Bu inceleme Agents of Shield 4. Sezon 19. Bölüm hakkında SPOILER içermektedir.

Framework’un içerisinde ajanlarımızın hayat memat mücaledesi devam ediyor. Patriot’ı Ajan May yüzünden geçen hafta kaybetmiştik. May’in Bahreyn de olanlardan ötürü kaç sezondur kendine gelemeyişini hatırlarsak Patriot’ı hem Framework hem de gerçek hayatta öldürmesiyle iyiden buhran yaşayacaktır. May demişken konuya onunla giriş yapalım.

Daisy’nin Inhuman güçlerini aktif hale getirmek için Terrigen’i kullanmıştı. Sonrasında ise HYDRA binasından kurtulabilmek adına çatışmaya girdiler ama SHIELD bölümlerine hiç yakışmayacak sekanslar izledik. Adamlar makineli tüfeklerle koca 2 kadını vurmak yerine kapılara sıktılar tüm kurşunları. Arrowvari sahneler beni çok üzüyor ama SHIELD bizlere o kadar çok güzel bölüm izletti ki bunları normal karşılayabilirim. Binadan kaçarken ikilinin karşısına Madame Hydra / AIDA çıktı ama Daisy gram beklemeden onu binanın camından aşağıya uçurdu. Ayna Projesinin hızlandırılmasını sağlayan Ajan Daisy’e saygılarımı sunuyorum.

Son bölümler oldukça nostaljik geçtiğini incelemelerim içerisinde dillendirmiştim. Bu nostaljik hava aynı şekilde devam ediyor. Mesela Daisy’nin Trip’in yaşadığını öğrendiğinde yaşadığı mutluluk, yine Daisy’nin Ward ile diyalogları ile Coulson’ın öne çıkmasına verdiği gurur tepkisi hem nostaljik hem oldukça içtendi. May’i tekrar iyilerin arasında görmek güzel ancak oyunculuğu dövüş sekansları dışında yine sınıfta kalmaya devam etti. Şu kadına sadece dövüş sahnesi verin o gerisini hallediyor zaten. Nostalji demişken bir başka eski karakterlerden biri olan Bakshi’yi gördük. HYDRA ajanı olmak yerine onun propagandasını yapan bir muhabir olarak bana kendi ülkemizin medyasını ve basınını birebir hatırlattı. İyi ile kötüyü ayırabilmek adına medyanın ne kadar önemli olduğunuda bu sayede yine anlamış olduk. Hey.. YOKSA ÜLKE OLARAK BİZ DE BİR TASLAKTA MIYIZ?!

Ayna Projesi hızlandırıldı demiştim. AIDA sakatlanıp yataklara düşünce HYDRA’nın yeni lideri Fitz oldu. Red Skull ile başlayan sürecin Fitz ile devam etmesi aslında HYDRA’nın ciddiyetini sorgulatıyor. Ancak alternatif bir evren sonuçta. Neyse AIDA’nın Ayna Projesi ile amacını anlıyoruz ki kendisi Pinokyo ve gerçek bir insan olmak istiyormuş! Böylece iplerinden kurtulacak ve istediğini uygulayabilecek, Fitz’e gerçek anlamda kavuşabilecekti. Ekip buna izin vermeyecektir ama AIDA’yı izlemeyi sevmeye başladım. İnsan olup insansı özelliklere kavuşunca tüm bu düşüncelerinden arınabilir ve SHIELD ajanı olabilir.. mi? Meh, sanmıyorum ama fena senaryo olmazdı he?

Bu bölümün bence asıl yıldızları Coulson ve Ward oldu. Coulson’un HYDRA medya binasını ele geçirip televizyon karşısına çıktığında yaptığı konuşmaya hangimizin tüyleri diken diken olmadı? Adamın ruhunda var SHIELD ve liderlik. Gerçek dünyaya dönmeden 1 ve 0’lardan oluşan bir dünyayı kurtarmayı istemek ancak Coulson’un yapabileceği bir adımdı. Medya önüne çıkıp HYDRA’nın yalanlarını anlattı ve halk maşallah 1 saniye sonra toplanmaya başlamıştı. SHIELD neydi? SHIELD emekti.. Ward ise gerçek dünya ile tam tersi bir halde izliyoruz. HYDRA için SHIELD ajanlığı yaparken burada SHIELD için HYDRA ajanlığı yapıyordu. Ve en önemli fark, onu kurtaran kişinin John Garrett değil Victoria Hand oluşu olması.

Önemli noktalar:

  • Coulson, Ward ile konuşurken bahsettiği ve onun yanına gelip SHIELD’a katılmasını isteyen kişi elbette Nick Fury idi. 
  • Grant Ward’u hapishaneden kurtarıp ona yeni bir hayat sunan kişi geçtiğimiz sezonlarda izlediğimiz Victoria Hand idi.
Victoria_Hand
Victoria Hand

Haftaya görüşmek üzere!

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER