2016 yılını kapattık. Film konusunda, şahsi kanaatimce fazla bereketli bir sene olmadı. Bunun temel nedenlerinden birisi de süper kahraman filmleri dahil blockbusterların bekleneni verememesiydi. Ancak 2017 yılı biraz daha aydınlık görünüyor. Bu amaçla ben de dört gözle beklediğim veya çoğunluğun beklediği filmleri yazayım dedim.

Başlamadan önce belirtmem gerekir ki buradaki subjektif sıralama, sadece yazarın görüşü olup diğer yazarların ve sitenin ortak görüşü değildir.

Çizgi Roman uyarlamaları bu sıralamada olmayacaktır. İyi de olsa kötü de olsa hepsini 4 gözle beklemiyor muyuz zaten?

5. Trainspotting 2

21 yıldan sonra Renton ve ekibiyle kaldığımız yerden devam ediyoruz. Irvine Welsh’in 2002 yılında yazdığı Porno adlı kitabın devamı olan filmde yönetmenlik ve yazar koltuğunda ilk filmde de olan John Hodge ve Danny Boyle var. Bunun yanında eski ekip Ewan McGregor, Johny Lee Miller, Robert Carlyle ve Ewan Bremmer de toplanmış durumda.

İlk filmin zamanından 20 yıl sonrasında geçen T2’de Renton İskoçya’ya dönmüş ve eski alışlıklarının ve dostlarının aynı kalıp kalmadığını öğrenmek istemektedir. Genelde böyle uzun aralarla çekilen devam filmleri biraz daha nakit sarmak olarak görülse de film ekibi bunun bu şekilde düşünülmemesi gerektiğini bulundukları her yerde üstüne basa basa söylüyor. Bu da beni 2017’in dört gözle beklediğim 5. filmi olarak bu listeye almamı sağlıyor.

4. Alien: Covenant

Ridley Scott’un 1979’da başlattığı hanedanın en yeni üyesi bu sene beyaz perdede bizlerle buluşacak. İlk film Alien ile Prometheus’un arasını doldurması öngörülen filmin yönetmen koltuğunda da Ridley Scott oturacak. Bunun yanında, Michael Fassbender, Noomi Rapace, James Franco gibi oyuncuların da kadroda olması filmi izlemek için bir başka sebep daha yaratıyor. Her şeyi geçtim sırf ilk filmi tekrar seyrettirmeyi sağlaması adına bile gidilebilecek bir film Alien: Covenant.

3. Happy End

Haneke’ye kişisel bir zaafım var, o yüzden onu da bu listeye almak zorunda kaldım. 2012’de yönettiği Amour’dan sonra sesi soluğu çıkmayan Haneke’nin yeni filminin tam bir gösterim tarihi olmasa bile 2017 yılında çıkması bekleniyor.

Avrupa’da yaşanan mülteci krizinin Fransa’daki Calais şehrinde yaşayan bir aileyeye etkisini konu alacak filmde Isabelle Huppert, Jean-Louis Trintignant ve Mathieu Kassavotiz oynuyor. Hupper ve Trintignant ile yeniden çalışması bile tek başına bu filmi heyecanlı kılıyor. Bunun yanında, mülteci krizinin Haneke bakış açısı ile görmemiz de heyecanlanmamız için bir sebep.

2. Dunkirk

Nolan ve savaş filmi, heyecanlanmak için başka bir sebep var mı? En son Interstellar’ı 3 sene önce yayınlayan yönetmen, bu sene karşımıza bir savaş filmi ile geliyor.

Tom Hardy, Kenneth Branagh, Cillian Murphy (by order of Peaky Blinders) ve Mark Rylance’ın başrolde olduğu filmde Fransa’da bulunan Dunkirk kentinin 2. Dünya Savaşı’ndaki tahliyesini konu alıyor.

1. Blade Runner 2049

Her ne kadar Dunkirk ile Blade Runner arasında kalsam da fragmanı izleyince birinci kim olduğu çoktan karar verilmişti bile. Evet, Blade Runner geri dönüyor. Hatırlandığı üzere ilk film Philip K. Dick’in  “Androidler Elektrik Koyun Düşler Mi?” adlı muhteşem romanını ele alıyordu.

Bu sefer ellerinde bir kaynak materyal yok ama ilk filmin senaristi Hampton Fancher’i emeklilik günlerinden geri çağırıp senaryonun başına oturtulması film için daha çok heyacanlanmamızı sağlıyor. Bunun yanında, 2016 yılında “Arrival” ile gönlümüze taht kuran ve bilimkurgunun çok farklı alanlarında başarılı iş çıkarabileceğini görülen Denis Villeneuve’ın yönetmen koltuğunda oturması şimdiden Ekim ayını dört gözle beklemek için bir sebep oluşturuyor. Ayrıca Harrison Ford (Decker)’un da kadroda olması eski filmdeki tartışmaların da cevaplanması ihtimalini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.

Sizler hangi filmleri bekliyorsunuz? Yorumlarda yazın tartışalım!

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER