi. Aile olarak Birmingham’lı olan Tolkien, ülkesine geri döndüğünde Yüzüklerin Efendisi’ne ilk adımını atar. Nasıl mı? Birmingham kentinde bugün Perrot’s Folly (Perrot’sun Deliliği) diye anılan 29 metrelik bir kule var. Tolkien çocukluğunda bu kulenin heybetinden çok etkilendiği söylenir. Evet, Yüzüklerin Efendisi eserini hayal etmeye, bu heybetli kuleden başlamış üstad. Orthanc, Helm’s Deep, Minas Tirith, Minas Morgul, Sauron’un gözü…

I. Dünya Savaşı’na katılmış, en yakın iki arkadaşını kaybetmiş ve bir bombanın yakınında patlaması sonucunda İngiltere’ye dönmek zorunda kalmıştır. Yine taşlar oturuyor değil mi? Böyle savaş sahnelerini hayal edip kağıda dökebilmek için, yaşamış olmak gerekiyor sanırım. Buna rağmen ilk önce Hobbit’i yazmıştır. Hatta koskoca Tolkien nasıl böyle bir masal kitabı yazar diye tepki görmüştür. Ancak kitap sevilmiş ve ardından Yüzüklerin Efendisi gelmiştir.

resized_e5478-e23f3829yuzuklerinefendisiyuzukkardesligi12

Yüzüklerin Efendisi, Tolkien’in yarattığı dünyanın sadece bir bölümüdür. Dünya bizim dünyamızdan farklı, dağlar, okyanuslar, nehirler, ülkeler, ırklar, tanrılar, güçler, dengeler farklı. Silmarillion kitabında her şeyi anlatan Tolkien’in efsanesi yine de Yüzüklerin Efendisi olmuştur. Tolkien kitabında kadere inanmayışını Gandalf ile verir, sana verilen zamanda en iyisini yapmanı öğütler. Ancak olay örgüsünde her şey o kadar birbiriyle bağlıdır ki büyük resimde bir kader görebilirsin, insanların seçimleriyle oluşan. Dini veya dini öğeleri barındırmayıp, ahlaki davranışların sonuçlarını bize anlatır.

Felsefik yönü o kadar güçlüdür ki bir filmden fazlası, bir kitaptan fazlası diyebilirsiniz. Tek yüzük… Bu tek yüzüğü Tolkien bir metafor olarak kullanmıştır; Bir makine. Bir gücün herkesi kötü birine çevirebilmesini konu alır aslında Yüzüklerin Efendisi. Niye kartalla atmıyorlar yea gibi düşünceler yerine, Boromir o kadar zorluyor bu yüzük neden iyi amaçlar için kullanılamıyor diye sormuyorsunuz? Çünkü sadece Sauron kull… Zaten olay burada, filmin ilk sahnesinde, dokuz Nazgul’de, Galadriel’in sınavında… Tolkien’in Tanrı’sı Eru bile yanlışlar yapabiliyor, dünyaya müdahalesinde kötü sonuçlar doğuruyor. İnsanlar ne yapsın? Tolkien’in bir isyanı var. Ama bu isyanın alegori olmadığını, alegori kullanmaktan hoşlanmadığını söyleyerek belirtiyor. Yani Orclar Türk değil, savaş II. Dünya Savaşı değil, Uruk’lar Pers değil, Sauron Hitler değil… “Bir hikayede ne kadar hayat varsa o kadar alegori yorumlarına açıktır. ” diyerek de bizi düşüncelere yolluyor ama bunlara takılmayın, sübliminal mesaj yok, valla yok, tek göz illuminati değil olsa ben söylerdim size.

20644930
J.R.R. Tolkien

“Üç Yüzük göğün altında yaşayan Elf krallarına,
Yedisi taştan saraylarındaki Cüce hükümdarlara,
Dokuzu ölümlü insanlara, ölecekler ne yazık;
Bir Yüzük gölgeler içindeki Mordor Diyarı’nda,
Kara tahtında oturan Karanlıklar Efendisi’ne.
Hepsine hükmedecek bir yüzük,Hepsini o bulacak,
Hepsini bir araya getirip, karanlıkta birbirine bağlayacak
Gölgeler içindeki Mordor Diyarı’nda.”

Size düşünecek bir şeyler vereyim. Tolkien makinelerin güçleneceğini, dünyayı ele geçireceğini ve hizmetkarlarının ayrıcalıklı hale geleceğini söylemiştir. Uçakları, Mordor Aletleri olarak tanımlar. Savaş gören biri için gayet olağan, milenyum görmüş bizler için de gayet mantıklı bir durum.

Makineleşmenin açıkça ortaya koyduğu bir trajedi ve umutsuzluk var. Zihinde ikinci bir dünya oluşturmaya çalışan sanattan farklı olarak, tutkuyu gerçekleştirmeyi deniyor ve böylece bu Dünya’da bir güç yaratmaya çalışıyor; ve bu, gerçekten tam bir tatminle yapılamaz. İşgücünden tasarruf ettiren makineleşme sadece daha kötü ve sonsuz iş yaratıyor. Yaratılmışın bu temel eksikliğine ek olarak, bir de araçlarımızı sadece tutkular yüzünden kaybeden değil aynı zamanda daha yeni ve daha feci bir kötülük haline sokan Düşüş’ü ekliyor. Ve bu şekilde kaçınılmaz bir biçimde Daedalus ve Ikarus’tan Büyük Bombacı’ya (Giant Bomber – 2. Dünya Savaşı esnasında kullanılan büyük bombardıman uçakları) ulaşıyoruz. Bu ilim ya da hikmette bir ilerleme değil! (The Letters of J.R.R. Tolkien – Letter 96)

tumblr_mqx5lqu4sa1rkdf96o3_500

 

Tolkien’in çalışmalarının etkisi öyle büyük oldu ki “Tolkienian” ve “Tolkienesque” sözcükleri Oxford İngilizce Sözlüğü’ne girdi. Yaşasaydı da filmi izleseydi diye hep düşünmüşümdür. Eleştirmesini, Aragorn’u izlemesini, Howard Shore’u dinlemesini dilerdim.

Tüm zamanların en çok satılan romanları arasında birinci İki Şehrin Hikayesi’nin ardından Yüzüklerin Efendisi gelir. 150 milyonun üzerinde satmıştır. Hobbit de 3. sırayı alır. İkişer bölümden altı kitaba bölünmüş haldedir. Tek cilt olarak da basılmıştır. Defalarca yeniden basıldı ve birçok dile çevrildi. Bu konuda özel bir teşekkür Çiğdem Erkal İpek’e olmalıdır. Anlaşılır olması için kendi dilinde bile çevrilen bu kitabı Çiğdem Erkal İpek öyle güzel tercüme etmiştir ki hayran kalmamak mümkün değil. Edebi derinliği bir yana birçok yabancı kelimeyi muazzam çevirmiştir. Örnek vermeliyim elbette. Rivendell, Ayrıkvadi – Mount Doom, Hüküm Dağı – Bag End, Çıkın Çıkmazı – Brandywine, Brendibadesi – Mirkwood, Kuyut Orman – Oliphant, Fül…Kuyut Orman’ı keşfetmesi bir haftasını almıştır. Kitabı iki yılda çevirmiştir. Kendisine kelimelerin efendisi diyebiliriz.

UNUTULMAZ REPLİKLERİ

“Hiçbir şey hatırlamıyorum Sam! Ne suyun sesini, ne rüzgarın hissini… Ben… Çırılçıplağım! “(Frodo)

Sam: Biliyorum. Bunların hepsi yanlış. Burada olmamalıydık. Ama buradayız. Büyük hikayelerdeki gibi Bay Frodo, gerçekten önemli olanlardaki gibi. Karanlık ve zorlu yollarla doluydu onlar. Başka nasıl mutlu olunabilirdi ki? Bu kadar kötü şey olmuşken, dünya nasıl eskisi gibi olabilirdi? Ama bu geçici. Yeni bir gün gelecek. Ve güneş parladığında her şeyi temizleyecek. Ben artık anlıyorum Bay Frodo. O hikayelerdeki kişilerin, geri dönmek için bir sürü şansları olurdu, ama dönmediler. Daima devam ettiler. Çünkü tutundukları bir şey vardı.
Frodo: Biz neye tutunuyoruz sam?
Sam: Bu dünyada kalmış olan küçücük bir iyiliğe. Ve o, uğrunda savaşmaya değer!

“İçinizden en az yarısını arzuladığımın yarısı kadar bile tanımıyorum. Yarınızdan azını da hak ettiğinizin ancak yarısı kadar sevebiliyorum”. (Bilbo)

“Gondorlular! Rohanlılar! Kardeşlerim! Gözlerinizin içinde kalbimde yeşermesine izin vermediğim korkuyu görüyorum. Gün gelir insanlar cesaretlerini yitirebilir, dostlarına sırt çevirebilir ve tüm kardeşlik bağlarını koparabilir. Ama o gün bugun değil! Düşmanın zaferi ve harap olmuş siperler bekler insan çagının çöküşünü. Ama o gün bugun değil. Bugün savaşacağız! Bu dünyadaki tüm sevdikleriniz adına size kalmanızı emrediyorum; Batının halkı!” (Aragorn)

15350594_10155070159709123_2347209645200750218_n

”Tek başıma uzun çağlar boyunca yaşamaktansa, seninle tek bir hayat yaşamayı istiyorum. Ölümlü hayatı seçiyorum Aragorn.” (Arwen)

“En küçük kişi bile, geleceğin akışını değiştirebilir.” (Galadriel)
Elrond: “A im ú-‘erin veleth lîn?”(Senin de sevgine sahip değil miyim?)
Arwen: “Gerich meleth nîn, ada.”(Sevgime sahipsin, baba.) 
“Yaşayanların çoğu ölümü hak eder. Ölenlerin bazıları da yaşamı. Sen onlara yaşam verebilir misin Frodo? Ölüm hakkında hüküm vermek için acele etme. En bilge olanlar bile sonu göremez.” (Gandalf)
Frodo: Yüzük keşke bana hiç gelmeseydi. Keşke bunlar hiç olmasaydı.
Gandalf: Böyle şeyler yaşayan herkes öyle der ama, karar onlara kalmamıştır. Yapmamız gereken, bize verilen zamanda ne yapacağımıza karar vermek.
 tumblr_nk10g3LdNz1rp0vkjo1_500
Gandalf: You! Shall not! Pass! (Burdan asla geçemezsin!) 
Theoden: Ben kimim Gamling?
Gamling: Siz bizim Kralımızsınız efendim.
Theoden: Peki Kralınıza güveniyor musunuz?
Gamling: adamlarınız efendim! Sonu ne olursa olsun sizi izleyecekler.
Theoden: Peki atla binicisi nerede? Üflenen o boru nerede? Dağlardan yağmur gibi geçtiler. Çayırlardan rüzgar gibi. Batıda güzel günler yok oluyor artık. Tepelerin ardından, gölgeye. Nasıl bu hale geldik!
Denethor: Efendisinin emrini yerine getirebilecek bir komutan yok mu?
Faramir: Yer değiştirmemizi dilerdiniz, benim ölmemi, Boromir’in yaşamasını.
Denethor: Evet, bunu dilerdim.
Faramir: Eğer dönebilirsem, hakkımda daha iyi düşün baba.
Denethor: Elbette bu nasıl döneceğine bağlı.
giphy (5)
Theoden: İleri! Karanlıktan korkmayın! Dik durun! Dik durun Theoden’in süvarileri! Mızraklar sallansın, kalkanlar parçalansın! Savaş günü, kızıl bir gün! Güneş doğmadan önce! Sürün atları! Sürün! Düşmanını kökünü kazımak için, dünyanın sonu için! Ölüm!! İleri Eorlingas!
“Sevgi sadakatle, cesaret itibarla, ihanet intikamla ödüllendirilir.” (Denethor)
“Aragorn : Peki siz neyden korkarsınız hanımım? 
Eowyn : Kafesten. Ta ki yaşlılıktan ve alışkanlıktan parmaklıklar ardını kabullenip, büyük işler başarma isteği hatırdan ve gönülden silininceye kadar parmaklıklar arkasında kalmaktan.”
giphy (2)
“Size ağlamayın demeyeceğim çünkü her gözyaşı şerden akmaz.” (Gandalf)
“Hiçbir ana baba, evlatlarını gömmemeli.” (Theoden) Ağlamayanın kalbi kurusun..
“Her zaman bir umut vardır.” (Aragorn)
“Son mu? Hayır bu yolculuğun sonu değil. Ölüm, sadece başka bir yoldur; hepimizin aşması gereken.” (Gandalf)
Yazayım mı daha fazla? Birçoğunuz buraya kadar okumadı bile. Okuyanlara bir nasihatim var. Bu filmi bir sinema şaheseri olarak izleyebilirsiniz. Emin olun çok daha fazlası. Benim hayatıma yön verdi. Nasıl mı? Dostlarıma Sam olmaya çalıştım. Arwen gibi sevdim. Theoden ile aile duygumu pekiştirdim. Dünyada hala iyiliğin olduğuna tutundum. Karşılık beklemeden insanların yardımına koştum. Bunlar belki de bilinen şeyler. Ama birileri söylemedikçe yitip gidecek şeyler. Boromir öldükten sonra Aragorn onu hatırlamak ve onurlandırmak için bilekliğini diğer iki filmde takar. Bunu farkettim. Bazı şeyler yitip gitmemeli. Günümüzde boş televizyon programları, sosyal medya fenomenleri, ilgi çeken ancak içi boş filmler at koştururken böyle filmler hep yeşil kalacak. Sizlere dokunabilmek için farkedilmeyi, hatırlanmayı bekleyecekler.

6 YORUMLAR

  1. On numara yazmışsın ellerine sağlık. Her yıl bir kere baştan sona izlerim filmleri. Replikleri okurken tüylerim diken diken oldu. Sonda yazdığın Boromir’in bilekliği müthiş bir detay. Artık bunun yüzde biri kadar özen vermiyorlar filmlere.

  2. Moria madenlere girmeye korkuyorsun değil mi Gandalf.
    Cüceler büyük bir tamahkarlıkla kazdılar derinleri
    Kazaddumda neyi uyandırdıklarını biliyorsun…
    Gölge ile Alevi.

    Söyle DOST. Ne zamana dan beri bilge Saruman velilik yerine deliliği seçti?

CEVAP VER