Bayanlar ve baylar, hepiniz “Arrow” incelememe, hoşgeldiniz. 2012 senesinde hayatımıza büyük beklentiyle giren Arrow, Legacy bölümüyle beşinci senesine adımını attı. Bu şu demek; Star City’de beş sene ölü bilinen Oliver Queen son senesine giriyor. Flashback senaryosu mantıken bu sene bitecek. Laurel Lance’in ölümünün etkilerini de yaşayarak o rezil 4. sezon’dan 5. sezona geçtiler. Şimdi “SPOILER” alarmıyla incelememize devam edelim.

Arrow ekibi olsun, Stephen Amell olsun dövüş sahnelerinin değişeceği haberini önceden vermişti. Bu açıklama doğrusunda gördüğümüz dövüş sahneleri enfesti. Tek ve hareketli çekim yapmaya çalışılmış ki, gerçekten zor bir iş. Bunu da seyirciyi etkileyerek başardıklarını söyleyebilirim. Düşmanının karşısında enteresan taklalar atan, koluna suratına etkisiz vuruşlar yapan Green Arrow artık yok! Laurel’in kaybından sonra artık “can almama” prensibini de ortadan kaldırıyor. Artık bu kararını anlık ve doğru vermeye çalışacak. Arrow, bir ekip kuracağını söylüyor, hatta fragmanda bunu görüyoruz ama ilk bölüm bize istemsiz olarak Arrow’un yalnız takılmasının daha artistik olacağını gösteriyor. En azından bana.

stephenamellarro-season-5

Mafya’ya hızlı bir giriş yapan Tobias Church, çizgi romanda bulunmuyor. Tobias Whale’in özellikleriyle bir karakter oluşturmuş olabilecekleri benim aklıma geliyor. Çünkü liderlik özelliğiyle bu bölümde önümüze çıktı.  Ve karaktere Walking Dead’den çok sevdiğimiz Tyreese yani Chad L. Coleman hayat veriyor. Tarzı ve zekası kesinlikle Damien Darkh’tan çok çok daha iyi. Flashbackte Anatoly’i göreceğimizi geçen sezondan tahmin ediyorduk. Ama “Bratva” olmak ne demek bu sene göreceğiz. Oliver odaklı gitmesi gerçekten çok güzel olmuş.

Çizgi romanda çok önemsenen bir konu da “special arrow”lardır. Bu bölümde bir iki tane görüyoruz. Bilgisayara bağlayan, etkili bir patlayıcı ve paraşüt özellikli okları bu bölümde bizi etkilemeyi başarıyor. Özellikle helikopterin peşinden korkusuzca gitmesi ile helikopterden düşerken ki çekimler, bir diziye nazaran aşırı iyiydi.

Thea ve Diggle’ı da unutmuyoruz. Onlara da düzgün bir şekilde veda ediyoruz. Elbette ilerde ince zamanlamalarla geleceklerdir. Ama şimdilik yepyeni bir ekip kuruluyor. Bu bölümde Wild Dog’un namı çok geçiyor. Curtis dahil 4 yeni kişi ekibe katılıyor. Ne kadar ısınacağız bilinmez. Ama bunlardan daha büyük dertlerimiz olacak. O da bölüm sonunda gördüğümüz kötü karakter. Ufak bir araştırmayla “Prometeus” karakteri olabileceğini öğrendim. Arrow’dan bir iki gömlek üstün bir karakter. Çünkü Batman dahil çoğu karakterin dövüş stillerini -Gora filmindeki kaset yüklemesi gibi olmasa da- hemen öğrenebiliyor. Çoğu kurgusunda çizgi romandan çıktığı için bu konuda da ne kadar bağlı kalacağını bilemiyorum.

arrow-s5-4-600x400

Geleyim eksi yönüne. Kurtlar Vadisi bile ilk bölüm çekimlerinde Suriye, Irak, Filistin gibi senaryo ile bağlı yerlere gidiyor. 10 tane Rus’u bir depoya doldurup, alta Rusya yazarak orası ne yazık ki Rusya olmuyor. Bir çadır kurup, bir iki mermi cephanesini üst üste koyup, askeri mühimmat ve Diggle ile de Askeri üs olduğuna inanılmıyor. Basın toplantılarına en 100 kişi gelmeliydi. Birlikte olma çağrısı verilirken, sokakta halk ile düşman çarpışırken, şehirde insan kalmamış tabi. Quentin yine düşüp kalkıyor. En sevdiğim karakter olmasına rağmen birazcık bıktım. Kalp varsa öl git bu nasıl inanç.

4eycqr3ehdq6zhsk6xvhav5nwn5ntnjqvpuydkrs01i

Uzun lafın kısası bu bölüm bizi Arrow’u izlemeye yöneltebilir. Ciddi anlamda başarılı ve umut vericiydi. Sadece incelemesini yapmak istediğim için izleyecektim ama artık merakla takip edeceğim gibi görünüyor. Hepinize iyi seyirler.

tobias_church

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER